Öğrenme güçlüğü olan ortaokul öğrencilerinin sosyal problem çözme becerileri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Özel Eğitim Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEYDA NUR BURGAN
Danışman: SAFİYE SUNAY YILDIRIM DOĞRU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmanın amacı; ortaokul 5., 6., 7. ve 8. sınıf kademesine devam eden öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sosyal problem çözme becerileri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim gören ve öğrenme güçlüğü olan 70 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilere demografik bilgi formu, sosyal problem çözme düzeylerini ölçmek için "Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" (Serin, Serin ve Saygılı, 2010) ve duygusal zeka düzeylerini belirlemek için geçerlik güvenirlik çalışmaları Köksal (2007) tarafından yapılan "Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği: Çocuk ve Ergen Formu" uygulanmıştır. Öğrenme güçlüğü olan ortaokul öğrencilerinin sosyal problem çözme ve duygusal zeka düzeylerinin demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis-h teknikleri, sosyal problem çözme ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere Pearson Momentler Çarpımı korelasyon tekniği kullanılarak SPSS paket programı üzerinde verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda öğrenme güçlüğü olan ortaokul öğrencilerinin sosyal problem çözme düzeylerinin cinsiyet, yaş ve sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği, duygusal zeka düzeylerinin ise cinsiyete, yaş ve sınıf düzeyine, kardeş sayısına, ebeveynlerin eğitim düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğrenme güçlüğü olan ortaokul öğrencilerinin sosyal problem çözme becerileri ve duygusal zeka düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür.