2013-2023 yılları arasında dokuz eylül üniversitesi hastanesine başvuran elektrik çarpması olgularının adli tıbbi yönden değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET BUDAK

Danışman: İsmail Özgür Can

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Elektrik çarpması, elektrik akımının insan vücudundan geçmesi sonucu kişinin yaralanması veya ölümü olarak tanımlanır. Ölümle sonuçlanmayan elektrik çarpması olgularında meydana gelen zarar, cezai ve hukuki yönlerden değerlendirmeye esas olacak şekilde ortaya koyulmalıdır. TCK'da Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından Değerlendirilmesi kılavuzunda; elektrik çarpmalarıyla ilgili bölümde yaralanmaların ağırlık düzeyini belirlemek için bulunan kriterler sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmamızla; elektrik çarpması olgularında elektrik akımının cinsi (alternatif Akım, doğru Akım), temas süresi, akımın vücutta izlediği yol, elektrik giriş çıkış bölgeleri, ortam koşulları ve dokuların direnci (nemli, kuru), meydana gelen lezyonların büyüklüğü, yanık olup olmadığı gibi etkenler ile hastanede yatış süreleri, yoğun bakım yatışı ve laboratuvar bulgularının değerlendirilerek, TCK'nda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından Değerlendirilmesi Rehberi'nin ilgili bölümüne katkı sağlamak, bu olguların medikolegal değerlendirmesinde yeni kriterler oluşturmak hedeflenmektedir. 01.01.2013 – 01.01.2023 tarihleri arasındaki 10 yıllık süreçte elektrik çarpması nedeniyle Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisine başvuran ve dahil edilme kriterlerini karşılayan olgular (n:124) retrospektif olarak incelendi. Olguların yaş, cinsiyet, orjin, elektrik akımının cinsi ve voltajı, temas süresi, akımın vücutta izlediği yol, elektrik giriş çıkış bölgeleri, ortam koşulları ve dokuların direnci, yanık olup olmadığı, klinik seyirleri, hastaneye yatış süreleri, EKG ve laboratuvar bulguları kaydedildi. Değişkenlerin birbiri ile ilişkisini değerlendirmede kategorik veriler için Pearson Ki-kare ve Fisher-Freeman-Halton Exact Testi kullanıldı. Çalışmamıza dahil ettiğimiz toplam 124 hastanın 78'i (%62,9) erkek, 46'sı (%37,1) kadın hastalardı. Erkeklerin yaş ortalaması 21±16,8 (Min-Maks: 1-76), kadınların yaş ortalaması 20,54±20,2 (Min-maks: 1-76), olguların genel yaş ortalaması 20,84±18 (Min-Maks:1-91), median yaş ise 17 olarak hesaplandı. Olguların tamamı kaza orjinli olup bunların 100'ü (%80,65) ev kazası, 24'ü (%19,35) iş kazası idi. Giriş lezyonlarının %30,6'sı sağ üst ekstremite, %22,6'sı sol üst ekstremite olmak üzere toplamda %53,2'sinin üst ekstremitede meydana geldiği görüldü. Elektrik yaralanmalarının, sadece meydana getirdikleri yanığa göre, baş veya gövdeyi çaprazlayan akımların %10'unun hafif olmayan derecede, %20'sinin (n:4) yaşamsal tehlikeye neden olacak derecede yanığa neden olduğunu, sadece giriş veya çapraz yapmayan akımlar ile giriş veya çıkış bulgusu olmayan diğer gruplardaki olguların hiçbirinde hafif olmayan veya yaşamsal tehlikeye neden olan yanık olmadığı, yüksek voltajlı elektrik akımlarının %28,6'sının (n:2) hafif olmayan derecede, %28,6'sının (n:2) yaşamsal tehlikeye neden olacak derecede yanığa neden olduğu görülürken düşük voltajlı elektrik akımlarının hiçbirinin hafif olmayan derecede yanığa neden olmadığı, yalnızca %1,7'sinin (n:2) yaşamsal tehlikeye neden olan yanığa neden olduğu görüldü. Baş veya gövdeyi çaprazlayan akımların %15'inde, sadece giriş lezyonu bulunan veya çapraz yapmayan akımların %11,6'sınde, herhangi bir giriş/çıkış lezyonu bulunmayanların ise %1,6'sında patolojik EKG bulgusu olduğu saptandı. Baş veya gövdeyi çaprazlayan akımlar ile diğer gruplar arasında CK, CK-MB, myoglobin-spot idrar myoglobini yüksekliği veya herhangi bir laboratuvar bulgusunda pozitiflik olması açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu, AST yüksekliği için ise baş-gövde çaprazı yapan akımlar ile giriş veya çıkış lezyonu olmayan akımlar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, bazı gruplar arasında anlamlı farklılık olmasa da laboratuvar bulgularının pozitifliği yüzdesi açısından ''baş-gövde çaprazı yapan akımlar> sadece giriş veya çapraz yapmayan akımlar> giriş/çıkış lezyonu olmayan akımlar'' şeklinde belirgin farklılıkların olduğu bir sıralama olduğu görüldü. Yüksek voltajlı yaralanmaların %100'ünde (n:7) en az bir laboratuvar değerinin normalden yüksek olduğu, düşük voltajlı yaralanmalarda ise bu oranın %30,8 (n:36) olduğu, düşük voltajlı yaralanmaların %10,3'ünün (n:12), yüksek voltajlı yaralanmaların %100'ünün (n:7) 24 saatten uzun süre hastanede kaldığı saptandı. Baş veya gövdeyi çaprazlayan akımların 24 saatten fazla hastanede kalma oranı (%55), sadece giriş lezyonu bulunan veya çapraz yapmayan akımlardan (%14) ve herhangi bir giriş/çıkış lezyonu bulunmayanlardan (%3,3) anlamlı derecede yüksekti. Laboratuvar parametrelerinde yükseklik (CK, CK-MB, myoglobin-spot idrar myoglobini, AST), EKG bulgusu, yanık ağırlık derecesi ve 24 saatten uzun süre hastanede kalma yüzdeleri bakımından ''baş-gövde çaprazı yapan akımlar> sadece giriş veya çapraz yapmayan akımlar> giriş/çıkış lezyonu olmayan akımlar'' şeklinde bir sıralama olduğu görüldü. Yine yüksek voltajlı akımların bu parametreler bakımından düşük voltajlı akımlara göre yükseklik gösterdiğini gözlemledik. Bu bulgular ve literatür kapsamında ele aldığımızda sadece giriş-çıkış lezyonlarına göre; - Baş-gövde çaprazı yapan akımların yaşamsal tehlikeye neden olması gerektiği, - Sadece giriş lezyonu olması veya vücudu çaprazlamayan akım olması durumunda hafif olmadığı yönünde değerlendirme yapılabileceği, yüksek voltaja maruz kaldığının bilinmesi halinde yaşamsal tehlikeye neden olduğu yönünde değerlendirme yapılabileceği, - Giriş-çıkış lezyonu tanımlanmayan olguların hafif nitelikte olduğu yönünde değerlendirme yapılabileceği, Bunun dışında ılımlı laboratuvar yükseklikleri dışında kalan ve kas yıkımını gösteren laboratuvar parametrelerinde yükseklik olması durumunda da yaralanmanın hafif olmadığı yönünde karar verilebilir. Tabi ki tüm bu önerilerimizin olgunlaşması için daha büyük olgu gruplarıyla çalışma yapılması gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Elektrik çarpması, Adli tıp, Acil Servis