Major depresif bozukluk tanısı olan ergenlerde intihar davranışının dürtüsellik ve yürütücü işlevler ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE ONAT

Danışman: AYNUR AKAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada major depresif bozukluk tanısı olup intihar girişiminde bulunmuş olan ergen hastaların intihar girişimi olmayan ergen hastalar ve sağlıklı kontrollerle karşılaştırılarak intihar davranışının dürtüsellik, intihar olasılığı, depresyon şiddeti ve yürütücü işlevler ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Bu çalışmaya, çalışmanın başlamasından önceki son bir yıl içerisinde ve çalışma süresince intihar girişimi nedeniyle Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (DEÜTF ÇERSAH) Polikliniğine başvuran ve depresif bozukluk tanısı konmuş olan 14 yaşından gün alan ve 18 yaşını tamamlayana kadarki 32 ergen hasta, Aralık 2015-Haziran 2016 tarihleri arasında DEÜTF ÇERSAH Polikliniğine başvuran ve depresif bozukluk tanısı konmuş olan aynı yaş aralığındaki 30 ergen hasta ve bunlarla yaş, cinsiyet, sosyoekonomik düzey açısından eşleştirilmiş 30 sağlıklı gönüllü ergen alınmıştır. Çalışmaya katılanlara Sosyodemografik Veri Formu, K-SADS-PL (Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli), Wechsler Çocuklar için Zekâ Ölçeği (WISC-R) testi ya da Wechsler Yetişkinler için Zeka Ölçeği (WAIS), Çocuklar İçin Depresyon Değerlendirme Ölçeği-Gözden Geçirilmiş Formu (CDRS-R), Wisconsin Kart Eşleme Testi (WKET) ve Stroop Testi-TBAG Formu uygulanmıştır ve Sosyodemografik Veri Formu, Beck Depresyon Ölçeği, Barratt İçtepisellik Ölçeği (BIS-10), İntihar Olasılığı Ölçeği, İntihar Davranışı Ölçeği verilmiştir. Çalışmanın verileri SPSS 15.0 paket programında değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde kategorik olmayan gruplarda ki kare testi, kategorik değişkenler için t testi, one way anova ve post hoc analizi uygulanmıştır. p=0.05'ten küçük p değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Sosyodemografik özellikler açısından, okul başarısının depresif hasta grubunda sağlıklı kontrol grubundan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük olduğu (p<0,001), intihar edenlerin kardeş sayısının daha fazla olduğu (p=0,021), depresif hastaların babalarının eğitim düzeyinin daha düşük olduğu (p=0,002), depresif hastaların ailesinde daha yüksek oranda ruhsal hastalık bulunduğu(p=0,024), depresif hastaların daha çok intihar planı yaptıkları (p<0,001) saptandı. Diğer sosyodemografik özellikler açısından gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmadı. BDÖ ve CDRS-R ölçekleri ile saptanan depresyon şiddetinde intihar girişiminde bulunan ve bulunmayan depresif hastalar arasında anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,317, p=1,000). İntihar olasılığı açısından intihar girişiminde bulunan ve bulunmayan depresif hasta grubunda anlamlı farklılık bulunmadı. Barratt Dürtüsellik Ölçeği'ne göre saptanan dürtüsellik düzeyi açısından depresif hasta grubunun kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha dürtüsel olduğu saptandı (p=0,007 ve p<0,001). Ancak intihar girişiminde bulunan ve bulunmayan gruplar arasında dürtüsellik açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı (p=1,000). İntihar girişiminde bulanan depresif hastaların bulunmayanlara göre Stroop testini daha uzun sürede bitirdikleri bulundu. Stroop testi 1. ve 4. bölüm süre puanı açısından intihar girişiminde bulunan grup ile sağlıklı kontrol grubu arasında anlamlı farklılık saptandı (p=0,040, p=0.011). 3. bölümde depresif bozukluk grubundaki hastalar diğer gruplara göre anlamlı düzeyde daha kötü performans sergiledi. WKET puanları açısından olgu ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark saptanmadı. Depresif olgu grubunun zeka düzeyinin sağlıklı kontrol grubundan daha düşük olduğu saptandı. Sonuç: İntihar girişimi olan depresif ergenlerin intihar girişimi olmayan depresif ergenlere benzer düzeyde dürtüsel oldukları; intihar girişimi olanların girişimi olmayan depresif hastalara kıyasla Stroop testini daha uzun sürede bitirdikleri, test zorlaştıkça depresif hastaların kontrol grubundakilere oranla daha çok düzeltme yaptıkları; WKET puanları açısından gruplar arasında anlamlı farklılık olmadığı; depresif grubun zeka düzeyinin sağlıklı kontrolden daha düşük olduğu sonucuna varıldı. Daha geniş örneklem grubunda farklı bölgelerde intihar girişiminde bulunan ergenlerde bu çalışmadakilerden başka nöropsikolojik testlerin de uygulandığı yürütücü işlevler ve dürtüsellik üzerine daha fazla çalışma yapılması gerektiği düşünülmüştür. ,Anahtar Kelimeler: İntihar, yürütücü işlevler, nöropsikolojik değerlendirme, ergen, major depresif bozukluk