Sıçanlarda n- LDL enjeksiyonu sonrasında oluşan endoteliyal disfonksiyon sonucu korpus cavernosum penis ve torakal aortadaki histopatolojik değişiklikler


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE ÖZLEM DURMUŞ

Danışman: HÜSNÜ ALPER BAĞRIYANIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ Artan kanıtlar endotelyal disfonksiyon aterosklerozun erken dönem bulgusu olduğu yönündedir. LDL endoteliyal disfonksiyona neden olan önemli faktörlerden birisidir. Endotel hücre fonksiyon bozukluğuna bağlı gelişen erektil disfonksiyonun kardiyovasküler hastalıkların erken dönem bulgusu olduğu bilinmektedir. Çalışmada amaçlanan yüksek doz LDL' ye bağlı olarak aort ve korpus kavernozumun endotel ve düz kas hücrelerinde zamana bağlı gelişen değişiklikleri histopatolojik olarak ve organ düzeyinde etkilerini değerlendirerek incelemektir. YÖNTEM Gruplara 4mg/kg iv n LDL ve sham grupları içinde serum fizyolojik uygulandıktan sonra 24.saat, 72.saat ve 2.haftada torakal aorta ve kavernöz dokudaki histopatolojik değişiklikler incelendi. KK dokuları alınarak izole organ banyosunda kümülatif dozlarda asetilkolin (ACh) ile endotel bağımlı yanıtları değerlendirildi. BULGULAR Çeşitli histokimyasal yöntemlerle hazırlanarak değerlendirilen histopatolojik bulgular gerek aort gerekse kavernöz sinüs endotel hücrelerinin ışık mikroskobik olarak herhangibir histopatolojik bulgu sergilemedi. İmmünohistokimyasal olarak ise nLDL uygulamasından sonra 72 saat ve 2 haftalık gruplarda e-nos tutulumu aortta ve vasavasorum endotel hücrelerinde, kavernöz sinüs endotel hücrelerinde ortadan kuvvetliye giderek artan sitoplazmik tutulum gösterdi. Organ banyosu çalışmalarında asetilkoline bağlı gevşeme yanıtları sham gruplarında değişmezken n LDL enjeksiyonu yapılan gruplarda azalma gösterdi. N LDL enjeksiyon yapılan gruplar karşılaştırıldığında 2. hafta grubunda asetilkoline bağlı gevşeme yanıtlarında 24. saate göre anlamlı derecede azalma görüldü. 6 SONUÇ Sonuç olarak, sıçanlarda oluşturduğumuz hiperlipidemi modelinde torakal aort ve kavernöz doku değişiklikleri korelasyon göstermektedir. nLDL zaman bağlı olarak aort elastik membranlarında dejenerasyona, kavernöz sinüs düz kaslarında hipertrofiye ve trabeküler bağ dokusu dejenerasyonlarına neden olmaktadır. Her iki dokuda da eNOS'un inaktivasyonuna neden olmaktadır. Ancak nLDL' nin uzun dönemde oluşturabileceği endoteliyal hasar ve diğer bulgularımız ultrastrüktürel olarak incelenmelidir. ANAHTAR SÖZCÜKLER n LDL, endotelyal disfonksiyon, torakal aorta, korpus kavernozum, sıçan