Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bisitopeni


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ECE TÜSÜZ ÖNATA

Danışman: HALE ÖREN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Yenidoğan anemisi, nötropenisi ve trombositopenisi yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde özellikle preterm ve düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlarda sık görülen hematolojik problemlerdir. Yenidoğanlar en çok transfüze edilen hasta gruplarından biridir. Literatürde yenidoğan anemisi, trombositopenisi ve nötropenisini ayrı ayrı değerlendiren çalışmalar mevcut olup henüz yenidoğan bisitopenisi ve pansitopenisi ile ilgili bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamızda yenidoğan servis ve yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastalarda pansitopeni/ bisitopeni tablosunu ortaya çıkaran nedenler ve risk faktörlerinin belirlenerek önlenebilir nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla pansitopeni/ bisitopeni sıklığının azaltılması, sitopenik yenidoğanlarda tedavi ve klinik izlem sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: 01/01/2015- 31/12/2018 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi yenidoğan 1. , 2. ve 3. düzey yoğun bakım ünitelerinde yatan 2672 hasta yaşamının ilk 1 ayında bisitopeni/ pansitopeni geliştirmesi açısından retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik özellikleri, laboratuvar bulguları ve klinik özellikleri kaydedildi. Bulgular: 2672 yenidoğanda bisitopeni prevalansı %3,4; pansitopeni prevalansı %0,4 olarak bulundu. Antenatal ve natal risk faktörlerinden preterm doğum, asfiktik doğum ve düşük doğum ağırlığının bisitopeni ve pansitopeni için risk faktörü olduğu; sezeryan doğum ve gestasyonel hipertansiyonun bisitopeni için risk faktörü olduğu saptandı. Cinsiyet, anne yaşı, erken membran rüptürü, gestasyonel diyabet ve annede romatolojik hastalık risk faktörü olarak bulunmadı. Bisitopeni ve pansitopeninin en sık saptanan nedeni sepsisti. Bisitopeninin ortanca ilk saptanma günü 6. gün, nadir günü 6. gün ve düzelme günü bisitopeninin başlangıcından sonraki 3. gün pansitopeninin ortanca başlangıç günü 5. gün, nadir günü 6. gün ve düzelme günü pansitopeninin başlangıcından sonraki 7. gün olarak bulundu. Hastaların %4,9'unda ilk 1 ay içinde bisitopeni/pansitopeninin tekrarladığı görüldü. Bisitopenik hastalarda ortalama transfüzyon sayısının (eritrosit süspansiyonu ve aferez trombosit) 2,16; pansitopenik hastalarda 5,64 olduğu saptandı. Transfüzyon sayısı ile düzelme günü arasında anlamlı ilişki bulundu ancak transfüzyon sayısının tekrarlama ile ilişkili olmadığı saptandı. Mekanik ventilasyon ihtiyacı olan hastalarda kanama bulgusunun ve eritrosit süspansiyonu ihtiyacının daha fazla olduğu görüldü. Bisitopenik ve pansitopenik hastaların %4,8'inde ciddi anemi; %32'sinde ciddi trombositopeni vardı. Hastalarda ciddi anemi ve ciddi trombositopeninin bulunması ve mekanik ventilasyon ihtiyacının olması iyileşme süresinin uzamasına neden olan kötü prognostik faktörler olarak saptandı. Bisitopenik hastaların %15,2'si pansitopenik hastaların %27,3'ü kaybedilmişti. Bu yenidoğalarda en sık ex olma nedeni sepsisti. Sonuç: Bisitopeni/ pansitopeninin yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yatan, özellikle preterm ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde sık görüldüğü ve mortalitenin oldukça yüksek olduğu saptandı. Risk faktörleri arasında preterm, düşük doğum ağırlıklı, asfiktik olma ve gestasyonel hipertansiyonun yer aldığı görüldü. Ciddi anemi ve ciddi trombositopenisi gelişen mekanik ventilayon ihtiyacının eşlik ettiği olgularda iyileşme süresinin daha uzun olduğu saptandı. Bisitopeni/ pansitopenide en sık saptanan nedeninin ve en sık mortalite nedeninin sepsis olduğu görülerek sepsisin gelişmesini önleyici tedbirlerin alınması, erken tanısı ve etkin tedavisi ile hem insidansın hem de mortalitenin azaltılabileceği düşünüldü. Anahtar kelimeler: Yenidoğan, pansitopeni, bisitopeni, prognoz