Obsesif-kompulsif bozukluğa yönelik tepkilerin sosyo-bilişsel damgalama modeli kapsamında incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLŞAH DURNA

Danışman: ORÇUN YORULMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, toplumun Obsesif-Kompulsif Bozukluğun (OKB) cinsellik, şiddet, din, kontrol ve bulaşma alt türlerine yönelik damgalayıcı tutum ve davranışlarının Sosyo-Bilişsel Damgalama Modeli çerçevesinde ve Şizofrenik Bozuklukla karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya İzmir'de yaşayan 621 yetişkin katılmıştır. Katılımcıların, bu çalışma kapsamında geliştirilen kişisel bilgi formu ve Ruhsal Bozukluklara Atfedilen Nedenler Ölçeği'ni (RBANÖ) doldurmaları ve seçkisiz olarak verilen 6 vinyetten birini okuduktan sonra vinyette tanımlanan kişiyi düşünerek sosyal mesafe ve ruhsal rahatsızlığa ilişkin olumsuz inançlar ile ilgili ölçekleri doldurmaları istenmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda RBANÖ'nün 4'lü faktör yapısına sahip olduğu belirlenmiştir: olumsuz kişilik özellikleri, aile ortamı, olağan yaşam olayları ve biyolojik nedenler. Vinyetlere yönelik sosyal mesafeyi ve olumsuz inançları değerlendiren ölçeklerin toplamı için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), inanç ölçeği ve RBANÖ alt boyutlarında tekrarlı ölçümler için varyans analizi uygulanmıştır. Sonuçta, ölçeğin psikometrik özelliklerine dair yapılan analizler RBANÖ'nün genel olarak geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Ayrıca şiddet, cinsellik ve şizofreniye yönelik sosyal mesafenin farklılaşmadığı, ancak din, bulaşma ve kontrol vinyetlerine kıyasla katılımcıların daha fazla sosyal mesafe koyma gereği duyduğu bulunmuştur. Bulaşma vinyetinin din ve kontrolden farklılaşmadığı ve din vinyetine yönelik sosyal mesafenin kontrol vinyetinden daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Maddeler incelendiğinde kişisel yakınlık içeren durumlarda (evlilik, saçını kestirme vb.) daha fazla sosyal mesafe ihtiyacının olduğu görülmüştür. Şizofrenik bozukluğa yönelik olumsuz inançların ise kontrol ve bulaşmadan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Özetle araştırma bulguları, OKB'nin cinsellik ve şiddet içerikli türlerinin önemli düzeyde sosyal mesafeyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, bu yönde yapılacak eğitim ve bilgilendirme içerikli müdahalelerin faydalı olacağı kanısına varılmıştır.