Clay mineralogy and geochemistry of fossil and active hydrothermal alteration in the Hisaralan (Sindirgi-Balikesir) geothermal field


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: CUMHUR KOCABAŞ

Danışman: MÜMTAZ ÇOLAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hisaralan jeotermal sahası aktif fay zonları olan Simav Grabeni ve İzmir Balıkesir Transfer Zonunun (IBTZ) kesişim yerindedir. Çalışma sahasında dasitik ve riyolitik volkanik kayalar bulunmaktadır. Güncel ve aktif hidrotermal alterasyonun tanımlanması amacıyla kil mineralojisi çalışılmıştır. HS-2 sondaj ve yüzey örneklerinin kil mineralojisi XRD, SEM ve optik mikroskop yöntemleriyle tanımlanmıştır. Saf illit ve R3 karışık tabakalı illit-smektit derin kesimlerde baskınken R2 karışık tabakalı illit-smektit ve dioktahedral smektit yüzeye yakın kesimlerde baskın kil mineralleridir. Güncel hidrotermal sistem dioktahedral simektit çökeltmektedir. Hesaplanan element aktivite değerleri termal suların 100 santigrad derecenin altındaki sıcaklıklarda simektit ile dengede olduğunu göstermektedir. Örneklerin yüzeyinde ve çatlaklarında bulunan halloysit minerali geç evrede çökelmeyi işaret etmektedir. Simektit ve halloysit içeren örneklerin oksijen ve hidrojen izotop oranları bu minerallerin sırasıyla jeotermal ve meteorik kökenli sulardan çökeldiğini göstermektedir. Diğer taraftan dikit ve kaolinit farklı iki fosil hidrotermal sistemde belirlenmiştir. Kaolinit düşük sülfidsyon epitermal kuvars damarları ile ilişkili oluşmuştur. Alterasyon damar yakınından uzağa doğru kaolinit→illit ve/veya karışık tabakalı illit-smektit→olarak gelişmektedir. Dikit porfiri dayklarıyla ilişkili yüksek sülfidasyon sisteminde oluşmuştur. Karışık tabakalı illit-smektit ve klorit-smektit (korensit),dikit oluşumunu izlemişlerdir. Killerin ve eriyiklerin oksijen ve hidrojen izotop oranları kaolinit ve dikiti oluşturan iki sistemin sıcaklıklarının yakın olduğunu göstermektedir. Bu nedenle sıcaklık kaolin polimorfunu oluşturan kontrol faktörü değildir.