Belirsizlik algısı ve anksiyete ilişkisinde temel psikolojik ihtiyaçların rolünün değer yönelimleri bağlamında incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYBİKE ÇAVDAR
Danışman: İnci Boyacıoğlu Bal
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada algılanan belirsizliğin anksiyete üzerindeki etkisi temel değer yönelimleri ve psikolojik ihtiyaçlar kapsamında incelenmiştir. Daha özelde algılanan belirsizliğin temel psikolojik ihtiyaçların tatminini engelleyeceği ve bu durumun anksiyete düzeyini arttırıcı bir etki göstereceği öne sürülmüştür. Anksiyete düzeyini azaltabileceği veya artırabileceği varsayımıyla bu ilişkilerde bireysel değer yönelimlerinin düzenleyici rolü incelenmiştir. Araştırmanın amaçları doğrultusunda iki çalışma gerçekleştirilmiştir. İlk çalışmada algılanan belirsizlik için bir ölçüm aracı geliştirilmesi hedeflenmiş ve sonuç olarak iki boyutlu Algılanan Belirsizlik Ölçeği elde edilmiştir. İkinci çalışmada algılanan belirsizlik, psikolojik ihtiyaçlar, anksiyete ve değer yönelimlerini farklı kültürlerde incelemek amacıyla Türkiye'de (N = 421) ve Fransa'da (N = 390) eğitimine devam eden üniversite öğrencilerinden veri toplanmıştır. Engellenmiş psikolojik ihtiyaçların belirsizlik algısı ve anksiyete arasındaki ilişkide aracılık rolü kültürlerarası karşılaştırmalı bir bakış açısıyla incelenmiştir. Koşullu dolaylı etki analizlerinde ise değer yönelimlerinin engellenmiş psikolojik ihtiyaçların aracılığında algılanan belirsizlik ve anksiyete arasındaki ilişkilerde düzenleyicilik rolü üstlenerek koruyucu olup olmadığı değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar tatmin edilemeyen psikolojik ihtiyaçların algılanan belirsizlik ve anksiyete arasındaki aracılık etkisini doğrulamıştır. Aracılık analizlerinde beklentilerle uyumlu şekilde engellenmiş özerklik ihtiyacının aracılığı Türkiye örnekleminde daha güçlü sonuçlar üretmiştir. Ancak yapılan koşullu dolaylı etki incelemelerinde önerilen modellerin anlamlı sonuçlar üretmediği ve değer yönelimlerinin koruyuculuk üstlenmediği görülmüştür. Alanyazında anksiyete düzeyini azaltacağı öne sürülen değerlerin, aksine anksiyete düzeyini belirsizlik bağlamında artırabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları ilgili alanyazın ışığında tartışılmıştır.