Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BESTE BALBAL
Danışman: Sefa Kızıldağ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Nörodejeneratif hastalıklar, nöronal ölüm ile karakterizedir ve ilerlemiş yaş riskine bağlı hastalık grubunda bulunmaktadır. Yıllar içerisinde nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak nörodejeneratif hastalıklardan etkilenen kişi sayısı artmakta olup tedavi edilmesinde güçlükler yaşanmaktadır. Nörodejeneratif hastalık olarak tanımlanan Alzheimer hastalığı (AH); dünyada yaklaşık 45 milyonu etkileyen demansın ve ölümün birincil sebebidir. AH, hücre dışı amiloid beta (Aβ) fibrillerinin beyin parankim ve damar duvarlarında toplanması sonucunda nöronlarda fosforile edilmiş Tau proteininin anormal birikmesiyle ilişkilidir. Beyinde apoptoz, intrinsik ve ekstrinsik yolak üzerinden tetiklenebilmekte olup birçok gen ailesinin aktivasyonu veya inhibisyonuyla ilişkilidir. AH'li kişilerin beyinlerindeki birikimlere benzer şekilde sentetik Aβ25-35, in vitro ortamda agregatların oluşmasına-toksik etki göstermesine neden olmaktadır. Timol, renksiz kristal monoterpen fenoldür. Kekik türleri içerisindeki sekonder metabolitlerden birisidir. Yüzyıllardır geleneksel tıpta kullanılmıştır ve antioksidan, anti-inflamatuar, antibakteriyel, antitümör, serbest radikal süpürücü gibi farmakolojik özelliklere sahiptir. Lipofilik yapıya sahip olması sebebiyle kan beyin bariyerini geçip beyin dokusunda biriktiğinden iyon kanallarının ve nöronların işlevini olumlu yönde etkilemektedir. Bu çalışmada Aβ25-35 ile oluşturulan AH modelinde Timol'ün potansiyel nörokoruyucu etkisinin kolinerik nöron karakteri kazandırılmış U-87 hücresinde (D-U-87 hücresi) araştırılması amaçlandı. Çalışma kapsamında U-87 hücresine Sodyum Bütirat (SB) ile kolinerjik nöron karakteri kazandırıldığının doğrulanması amacıyla kolinerjik nöron biyobelirteci olan ChAT' ın protein düzeyindeki ifade değişimi Western blot deneyi ile belirlendi. Protein seviyesinde, 2mM SB uygulaması, kontrol grubuna kıyasla ChAT oranında anlamlı kat değişimi göstererek kolinerjik nöron karakteri kazandırıldığı gözlemlendi (p <0,0001). Kolinerik nöron karakteri kazandırılmış U-87 hücresinde (D-U-87 hücresi) oluşturulan AH modelinde intrinsik apoptoz yolağında görevli genlerdeki mRNA ve protein seviyesindeki ifade değişimleri incelendi. Bcl-2, Bax ve Cyt-c' nin mRNA seviyesindeki ifade değişimleri RT-qPCR deneyi ile belirlendi. mRNA seviyesinde 1µM Aβ25-35 uygulaması, kontrol grubuna kıyasla anti-apoptotik Bcl-2/Bax oranında anlamlı kat değişimi göstererek apoptozu tetiklediği gözlemlendi (p<0,0001). mRNA seviyesinde 1µM Aβ25-35 + 200µM Timol uygulaması, 1µM Aβ25-35 grubuna kıyasla anti-apoptotik Bcl-2/Bax oranında anlamlı kat değişimi göstererek apoptozdan koruduğu gözlemlendi (p value 0,0014). mRNA seviyesinde 1µM Aβ25-35 uygulaması, kontrol grubuna kıyasla apoptotik Cyt-c ekspresyonunda anlamlı kat değişimi göstererek apoptozu tetiklediği gözlemlendi (p<0,0001). Bax ve Cyt-c' nin protein düzeyindeki ifade değişimleri Western blot deneyi ile belirlendi. Protein seviyesinde 1µM Aβ25-35 + 200µM Timol uygulaması, kontrol grubuna kıyasla pro-apoptotik Bax ekspresyonunda anlamlı kat değişimi göstererek Timol'ün anti-apoptotik etkisi belirlendi (p value 0,0004). Protein seviyesinde 1µM Aβ25-35 + 200µM Timol uygulaması, 1µM Aβ25-35 grubuna kıyasla pro-apoptotik Bax ekspresyonunda anlamlı kat değişimi göstererek Timol'ün anti-apoptotik etkisi belirlendi (p value 0,0070). Protein seviyesinde 200µM Timol uygulaması, kontrol grubuna kıyasla apoptotik Cyt-c ekspresyonunda anlamlı kat değişimi göstererek D-U-87 hücresini apoptozdan koruduğu saptandı (p <0,0001). Yapılan çalışmalar sonrasında D-U-87 hücresinde Aβ25-35' in intrinsik apoptoz yolağı üzerinden hücre canlılığını azalttığını gösterdik. Aβ25-35' in doza bağlı olarak hücre canlılığını azalttığını ve devamında Timol uygulanmasıyla hücre canlılığında artış sağlayarak apoptozdan koruduğunu saptadık.