Beat düşüncesini anlamak: William Burroughs ve yeni romantizm


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Amerikan Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: ÇAĞLA ÜNAL

Danışman: YEŞİM BAŞARIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Jack Kerouac, Allen Ginsberg ve William Burroughs'un önde gelen isimler olduğu Beat'ler 1950 ve 1960'ların Amerika'sının karşıt kültürünü yansıtır. Beat'ler, Amerikan transcendentalist düşünce geleneğinin, özellikle Ralph Waldo Emerson'ın ve aynı zamanda Yeni Romantik akımın en önemli temsilcilerinden olan Walt Whitman'ın takipçileridir. Onlar gibi Beat'ler de, gerçeği arama yolunda toplumun koyduğu sınırlamalara karşı koyarak bireyselleşmeye ve salt kendine inanmaya değer verirler. Özellikle Jack Kerouac bireyselleşme ve salt kendine inanma ilkelerini benimsemesi açısından Emerson'la benzerlikler taşırken, Allen Ginsberg ve William Burroughs demokratik düşünceyi ve bireysel farklılıkları kucaklaması prensipleri açısından zamanının Walt Whitman'ı olan yazarlarıdır. Bunun yanı sıra Ginsberg, Whitman gibi bedensel zevkleri ön plana çıkarır ve bunu şiirlerindeki tasvirlere yansıtır. Ancak aynı zamanda Ginsberg ve Burroughs Amerika'nın savaş sonrası değerlerini yitirdiğini toplumu için ağıt yakar ve toplumun bütün kurumlarını reddeder. Özellikle Burroughs, bedensel zevklerin bireyin ve toplumun çöküşüne işaret ettiği romanları Çıplak Şölen ve Junky'de bu tavrını bilmeyerek yansıtır. Her ne kadar zamanının Whitman'ı rolünü almış olsa da, Burroughs'un bu romanlarındaki bireyin ve toplumun çöküşüne işaret ettiği tasvirleri, Whitman'ın şiirlerindeki bedensel zevkleri kucaklayan ve ilerlemekte olan birey ve toplum tasvirleriyle çelişmektedir. Anahtar Kelimeler: William Burroughs, Walt Whitman, bedensel zevkler, kötüleşen toplum ve birey