Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERKAN YENER
Danışman: ABDURRAHMAN ÇÖMLEKÇİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1. ÖZET Tip 2 diyabetes mellitus son yıllarda epidemik bir sorun haline gelmiştir. Tip 2 diyabetes mellitus seyrinde mikrovasküler veya makrovasküler komplikasyonların klinik bulgularının henüz saptanmadığı erken dönemde de renal etkilenme ve endotel disfonksiyonunun kanıtları mevcuttur. Tip 2 diyabetes mellitus tedavisinde insülin duyarlılığım arttıran ilaçlar olan metformin ve roziglitazonun endotelyal aktivasyonu azalttığı, tiazolidinedionlar'ın glomerülopatiyi önlediği ve mikroalbuminüriyi azalttığı bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı metformin ve roziglitazonun endotelyal disfonksiyon ve glomerülopatinin önemli göstergeleri olan plazma ET-1 ve serum TGF-P düzeylerine olan etkilerinin araştırılmasıdır. Literatürde benzer bir çalışma bulunmamaktadır. Toplam 42 normotansif ve normoalbuminürik tip 2 diyabetik hasta roziglitazon veya metformin tedavisine randomize edildi ve tedavi öncesi ve tedavinin 3. ayındaki antropometrik ölçümleri, glisemi göstergeleri ve lipid parametreleri ve plazma ET-1 ile serum TGF-P düzeyleri değerlendirildi. Üç aylık tedavi ile roziglitazonun plazma ET-1 ve serum TGF-P düzeylerinde bazal değerler ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı olmayan azalma sağladığı gösterildi. Hastaların bazal plazma ET-1 düzeyleri ile serum TGF-P düzeyleri korele idi. Tüm hasta grubunda üçüncü ayın sonunda mikroalbuminürisi gelişen hastaların bazal ortalama TGF-P düzeyi üçüncü ay sonunda üriner albumin atılımı normal olan gruba göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Bu sonuçlar roziglitazon ve metforminin ET-1 ve TGF-P düzeylerini belirgin biçimde etkilemediklerini göstermiştir. Tedavi süresinin uzatılmasıyla etkiler hakkında daha kesin yargılara varılabilir. Endotelin-1'in plazmada çok düşük konsantrasyonda var olması ve metabolizmasının çok dinamik olması değerlendirme konusunda zorluklar oluşturmaktadır. Üçüncü ay sonunda mikroalbuminürisi gelişen hastaların bazal TGF-P düzeylerinin diğer hastalardan anlamlı olarak yüksek saptanması TGF-P aktivasyonunun başta Smad'lar olmak üzere intrasellüler proteinleri uyararak renal hasarlanmayı başlattığım gösterir. Bu durum TGF-P-Smad sistemi uyarıldıktan sonra renal hasarlanmanın TGF-P düzeylerinden bağımsız olarak sürdüğünü düşündürmektedir.