Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2006
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ ÖZTÜRK
Danışman: ÖZGÜR ASLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:IX. ÖZET ATRİYAL FİBRİLASYONLU OLGULARDA PLAZMA BRAİN NATRİÜRETİK PEPTİD DÜZEYLERİNE KALP HIZI VE SOL VENTRİKÜL DİYASTOLİK FONKSİYONLARININ ETKİSİ Amaç ve Gerekçe: Atriyal fibrilasyon erişkin nüfusta tedavi gerektiren kalp ritim bozukluklarından en sık karşılaşılanıdır. Atriyal fibrilasyonlu olgularda nöro-endokrin görüntü ile ilgili çalışmalar son dönemde giderek artmaktadır. Mevcut çalışmalarda AF'li olgularda Brain Natriüretik Peptid (BNP) düzeyleri ile ilgili çelişkili veriler bulunmaktadır. Ancak genel görüş BNP düzeylerinin arttığı yönündedir. AF'li olgularda BNP düzeylerindeki artışı açıklayacak görüşler olsa da, bu görüşlere temel oluşturacak çalışma bulunmamaktadır. Ayrıca AF'li olgularda sinüs ritminin sağlanması ile BNP düzeylerinde gerileme olmaktadır. AF tekrarı izlenen olgularda bazal BNP düzeylerinin yüksek olduğuna ilişkin veriler bulunmaktadır. Çalışmamızda AF'li olgularda BNP düzeylerini saptamayı ve BNP düzeyleri ile kalp hızı ve sol ventrikül diyastolik fonksiyonları arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçladık. Ayrıca bazal BNP düzeylerinin erken dönem AF tekrarını öngörmede kullanılabilir olup olmadığım incelemeyi amaçladık. Metod: Ejeksiyon fraksiyonu normal, ciddi kalp kapak hastalığı olmayan, kalp yetersizliği belirti ve bulguları göstermeyen, yapısal kalp hastalığı olmayan ve ciddi kronik hastalığı olmayan 31 persistan AF'li hasta (19 kadın 12 erkek) çalışmaya alındı. Hastaların tamamına transözefajiyal ekokardiyografi sonrası elektriksel kardiyoversiyon uygulandı. Elektriksel kardiyoversiyon (EKV) öncesinda hastalara yarım saatlik yatak istirahatı uygulandı ve 12 derivasyonlu EKG leri çekildi. EKV öncesinde (bazal) ve sonrasındaki 30. dakikada BNP düzeyleri ölçüldü. 1. ayda hastalar kontrole çağrıldı ve EKG çekildi. Ayrıca sol ventrikül diyastolik fonksiyonlarını belirlemek için transtorasik ekokardiyografi yapıldı. Bulgular: Hastaların bazal BNP düzeyleri 51 pg/ml ile 874 pg/ml arasında değişmekte idi. Ortalama BNP değeri 241 pg/ml olarak yüksek saptandı. Hastaların bazal EF değeri ortalama %61,13, ortalama sol atriyum çaplan 4.41 cm idi. Hastaların kalp hızları 68/dk ile 142/dk arasında değişmekte idi. 31 hastanın ortalama kalp hızı 104/dk idi. Hastaların yaklaşık %50 sinin kalp hızı 101-120/dk arasında idi. Yapılan korelasyon analizinde hastaların yaran saat dinlenme sonrasındaki bazal kalp hızlan ile kardiyoversiyon öncesi bazal BNP değerleri 50arasında pozitif korelasyon saptandı. Yine hastaların bazal BNP düzeyleri ile Pik E/Em arasında pozitif korelasyon saptandı. Çalışmaya dahil edilen 31 hastaya DC-CV uygulandı. Toplam 3 hastada sinüs ritmi sağlanamadı. Kardiyoversiyon işlemi başarılı olan toplam 28 hasta işlemin başarılı olmadığı 3 hasta ile bazal değişkenler yönünden karşılaştırıldığında her iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Bazal BNP değerleri sinüs ritmi sağlanamayan olgularda daha düşük olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Kardiyoversiyon ile sinüs ritmi sağlanan toplam 28 hastanın 4 ünde l.ayda AF tekrarı (erken nüks) izlenir iken, 24 hasta sinüs ritminde izlendi. Erken nüks izlenen grupta bazal BNP düzeyi ortalaması 448,5 pg/ml iken, nüks izlenmeyen grupta 224,28 pg/ml idi, ancak istatistiksel olarak anlamlı değildi (p:0.09). 30. dakika BNP düzeyleri erken nüks izlenen grupta anlamlı şekilde daha yüksek idi (318,5 pg/ml vs 153,42 pg/ml p:0.05). Başarılı kardiyoversiyon ile BNP düzeyi anlamlı şekilde düşer iken 1 ay boyunca sinüs ritminde izlenme ile yine anlamlı olarak BNP düzeyi düşmeye devam etti (224,28 pg/ml, 153,42 pg/ml, 100,39 pg/ml). Kardiyoversiyonu başarılı olmayan grupta BNP düzeylerinde anlamlı değişiklik olmadı (107,3pg/ml, 98,26pg/ml, 116,33). 1. ayda sinüs ritminde olan hastalara yapılan ekokardiyografiye göre hastalar 2 gruba ayrıldı. 1. grupta diyastolik disfonksiyonu olmayan ve bozulmuş relaksasyon özelliği gösterenler, 2. gruba psödonormal özellik gösterenler ve restriktif özellik gösteren hastalar alındı. 2. grupta bazal BNP, 30. dakika BNP ve 1. ay BNP değerleri (sırasıyla 279,92, 194,021, 137,91) anlamlı şekilde 1. gruptan(sırasıyla 146,6, 96,6, 47,86) yüksek saptandı ( p değeri sırası ile 0.022, 0.022, 0.002). Sonuç: 1. AF'li olgularda BNP düzeyleri yüksek saptandı. 2. BNP düzeyleri başlangıç istirahat kalp hızlan ile korele saptandı. 3. BNP düzeyleri sinüs ritmi sırasında orta ve ciddi diyastolik disfonksiyonu olanlarda yüksek saptandı. 4. BNP düzeyleri sinüs ritmi sağlanması ile düştü ve sinüs ritminde kalanlarda düşmeye devam etti. 5. Başlangıç BNP düzeyleri erken nüks gösterenlerde dah yüksek olsa da, muhtemelen erken nüks gösteren hasta sayısının azlığı sebebi ile istatistiksel olarak anlamlı değildi. 6. 30. dakika BNP düzeyleri erken nüks gösteren olgularda anlamlı şekilde daha yüksek idi. Anahtar Kelimeler: Atriyal fibrilasyon, BNP, kalp hızı. 51