Kronik obstrüktif akciğer hastalığında toraks bilgisayarlı tomografi histogram analizinin klinik değerlendirmeye katkısı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELİN ERCAN
Danışman: AYLİN ÖZGEN ALPAYDIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kronik hastalıklar arasında tüm dünyada önde gelen sebeplerden biridir. Günümüzde KOAH tanısı, spirometrede sabit obstrüksiyonun saptanmasıyla konulmaktadır ancak spirometre, hastalığın erken evrelerde tanınmasında yetersizdir. Toraks bilgisayarlı tomografi (BT) kantitatif yöntemleri, erken aşamalarda hava yolu obstrüksiyonunu saptamak için etkili bir yöntem olabilir; ancak, hala bu konuda yeterli kanıt bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu çalışma, pre-KOAH ve KOAH gruplarının dansitometrik toraks BT histogram analiz bulgularının klinikle beraber değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Ön tanı olarak KOAH kodlanmış 40-80 yaş olgulardan toraks BT'si ve spirometre verilerine ulaşılanlar çalışmaya dahil edildi. Risk faktörü ve/veya semptomları olup spirometrelerinde FEV₁/FVC (1.saniyedeki zorlu ekspiratuar volümün zorlu vital kapasiteye oranı) %70'in altında olanlar KOAH, risk faktörü ve/veya semptomları olduğu halde spirometrede FEV₁/FVC değeri %70'in üzerinde olanlar pre-KOAH olarak ayrıldı. Toraks BT'lerinde kantitatif dansitometrik analiz yapıldı. Literatürde tanımlanmış radyolojik olarak amfizem tanımı kullanıldı. Buna ek olarak hava hapsi tanımı için ekspiryum BT gerektiği için retrospektif çalışmamızda elimizde olan inspiryum BT'lerde hava hapsi kavramına alternatif olabilecek transizyonel hava zonu tanımlandı. Bulgular (akciğer hacmi, minimum ve ortalama atenüasyonlar, transizyonel hava zonu yüzdesi, amfizem yüzdesi) klinik veriler (sigara öyküsü, nefes darlığı, alevlenme sayısı) fonksionel (FEV₁ (1.saniyedeki zorlu ekspiratuar volüm), %FEV₁, FVC (zorlu vital kapasite), %FVC, FEV₁/FVC) ile birlikte karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 106 KOAH, 57 pre-KOAH olmak üzere 163 olgu dahil edilmiştir. Total akciğer analizinde KOAH grubunda pre-KOAH'a göre hem transizyonel hava zonu yüzdesinde (sırasıyla 51,4 ± 15,6 ve 43,9 ± 23,3, p= 0,032) hem de amfizem yüzdesi (sırasıyla 3,87 (0,94-11,48) ve 0,28 (0,11-1,11), p<0,001) KOAH grubunda anlamlı olarak yüksek saptandı. KOAH grubunda total akciğer ortalama atenüasyonu (-830,0 [(-855,6) - (- 803,3) HU), pre-KOAH'tan (-808,2 [(-830,0) - (-768,5) HU) anlamlı olarak düşük saptandı (p<0,001). KOAH grubunda total akciğer amfizem yüzdesi dispne şiddeti ile korele iken (r=0,194, p=0,046) pre-KOAH'ta dispne ile korele histogram parametreleri total akciğer transizyonel hava zonu yüzdesi (r= -0,366, p=0,005), akciğer hacmi (r= -0,330, p=0,012) ve ortalama atenüasyon (r= 0,280, p=0,035) değerleriydi. viii Dansitometrik analiz verilerinin spirometrik değerler ile korelasyonu incelendiğinde, total akciğer amfizem hacim yüzdesinin tüm spirometrik değişkenlerle anlamlı korelasyonu saptanırken FEV₁/FVC'nin değerlendirmeye alınan tüm radyolojik değişkenlerle anlamlı olarak korele olduğu tespit edildi. Sonuç: Çalışmanın bulguları, pre-KOAH'tan KOAH'a geçişte akciğer yoğunluğunun düşüp amfizematöz hacim ve oluşturulan transizyonel hava zonu yüzdesinin arttığını göstermektedir. Amfizem yüzdesinin KOAH kliniğinde önemli olduğu görülmüşken transizyonel hava zonunun ise pre-KOAH grubunda klinik ile korele olduğu tespit edilmiştir. Böylelikle KOAH ve KOAH düşünülen hastaların klinik değerlendirmesinde BT'nin etkin bir yöntem olabileceği düşünülmüş, ileride yapılacak daha geniş popülasyona sahip prospektif çalışmalarla amfizem ve çalışmamızda tanımlanmış transizyonel hava zonunun miktarı için sınır değerlerinin netleştirmesi ile bu etkinliğin artacağı ön görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, pre-KOAH, akciğer atenüasyonu, histogram analizi, amfizem