Sermaye şirketlerinde tasfiye, birleşme devir işlemlerinin vergi uygulaması açısından değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Maliye Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SAYİME BALABAN
Danışman: MUSTAFA SAKAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Ekonomik hayattaki gelişmeye paralel olarak kişiler bireysel girişimler yerine şahıs unsurunun arka plana itilip sermayenin ön plana çıkmasına ve riskin dağılımına imkan veren şirket şeklinde örgütlenmeyi tercih etmektedirler. Gelişmekte olan ülkelerden biri olan ülkemizde de sermaye birikiminin artması, sermayenin tabana yayılması ve adil gelir dağılımı hedefleri şirketleşmeyi teşvik edicidir. Sermaye şirketleri ile ilgili düzenlemelere hukuk sistemimizde esas olarak Türk Ticaret Kanunu'nda yer verilmiş, vergisel yönden gerekli açıklamalar Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılmıştır. Sermaye şirketleri özellikle 1980 sonrası dönemde sayısal olarak ve sermaye açısından önemli gelişim göstermiştir. Türk Ticaret Kanunu'nda şahıs şirketi ve ticaret şirketi ayırımına yer verilmiştir. Sermaye şirketi kavramı Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yer almakta olup bunlar, anonim şirketler, limited şirketler ve eshamlı (hisseli) komandit şirketlerdir. Ekonomik nedenlerle kurulan şirketler verimliliklerini kaybetmeleri halinde ekonomik ve hukuki varlıklarına son vermektedirler. Sermaye şirketlerinin ekonomik ve hukuki varlığını sona erdirmesi tasfiye yolu ile olmaktadır. Şirketler bazen de hukuki varlıklarına son vermekle birlikte ekonomik hayattan çekilmemektedir. Bu da şirketlerin başka bir şirketle birleşmesi ya da başka bir şirket tarafından devralınması şeklinde olmaktadır. Şirketlerin sona erme yolu olarak 03.07.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4684 sayılı yasa ile bölünme ve hisse değişimi kavramları vergi hukuku literatürüne girmiştir. Şirketlerin sona erme nedenleri ve şekilleri Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilmiş olup konuyla ilgili vergisel düzenlemeler Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yer almıştır. Ayrıca bu konuda Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun.Katma Değer Vergisi Kanunu'nda da özel hükümler bulunmaktadır. Sermaye şirketlerinin sona erme yolu olan tasfiye, birleşme, devir konuları Türk Ticaret Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nda açıklanmasına rağmen bu kanunlarda ekonomik gelişmeye bağlı olarak gereken değişikliklerin yapılmaması, bazı konuların yoruma bağlı olması nedenleriyle uygulamada özellikle vergisel yönden bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Tasfiye işlemlerinin yıllar sürmesi, tasfiye memurlarının hukuki konularda yeterli bilgiye sahip olmaması, tasfiye halinde katma değer vergisi uygulaması, devir halinde katma değer vergisi indirimi gibi konular uygulamada ortaya çıkan sorunların bazılarıdır. Vergi hukuku sistemine yeni giren bölünme ve hisse değişimi konusunda ise sadece Kurumlar Vergisi Kanunu'nda düzenlemelerin yapılmış olması ve buna paralel olarak Türk Ticaret Kanunu.Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabet Kanunu'nda bir düzenlemeye gidilmemişolması bu konuda çıkacak sorunların çözümünde büyük bir eksiklik yaratacaktır. Tasfiye, birleşme ve devir konusunda vergi uygulamaları sırasında ortaya çıkan sorunların çözümünde idarenin genelgeler, özelgeler şeklinde konuya yaklaşımından ve yargı kararlarından yararlanılmaktadır.