Türkiye'de öğretmen istihdamında yaşanan sorunlar


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HURİYE OKTAY

Danışman: SEMİHA ŞAHİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın genel amacı, Türkiye'de öğretmen istihdamında ortaya çıkan sorunları ortaya koymaktır. 2003-2011 yılları arasında Türkiye'deki eğitim fakültelerinde eğitim gören tüm branşlardaki öğretmen adayı sayıları ve bu branşlarda atanan öğretmen sayıları karşılaştırılmaktadır. Bu şekilde istihdam edilebilecek şekilde üniversitelere öğrenci alınıp alınmadığı ve atanan öğretmen adaylarının okullarda öğretmen ihtiyacını ne ölçüde karşıladığı; tüm branşlar için coğrafi açıdan ülke çapında dengeli bir dağılımın olup olmadığı incelenmektedir. Ayrıca istihdam politikalarının eğitim fakültelerinde eğitime nasıl yansıdığı, mevcut öğrencileri nasıl etkilediği ve öğretmen istihdamında nasıl bir politika izlenmesi gerektiği incelenmekte ve öneriler geliştirilmektedir.Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmakta ve veriler nitel araştırma yöntemiyle elde edilmektedir. Doküman incelemesi ve katılımcılarla görüşmeler yapılmakta ve elde edilen veriler içerik çözümlemesine tabi tutulmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi öğretim elemanları ve öğrencilerinden oluşmaktadır. Her katılımcı grubundan 20-25 kişi ile görüşmeler yapılmaktadır. Araştırmada kullanılmak üzere her katılımcı grubu için hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiştir.Araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: üniversiteye alınan öğrenci sayıları ile yapılan atamalar arasında bir tutarlılık yoktur. 2003-2010 yılı verilerine göre en fazla atama yapılan bölgeler Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi, en fazla atanan alanlar Arapça öğretmenliği ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği, en az atanan alanlar ise Almanca ve Fransızca öğretmenliğidir.Öğretim elemanlarının görüşlerine göre; yapılan atamalar öğretmen gereksinimini karşılamamaktadır. Üniversitelere öğrenci sayısı ile yapılan atamalar arasında bir arz talep dengesi yoktur. Eğitim fakültelerindeki öğrenci kontenjanlarının düşürülmesi gerekmektedir. YÖK ve MEB'in öğretmen yetiştirme ve istihdamı konusunda ilişkileri zayıf olup ancak son yıllarda biraz güçlenmiştir. Ücretli öğretmen çalıştırma etik değildir. Yine öğretim elemanları ücretli öğretmenin eğitimi olumsuz etkileyeceğini, fen edebiyat fakültelerine formasyon hakkı verilmemesi gerektiğini ve formasyonun yetersiz olduğunu, öğrencilerin bölüm seçerken çok bilinçli olmadıklarını, KPSS'nin öğretmen yeterliliğini ölçmede yetersiz olduğunu, KPSS'ye alan sınavı ve mülakat eklenmesi gerektiğini, öğretmen istihdamı açısından tek tip kadrolu veya sözleşmeli öğretmenliğin olması gerektiğini, KPSS'nin öğrencileri gerek okul yaşamını gerekse sosyal hayatını olumsuz etkilediğini, öğrencilerinin atanamadıkları takdirde başka mesleklerde çalışmalarını kötü bir durum ama zorunlu kalmışlarsa olabileceğini belirtmişlerdir.Öğrencilerin yarıya yakını bölümlerini istemeden seçtiklerini belirtmiştir. Öğrenciler, üniversitelerin ataması az yapıldığı halde fazla öğrenci almalarını olumsuz bulmuşlar, üniversitelerdeki öğrenci kontenjanlarının azaltılmasını gerektiğini belirtmişlerdir. Bölümlerini seçme nedenlerini ortaöğretimdeki alanlarına uygunluk, kendilerini o branşa yakın hissetmeleri olarak değerlendirmişler; çok az bir öğrenci grubu ise bölüm seçme nedenini aile baskısı olarak değerlendirmiştir. İlk atamaların Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne daha çok yapılmasını bazı öğrenciler bunun haksızlık olduğunu bazıları ise bunu zaten bildiklerini, kabullendiklerini belirtmişlerdir. Ücretli öğretmenliğin eğitim hayatını olumsuz etkilediğini ve etik olmadığını belirtmişlerdir. Tüm öğretmenlerin kadrolu istihdam edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. KPSS'nin okul yaşantılarını ve sosyal yaşantılarını olumsuz etkilediğini belirtmişler ve KPSS'nin yapılması gerektiğini ancak içeriğinin değişmesi gerektiğini, mutlaka alan sınavı konulması gerektiğini, genel kültür ve genel yetenek sorularının azaltılması gerektiğini savunmuşlardır. Tekrar meslek seçme şansı verilse öğrencilerin büyük çoğunluğu yine öğretmenlik mesleğini seçeceklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen yetiştirme ve istihdamı açısından YÖK ile MEB arasında ilişki olmadığını belirtmişlerdir.Öğretim elemanları ve öğrencilere göre; öğretmen yetiştirme ve atama konusunda YÖK ile MEB'in işbirliği içinde olması ve bu konuda uzun vadeli planlar yapılması gerekmektedir. Öğretmen yetiştiren kurumların, öğretmen ihtiyacına uygun sayıda öğretmen adayı yetiştirmesi gerekmektedir. Okullarda rehberlik hizmetlerinin faaliyetlerinin artırılması ve meslek seçiminde öğrencilere daha yönlendirmelerin yapılması, ücretli öğretmenliğin kaldırılması, tek tip kadrolu veya sözleşmeli öğretmenliğe geçilmesi, KPSS'nin içeriğinin değiştirilmesinin alan sınavının mutlaka yapılması gerektiği, formasyonun kaldırılması ve fen edebiyat fakültelerine öğretmen olma hakkı verilmemesi, üniversitelerin eğitim fakültelerindeki öğrenci kontenjanlarının azaltılması ve daha iyi eğitim verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.