Güncel tarihsel oyunlar bağlamında Gezi oyunları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sahne Sanatları Ana Sanat Dalı (Konservatuvar), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUNUS EMRE GÜMÜŞ

Danışman: SEMİH ÇELENK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kentli bir toplumsal hareket olarak sınıflandırılan Gezi Parkı eylemleri kent hakkı tartışmaları çerçevesinde ortaya çıkmış, süreçte toplumsal ve siyasal taleplerin de eklemlendiği geniş tabanlı bir toplumsal ittifaka dönüşmüştür. Kısa sürede bir fenomen haline gelen Gezi, toplumsal muhalefetten, sosyal yaşama, güncel siyasetten sanata kadar pek çok alanda eşi görülmemiş depremler yaratmıştır. Ülkemizde Gezi parkı eylemleriyle birlikte başlayan süreç özelde ekolojistlerin ve kadın hareketinin, genelde toplumsal muhalefetin ezberini bozarak yeni bir dil yaratma zorunluluğunu gözler önüne sermiştir. Bu bağlamda çağın sanatının da alımlayıcıyla kurduğu ilişki yeniden tartışma konusu olmuş, sanatsal üretimlerde çağın ruhunu yansıtan yeni bir dil arayışı gündeme gelmiştir. Eylemlerin başından beri bir direniş aracına dönüşen sanatsal üretimler Gezi'ye özgün kimliğini kazandırırken tarihsel birer belge yerine geçerek Gezi'nin geleceğe taşınmasında rol oynamıştır. Çalışmamızın giriş bölümünde tarih algısının nasıl şekillendiğini tartışmaya açarak tiyatro sanatının tarihsel oyunlarla olan ilişkisini tanımlamaya çalıştık. İlk bölümde Neo-liberal politikalar sonucu dünya çapında meydana gelen küresel ayaklanmaları tartışarak Gezi Parkı örneğini bir direniş estetiği bağlamında inceledik. Son bölümde ise Gezi Parkı direnişinin tiyatro oyunlarına nasıl yansıdığını süreçte kaleme alınan oyunları inceleyerek tartıştık. Gezi Parkı eylemlerinin yaşandığı süreçte yazılan ve sahnelenen oyunlar literatüre olduğu kadar toplumsal belleğe katkılarından dolayı bu çalışma kapsamında "Güncel Tarihsel Oyunlar" olarak değerlendirilmiştir. Söz konusu oyunlarda gözlenen; çağının tanığı olan yazarların, yaşananları sanatın süzgecinden geçirerek çağdaş bir dil ve yeni bir estetik algıyla geleceğe aktarma sürecidir.