Meme kanseri olan kadınlarda psikolojik sıkıntılar ve travma sonrası gelişim ile ilişkili faktörler: Temel inançlar, ruminasyon ve C tipi kişilik
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU EBRU AYDOĞDU
Danışman: GÜLAY DİRİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın temel amacı meme kanseri tanısı olan kadınlarda görülen depresyon, kaygı, stres ve travma sonrası gelişim (TSG) düzeyleri ile ilişkili olabilecek değişkenleri Calhoun, Tedeschi ve Cann'ın Travma Sonrası Gelişim Modeli kapsamında incelemektir. Bu amaçla, temel inançlardaki sarsılma, olay ilişkili ruminasyon, C tipi kişilik, depresyon, kaygı, stres, TSG'nin alt boyutları olan "diğerleriyle ilişkilerde değişim", "kendilik algısında değişim", "yaşam felsefesinde değişim" ve toplam TSG düzeyi arasındaki ilişkileri tespit edebilmek için yol analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi en az 6 ay önce meme kanseri tanısı almış olan 201 meme kanseri hastasından oluşmaktadır. Hastalara öncelikle araştırmacılar tarafından oluşturulan Sosyo-Demografik ve Hastalıkla İlgili Bilgi Formu uygulanmış ve sonrasında Temel İnançlar Envanteri (TİE), Olay İlişkili Ruminasyon Envanteri (OİRE), C Tipi Davranış Ölçeği, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DAS 21) ve Travma Sonrası Gelişim Envanteri (TSGE) karışık sırada uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre temel inançlardaki sarsılma ve C tipi kişiliğin depresyon, kaygı ve stresi anlamlı ve pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca temel inançlardaki sarsılma ile depresyon, kaygı ve stres arasındaki ilişkiye istemsiz ruminasyonun kısmi aracılık ettiği sonucuna ulaşılmıştır. C tipi kişilik ile depresyon, kaygı ve stres arasındaki ilişkide ise gerek istemli gerekse istemsiz ruminasyonun aracılık rolünün olmadığı belirlenmiştir. Temel inançlardaki sarsılmanın gerek TSG'nin alt boyutlarından "diğerleriyle ilişkilerde değişim", "kendilik algısında değişim" ve "yaşam felsefesinde değişim"i gerekse de toplam TSG düzeyini anlamlı ve pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca temel inançlardaki sarsılma ile "diğerleriyle ilişkilerde değişim" alt boyutu arasındaki ilişkiye istemli ruminasyonun tam aracılık ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Temel inançlardaki sarsılma ile TSG'nin diğer alt boyutları ve toplam TSG arasındaki ilişkide ise istemli ruminasyonun kısmi aracılık rolünün olduğu belirlenmiştir. C tipi kişilik ile toplam TSG düzeyi ve TSG'nin alt boyutları arasında herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Mevcut araştırmanın sonuçları meme kanseri gibi travmatik bir yaşantının ardından görülebilecek psikolojik sıkıntılar ve pozitif değişimler açısından bilişsel süreçlerin önemli olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Meme kanseri hastalarına yönelik yapılabilecek psikolojik müdahale programları geliştirilirken mevcut çalışmanın bulgularının önemli katkılar sunabileceği düşünülmektedir. Araştırma sonuçları ilgili literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: meme kanseri, temel inançlardaki sarsılma, ruminasyon, C tipi kişilik, depresyon, kaygı, stres, travma sonrası gelişim