DEPRESİF VE KAYGI BELİRTİLERİNE YÖNELİK BÜTÜNLEŞİK TANILAR ÜSTÜ BİR MÜDAHALENİN UYARLANMASI VE ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGE ERARSLAN

Danışman: ORÇUN YORULMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

En yaygın ruhsal bozukluklar arasında olan depresyon ve kaygı bozukluklarının yaşam boyu birlikte görülme oranları oldukça yüksektir. Yüksek komorbidite/eştanı oranı, psikoterapi sonucunda ortaya çıkan sonuçlarda benzerlikler ve duygularla ilişkili bozuklukların kökenindeki ortaklıklar, bir dizi soruna uygulanabilen tanılar üstü bir müdahale yaklaşımını gündeme getirmiştir. Bunlardan bir tanesi olan kısa kullanım şekliyle Bütünleşik Protokol olarak adlandırılan DuygusalBozuklukların Tanılar Üstü Tedavisi için Bütünleşik Protokol,Bilişsel Davranışçı Terapi'yi temel alsa dafarklılaşan yönü arkaplandaki ortak mekanizmalara ve bunları değiştirmeye odaklanmasıdır. İlgili alanyazındaözellikle ortak faktörler üzerindeki olumlu etkisi, birlikte görülen psikolojik rahatsızlıkların tedavisindeki başarısı, tedaviye erişimin kolaylaştırılması ve terapist yükünü azaltması gibi önemli avantajlar sağlayabileceği yönündeki bulgular ve görüşlerden hareketle, bu çalışma kapsamında Bütünleşik Protokol'ün Türkçeye uyarlanması ve depresif ve kaygı belirtilerinin tedavisindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ek olarak, depresif ve kaygı belirtilerindeki değişime yönelik güçlü bir duyarlılık göstermeleri nedeniyle orijinal el kitabındave ilgili çalışmalarda sıklıkla kullanılan iki ölçüm aracı olan Genel Kaygı Şiddeti ve Etkisi Ölçeği (GKÖ) ile Genel Depresyon Şiddeti ve Etkisi Ölçeği'nin (GDÖ)Türkçeye uyarlaması, geçerlik ve güvenirlik çalışması 281 üniversite öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırma sonuçları her iki ölçüm aracının da üniversite öğrencilerinde geçerli ve güvenilir olduğunugöstermiştir. Diğer yandan, Bütünleşik Protokol'ün etkisinin incelendiği ana çalışmada Dokuz Eylül Üniversitesi'nde öğrenimlerine devam eden ve görece yüksek depresif ve/veya kaygı belirtilerine sahip olan 34 öğrenci seçkisiz bir şekilde müdahale grubuna (n=17) ve bekleme listesi kontrol grubuna (n=17) atanmıştır. Müdahale programının etkinliğini belirlemek amacıyla depresif ve kaygı belirtileri, olumlu ve olumsuz duygulanım ve psikolojik iyi oluş değişkenlerine yönelik 2 (müdahale-kontrol grubu) x 2 (ön-son test ölçümü) karma ölçümler varyans analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda, ilgili değişkenlere dair ön test ölçümlerinde her iki grup arasında farklılık bulunmazken; öncelikle müdahale grubunun ön-son test ölçümlerinde ve daha da önemlisi müdahale ve kontrol grupları arasında son test ölçümlerinde depresif ve kaygı belirtileri, olumlu ve olumsuz duygulanım ve psikolojik iyi oluş puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Başka bir deyişle, Bütünleşik Protokol alan katılımcılar kendi başlangıçlarına ve bekleme listesi kontrol grubundakilere kıyasla daha düşük depresif ve kaygı belirtileri ve olumsuz duygulanım düzeylerine ve daha yüksek pozitif duygulanım ve psikolojik iyi oluş düzeylerine sahip olduklarını belirtmiştir. Dolayısıyla, çalışma bulguları bir dizi duygusal bozukluğu hedef alan bu tedavi yaklaşımının farklı bir kültürel bağlam olarak Türkiye'de uygulanmasına ve potansiyel faydasına yönelik ilk destek sağlamaktadır.Araştırma bulguları ilgili alanyazın ışığında ve çalışmanın sınırlılıkları kapsamında değerlendirilmiş ve akademik ve klinik uygulamalara yönelik öneriler sunulmuştur.