Çağdaş sanatta yokluk potansiyeli


Tezin Türü: Sanatta Yeterlik

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Resim Ana Sanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEVGİ AKA

Danışman: AHMET FEYZİ KORUR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışması çağdaş sanat eserlerinde yokluk, eksiklik, kayıp, boşluk gibi kavramları inceleyerek, izleyiciye eseri algılama ve yorumlamada bir potansiyel sunduklarını göstermeyi amaçlar. İletişim ağlarının gelişmesinin ve küreselleşmenin fikir, nesne ve imgeleri dünyanın dört köşesine taşıdığı dönemde insan kendisini bolluğun içinde bulmuştur. İnsanın hem hayatını kolaylaştıran, hem de kendisinden uzaklaştıran her şeye sunulduğu gibi ulaşabilme hali onu rahata erdirmiş, üretkenliğini daha kısıtlı alanlarla sınırlamıştır. Bu tezin sorguladığı durum çağdaş sanatta izleyicinin eserle ilişkisine yansımıştır. Doğu felsefelerinde bir hayat biçimi olarak algılanan ve sanatta uygulanan yokluk düşüncesi, modernizmle birlikte Batı sanatında etkisini göstermeye başlar. Aynı zamanda, 20. yüzyıldaki Dünya Savaşları, 1960'lı yılların özgürlük hareketleri ve toplumsal dönüşümler sanatta radikal kırılmalara yol açmış, sanat nesnesinin maddeselliğine meydan okunmuştur. Sanat yapıtının özerkliğinin ve otoritesinin sarsılması, sanatçı ve izleyici, üreten ve tüketen ilişkisinin de dönüşmesine sebep olmuştur. İzleyen artık edilgen ve tüketen biri değil, geri çekilen nesneyle birlikte aktif katılımcı ve anlam üreticisidir. Bu çalışma sanat yapıtının sadeleştirilmesi, indirgenmesi, bütünlüğü içinde bir parçanın eksiltilmesi, kaybolması ya da yok olmasıyla oluşan negatif alanın anlam ve algı potansiyelini inceler. Eserdeki görsel sadelik, azlık ve fiziksel yokluklar izleyicinin düşünsel, kavramsal ve ruhani dünyasıyla doldurulur. Bu şekilde hedeflenen, ilk bakışta nötr, sade ya da olumsuz algılanan sanat eserlerine bu kavramlar aracılığıyla yeni bir bakış açısı getirmektir.