Düşük doz kolşisin kullanımının, non-steroid anti-enflamatuvar ilaç kullanımına bağlı gelişen akut böbrek hasarına etkilerinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUBA PERİ
Danışman: HÜSNÜ ALPER BAĞRIYANIK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAİİ'ler), klinik tıpta analjezik, ateş düşürücü ve anti-inflamatuvar ajanlar olarak yaygın şekilde kullanılmakta olup sık görülen yan etkilerinden biri nefrotoksisitedir ve sıkça görülmektedir. Akut böbrek hasarı (ABH), dünya çapında milyonlarca hastayı etkileyen, böbrek fonksiyonlarında kısa sürede azalma ile karakterize bir sağlık sorunudur. Glomerüler filtrasyon hızında (GFR) düşüş, kan üre ve kreatininde artış ile karakterizedir. ABH için etkili bir tedavi yoktur ve yeni tedavilere ihtiyaç vardır. Eskiden beri kullanılan mevcut bir ilaç olan ve günümüzde çeşitli hastalıklar için kullanımı tartışılan kolşisinin NSAİİ kullanımına bağlı gelişen ABH'ye etkilerini NLRP3 inflamazom yolağı üzerinden incelemeyi hedefledik. Gereç ve yöntem: Bu amaçla çalışmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Deney Hayvanları Laboratuvarından temin edilen 28 adet 8-10 haftalık (200 250 gr) dişi Wistar albino sıçan kullanıldı. Sıçanlar rastgele 4 gruba (Kontrol, Diklofenak sodyum, Kolşisin, Diklofenak sodyum+Kolşisin) n=7 olacak şekilde ayrıldı. 5 gün boyunca Kontrol grubuna (1. Grup) %0,9 NaCl (1 ml/gün per-oral) solüsyonu, NSAİİ ilaç grubuna (2. Grup) Diklofenak sodyum (50 mg/kg/gün, intramüsküler), Kolşisin grubuna (3. Grup) Kolşisin (0,2 mg/kg/gün, per-oral), NSAİİ + kolşisin grubuna (4.grup) Diklofenak sodyum (50 mg/kg, intramüsküler) tedavisinin ardından 1 saat sonra (0,2 mg/kg/gün, per-oral) kolşisin uygulandı. Deneklerin vücut ağırlıkları deneyin başında ve sonunda tartıldı. 1. Gün ve 6.gün biyokimyasal tahliller için kan örnekleri alındı. Elde edilen kan örneklerinden biyokimyasal (üre, kreatinin) tahliller yapıldı ve GFR (glomerüler filtrasyon hızı) hesaplandı. 6. gün inhaler eter anestezisi ile genel anestezi altında doku sıçanlar sakrifiye edilerek (böbrek) örnekleri toplandı. Böbrek dokuları %10 luk formalinle fikse edildi ve rutin doku takibi yapıldı. Ardından kesitleri alınan doku örneklerinden morfolojik değerlendirme için histokimyasal Hematoksilen-Eozin ve Periyodik asit Schiff (PAS) boyamaları yapıldı. İmmunhistokimyasal olarak da NLRP3, kaspaz 1, İL 1 β işaretlemeleri yapıldı ve semikantitatif skorlandı. Elde edilen veriler GraphPad Prism 9 istatistik programı ile p (≤ 0.05) istatistiksel olarak anlamlı kabul edilecek şekilde değerlendirildi. Bulgular: Deney sonunda diklofenak sodyum grubu ve diklofenak sodyum+kolşisin grubundaki sıçanların kilo kaybettiği, bu kilo farkının yüzde değişiminin kontrol ve kolşisin gruplarına göre anlamlı olduğu görüldü. Toplam böbrek ağırlık ve böbrek indeksinde gruplar arasında fark görülmedi. Kontrol ve kolşisin grubunda biyokimyasal, histokimyasal ve immünohistokimyasal olarak normal sonuçlar elde edildi. Diklofenak sodyum grubunda serum üre ve kreatinin değerlerinde artış ile eGFR değerinde azalma saptandı. Diklofenak sodyum grubu HE ve PAS boyamaları incelendiğinde glomerüler atrofi, fırçamsı kenarda azalma, tübüler hücrelerde vakuolizasyon, tübüler epitel hücre hasarı, tübül lümen dilatasyonu, hiyalin kast oluşumları ile mononükleer hücre infiltrasyonları, yer yer kanama odakları saptandı. Diklofenak sodyum grubunda NLRP3, kaspaz 1 ve İL-1 β immünohistokimyasal boyamasında reaktivite şiddetinin anlamlı olarak artmış olduğu görüldü. Diklofenak sodyum+kolşisin grubunda ise diklofenak sodyum grubuna göre hasarı işaret eden bu değişikliklerin oldukça azalmış olduğu saptandı. Sonuç: Diklofenak sodyum ile kolşisin tedavisi verildiğinde, diklofenak sodyum ile indüklenen akut böbrek hasarında istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalma olduğu gözlemlendi.