Sözleşme Anlayışını Yeniden Yapılandırmak: Kant'ın Sözleşme Teorisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Duhan Kesim

Danışman: Hakan Çörekcioğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Modernizm, 17.yüzyılda başlayan ve günümüzde etkisi devam eden ekonomik, sosyolojik, politik ve kültürel pek çok dönüşümü temsil eder. Bu dönemde bilimsel düşüncenin giderek güç kazanması ve sağladığı pragmatik fayda, mekanik ve matematiksel bir evren tasarımının bütün bir düşünce dünyasına da sirayet etmesine yol açar. Nitekim modern politika felsefesine ait önemli kavramlardan biri olan toplum sözleşmesi nosyonu böyle bir evren tasarımının sonucunda meydana gelmiştir. Toplum sözleşmesi geleneğinde insan varlığının bugünkü anlamıyla toplumsal yaşantısını, diğer bir deyişle sivil durumunu, klasik dönemde olanın aksine aşkın ve ereksel kavramlar üzerinden değil, dünyaya içkin ve son derece realistik ve hatta pragmatistik biçimde temellendirmek amaçlanır. Bu düşünce biçimine karşı itirazların ilki Rousseau'dan gelir. Kant, kendi politik sistemini oluştururken Rousseau'nun düşüncelerinden oldukça etkilenmiş fakat bu düşünceler üzerinde önemli değişiklikler gerçekleştirmiştir. Kant'a göre modern dönemde dogmatik biçimde rasyonalizm batağına saplı kalan akıl şüphesiz bir kriz içerisindedir fakat bu krizden çıkmak için yine akla başvurmak gerekir. Bu noktada yapılması gereken aklı yeniden yapılandırmaktır. Kant bu projesi boyunca akla eleştirel bir işlev yükleyerek onu iletişim, etik, evrensellik ve otonomi temaları etrafında yeniden tesis eder. Kant'ın modern dönem düşüncesinde gerçekleştirdiği bu rekonstrüksiyonun politik alandaki karşılığına ise toplum sözleşmesi teorisinde rastlamak mümkündür. Nitekim bu tez, Kant'ın ardıllarından farklı olarak sözleşme geleneğinde gerçekleştirdiği söz konusu dönüşümü tarihsel analiz ve karşılaştırma yoluyla ortaya koymayı amaçlar.