Performans sanatında beden ve mekan ilişkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sahne Sanatları Ana Sanat Dalı (Konservatuvar), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAGEHAN YAZICI

Danışman: SEMİH ÇELENK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kendi başına sanatsal biçim olarak tanımlanabilen Performans Sanatı, insan eylemlerinin toplumsal sorunlara karşı tepkisinin 'duygu dilinde tavır' ile ortaya çıkmış, 1970'li yıllardan günümüze hemen her alanda yer edinmiş, yorumlanmış ve kendini sürekli yenilemiştir. Ülkemizde Performans Sanatı, başta çağdaş dünyada ve akademik performans çalışmalarında sürekli olması, sanat içinde edindiği yeriyle performansın tarihinde namevcut metinden bedene yazdığı, tanımladığı ve yüklediği anlamları gözler önüne sermiştir. Hemen her bağlamda karşılığını bulmuş, alıcıyla kurduğu dil her yüzyılda güncellenmiş, sanatın her dalında yeni bir türün varlığını gündeme getirmiştir. Performans Sanatı, insan eylemlerini 1970'li yıllarda sanatsal bir ifade biçimi olarak kabul görmüşken, 1988'de ise daha geniş bir yelpaze içinde incelenmiş ve sanatçının canlı sanatı olarak kabul görülmüştür. Bu kapsamda performansın dans, müzik, tiyatro, şiir, video gibi birçok alanda sanatçının bedenini sergilemesi, çeşitli mekânlarda devinimlerle göstermesini ve en önemlisi de medya olarak sunulan bedeni tartışarak, beden ve mekân ilişkisi bağlamında inceledik. Aynı zamanda sanatçıların dünden bugüne performansları, yazarların kaleme aldığı konu ile alakalı düşüncelerini ve günümüze etkisini tartıştık. 20. yüzyılın ortalarına kadar sanatçıların evrensel olanı arama serüveni, performans sanatı ile modernizmi karşılamaları; yeni yüzyılın sanatçıları için toplumsal, politik ve sosyal içgüdülerin başkaldırıları ile değerlendirilmiştir. Söz konusu performans sanatının soyut ve dışavurumcu çalışmalarının zamanla somut olandan çok toplumsal olana yoğunlaşması; bugünün tanığı olan sanatçıların sanat eleğinde daha çağdaş bir tavır, daha evrensel bir dil, yeni yepyeni estetik algıyı aktarma sürecidir.