Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE KÜBRA TEKDEMİR
Danışman: NECDET ŞENGÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:17. yy.'ın önemli münevverlerinden Hezârfen Hüseyin, tarihçiliği ve devlet adamlığı ile öne çıkan velûd bir müelliftir. "Hezârfen" lakabından da anlaşılacağı üzere, çok çeşitli ilim sahalarında eserler vermiştir. Zamanının entelektüel hayatında önemli bir rol oynamasına rağmen, müellifin ne kendisi, ne de eserleri yeterince tanınmaktadır. Onun hayatına dair karanlıkta kalan bazı hususların aydınlatılması içinse 17. yy.'da İstanbul'a gelmiş Avrupalı seyyah ve bürokratların seyahat notları, hatıratları ve çeşitli mektuplarını incelemek elzemdir. Zira o, döneminde benzerine pek rastlanmayacak şekilde Avrupalılarla çok yakın ilişkiler geliştirmiştir. Eserlerinde Batılı kaynakları kullanan ilk Osmanlı müelliflerinden olan Hezârfen, yabancı milletlerin tarihleri, dilleri ve kültürlerine merak duyan bir aydındır. Hezârfen ile Marsigli gibi isimlerin arasındaki bilgi alış-verişi, Tanzimat'tan çok önce, daha 17. yy.'da Doğu ile Batı arasındaki etkileşimin dikkat çekici bir göstergesidir. Bu etkileşimse, günümüzdeki yaygın algının tersine, yalnızca Batıdan Doğuya doğru değil, çift taraflıdır. Hezârfen'in ilim sahasında, çağdaşı bazı isimler kadar temâyüz edemeyişinin bir sebebi, eserlerinin yeterli özgünlüğü genellikle yakalayamaması olabilir. Pek çok yönden tipik bir Kâtip Çelebi takipçisi olarak nitelendirebileceğimiz müellif, Kâtip Çelebi, Gelibolulu Mustafa Âlî gibi isimlerin eserlerinden çokça yararlanmış, bu eserlerden kesitleri kendi eserlerine dâhil etmekte mahzur görmemiştir. O, bu yönüyle daha ziyade derlemeci/ ansiklopedist karakterde bir müellif sayılabilir. Bu durum, Hezârfen'in müellefâtının özgünlüğünü etkilemiş olsa da, eserlerinin kıymetsiz olduğu manasına gelmemektedir. Hezârfen'in Enîsü'l-Ârifîn adlı eseri, ilk bâbında Ali Çelebi'nin Hümâyûn-nâme'sinin özetlendiği bir siyaset ve ahlâk kitabıdır. Eseri Câmi'u'l-Hikâyât ise genellikle Hümâyûn-nâme hikâyelerini derleyen bir hikâye mecmuasıdır. Tezimizin birinci bölümünde Hezârfen Hüseyin, Batılı kaynaklardan da yararlanılarak ayrıntılı şekilde tanıtılmış; ikinci bölümde, müellifin yukarıda bahsi geçen, Hümâyûn-nâme muhtasarı sayılabilecek iki eseri incelenmiş, Ali Çelebi'nin Hümâyûn-nâme'si ile mukayese edilmiş, yazılış sebepleri, özgünlükleri, vb. ile ilgili bazı mülahazalar aktarılmıştır. Tezimizin üçüncü ve dördüncü bölümlerinde ise ilgili eserlerin tespit edebildiğimiz nüshaları çeşitli yönlerden tanıtılmış ve Latinize edilerek iki eserin de transkripsiyonlu metnine yer verilmiştir.