90 sonrası Türk sinemasında tip karakter ikilemi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sinema Televizyon Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2007

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PINAR ASLAN

Danışman: RAGIP TARANÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Anlatı biliminin tarihi uygarlık tarihi kadar eskidir. Yazılı ya da sözlü her türlü eser anlatı olarak adlandırılır. Anlatılar arasında, kurmaca anlatılar özel bir yere sahiptirler. Kurmaca anlatılar insanı konu alan ve insanın bütün özelliklerini isleyen eserlerdir. Öykü, sinema, dram trajedi, komedi gibi anlatı türlerinde esas olan öykülemedir. Öyküleme anlatı içerisindeki olaya baglıdır. Olaylar bütünü dramatik yapının temelidir ve olayın esası eylemdir. Öykü çatısma içindeki karakterlerin eylemlerinden dogar. Karakter ve tipler eski Yunandan beri anlatılar içerisinde önemli bir yere sahiptir. Karakter, çok boyutlu ve daha ayrıntılı islenmis anlatı kisisini tanımlarken tip, daha sıradan her öyküde bulunabilecek kisileri temsil eder. Tiyatro ve romandan daha yeni bir sanat dalı olan sinemaya, karakter ve tipleri bu sanat dallarından miras kalmıstır. Sinema ilk zamanlarında kendisi için yazılan özgün öykülerden çok roman ve öykü gibi edebi eserlerdeki öykülerden yararlanmıstır. Türk sineması, baslarda benzer bir süreç izlemistir. Film üretiminin çok yogun oldugu yıllarda seri üretim senaryolar ve birbirinin aynısı olan karakterler yaratmıslardır. Bu dönemde yaratılan karakterler daha çok `tip' tanımlamasına yakındır. Her biri toplumun belli bir kesimini temsil eder ve toplumsal kosullara göre konumlanırlar. Türk sinemasında seksenli yıllarda baslayan degisim rüzgarı doksanlı yıllarda artarak devam etmistir. Doksan sonrası Türk sinemasına bakıldıgında degisen toplumun etkilerini tasıyan karakterler görülür. Toplumdaki degisim ve gelisim Türk Sinemasındaki karakterlere yansır.