Metaplastik meme karsinomlarında klinikopatolojik korelasyon ve immünhistokimyasal analiz ile patogenezin aydınlatılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YASEMİN ŞAHİN

Danışman: MERİH GÜRAY DURAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Metaplastik meme karsinomları (MK), tüm meme kanserlerinin %1'den azını oluşturan heterojen bir grup tümördür. Patogenezleri henüz tam olarak aydınlatılamamış nadir görülen bu tümörlerin hedefe yönelik tedavisi için son dönemlerde literatürde çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Çalışmamızın amacı, bölümümüzde MK tanısı almış olgularımızı yeniden gözden geçirerek, tümör boyutu, tümörün histolojik türü ve derecesi, lenfovasküler, perinöral invazyon durumu, aksiller lenf nodlarına metastaz, perikapsüler invazyon gibi patolojik parametreleri değerlendirmek; immunhistokimyasal analiz ile hormon reseptörleri ve cerb-B2 durumu yanı sıra bazal-benzeri fenotip oranını belirlemek; bu tümörlerin patogenezlerini açıklamaya yönelik literatürde yer alan teorileri immunhistokimyasal belirteçlerle değerlendirmek; ve benzer evredeki invaziv duktal karsinomlarla (İDK) karşılaştırarak klinikopatolojik korelasyon ile hastalarımızın hastalıksız yaşam ve sağkalım oranlarını saptamaktır. Tümör hücrelerinin immunhistokimyasal profilini değerlendirerek patogenezlerini açıklamaya yönelik teorileri tartışmak ve hedefe yönelik tedavi için literatüre katkı sağlamak hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak patoloji arşivinden taranarak bulunan, 1994 yılından günümüze kadar bölümümüzde tanı almış 30 MK hastası ile benzer evredeki 30 İDK hastasının hematoksileneozin boyalı doku kesitleri yeniden değerlendirildi. Uygun tümörlü bloklar seçilerek immunhistokimyasal boyalar (ER, PR, c erb-B2, EGFR, CK5/6, CD24, CD44, e-kaderin, p63, Snail) uygulandı. MK olgularında üçlü negatif ve bazal benzeri fenotipe sahip olanların oranı belirlendi. Tüm veriler dahil edilerek elde edilen prognostik ve prediktif parametreler ile istatistiksel inceleme yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 60 invaziv meme kanseri olgusunun 59'u kadın 1'i erkek olup, yaş ortalaması MK olgularında 54,8, İDK olgularında 56,7 dir. Ortalama tümör boyutu MK olgularında 28,3 mm, İDK olgularında 21,5 mm dir. MK olgularının 14'ü (%46,6) skuamöz, 4'ü (%13,4) kondroid, 3'ü (%10,0) adenoskuamöz, 2'si (%6,6) karsinosarkom, 1'i (%3,3) osteoklastik, 1'i (%3,3) sarkomatöz ve nöroendokrin diferansiyasyon göstermekte olup, 5'inde (%16,6) nonspesifik özellikler izlenmiştir. MK olgularının çoğu (%83,3) derece III, İDK olgularının çoğu ise (%60,0) derece 1 veya 2'dir. Hem MK hem de İDK olgularının 9'unda (%30,0) lenf nodu metastazı izlenmektedir. MK olgularının 16'sında (%53,3), İDK olgularının 17'sinde (%56,7) lenfatik invazyon; MK olgularının 11'inde (%36,7), İDK olgularının ise 7'sinde (%23,3) vasküler invazyon vardır. MK olgularının 16' sı(%53,3) ER, PR ve c erb-B2 negatiftir (üçlü-negatif). Bazal benzeri fenotip (EGFR ve/veya CK5/6 pozitifliği) MK olgularının 26'sında (%86,6) izlenmektedir. MK olgularının 19'unda (%63,3)p63, 16'sında (%53,3) CD24 ile boyanma vardır. MK olgularının tümünde CD44, İDK olgularının tümünde ise CD24 ile boyanma izlenmiştir. Hem MK (%90,0) hem de İDK (%96,7) olgularının çoğunda e-kaderin ile boyanma vardır. Snail ile her iki grupta boyanma görülmemiştir. MK ve İDK olguları arasında tümör derecesi (p=0,001), ER, PR, p63, EGFR, CK5/6, CD24 ve CD44 ekspresyonu (p<0,001) açısından istatistiksel olarak anlamlı fark vardır. Bununla birlikte, tümör boyutu, lenfovasküler ve perinöral invazyon durumu, lenf nodu tutulumu, perikapsüler invazyon, cerb-b2 ve e-kaderin ekspresyonu açısından anlamlı ilişki bulunmamıştır. Düzenli takip verisi bulunan 23 MK olgusunda ortalama 58,3 aylık takip sonrası %33,3 ex izlenirken, 23 İDK olgusunda ortalama 42,2 aylık takip sonrası %13,3 ex vardır. Genel sağ kalım açısından, MK ve İDK olguları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmiştir (p=0,036). Sonuç: MK'lu hastalarımızın %86,6'sında bazal benzeri fenotip izlenmekte olup, üçlü-negatiflik oranı %53,3'tür. MK olgularının % 46,7'sinde, İDK'lara göre (olguların hiçbirinde CD44+/CD24- fenotip izlenmedi) istatistiksel olarak anlamlı oranda farklı CD44+/CD24- immunfenotip olması, benzer şekilde myoepitelyal belirteç olan p63 ile de MK olgularında anlamlı düzeyde yüksek pozitiflik izlenmesi, bu olguların patogenezinde kök hücrelerinin ve myoepiteliyal hücrelerin rolünü desteklemektedir. E-kaderin ile olguların çoğunda ekspresyon kaybının izlenmemesi, Snail ile de hiçbir olguda boyanma görülmemesi, olgu grubunun küçük olmasına bağlı olabilir. Dolayısıyla, olgu grubumuz epitelyal mezenkimal geçiş teorisini değerlendirmek için yeterli değildir. Düzenli takibi olan hastaların genel sağ kalım oranlarındaki istatistiksel olarak anlamlı fark, MK'ların daha agresif davranış ve klinik gidişatını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Metaplastik karsinom, üçlü-negatif meme karsinomu, patogenez, epitelyal-mezenkimal geçiş, kanser kök hücresi