Frontal sinüs morfolojisinin kraniyofasiyal gelişim ve anatomik varyasyonlar ile ilişkisinin konvansiyonel antropometri ve BT-tabanlı volümetri ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NESİBE GÜL YÜKSEL ASLIER

Danışman: SEMİH SÜTAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç ve Hipotez Frontal sinüs morfometrisini ve anatomik varyasyonlarını tanımlayarak, kraniyofasiyal yapı ve kemik nazal septum deviasyonu ile frontal sinüs morfolojisi arasındaki ilişkileri saptamak amaçlandı. Yöntem Çalışmaya ilgili değişkenlerin ölçümüne uygun 74 kafatası dahil edildi. Kraniyometrik ölçümler kumpas ile, nazal septum deviasyonu ölçümleri fotoğraflar üzerinde, frontal sinüs/reses morfometrisi ve volümetri ölçümleri ile anatomik varyasyon taraması BT kesitleri üzerinde yapıldı. Frontal sinüs hacim ölçümleri için 74 kafatasının 148 sinüsüne ait veriler BT-tabanlı volümetri ile oluşturuldu. Kraniyofasiyal antropometrik ölçümler ve kemik nazal septum deviasyonu ölçümleri ile frontal sinüs morfometrisi arasındaki ilişkiler lineer regresyon ve korelasyon analizleri ile araştırıldı. Gruplar arası ölçülebilen değişkenlerin analizi Mann Whitney U ve Kruskal Wallis; kategorik değişkenlerin analizi ise ki-kare testleri ile yapıldı. Volümetrik ölçüm verilerine ROC eğrisi uygulandı ve frontal sinüs hipoplazisi ve hiperplazisi için tanı değer noktaları saptandı. Analitik ilişkilerde p < 0.05 düzeyi anlamlılık sınırı olarak alındı. Bulgular Maksimum kafa uzunluğunun ve nazal yüksekliğin tek başlarına özellikle sol frontal sinüs morfolojisini pozitif yönde etkilediği görüldü. Birlikte bir model olarak ise frontal sinüs hacmi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkilerinin olmadığı saptandı. Deviasyon varlığının frontal sinüs morfometrisini etkilediği saptanırken, deviasyon varlığında deviasyon tarafı ve deviasyonun karşı tarafı arasında frontal sinüs morfometrisi farklılık göstermemekte idi. Kafataslarının %4'ünde bilateral frontal sinus aplazisi saptandı. Metopik sütür %6.8'inde bulundu. Metopik sütür varlığı ile frontal sinüs agenezisi ya da hipoplazisi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir birliktelik saptanmadı. Kafataslarında SOEH %19.6, AN hücresi %64.2, tip 3 FH %18.9, SBH % 24.3, NH % 16.2 ve FB ise %5.4 sıklıkta bulundu. Hiperplazik sinüslerde tip 3 FH ve SOEH sıklığında artış izlenirken (p<0.05), İSS varlığında SOEH varlığı artmakta idi (p< 0.001). Sonuç Frontal sinüs morfolojisi kraniyofasiyal yapıdan değil nazal yapıdan etkilenmektedir. Aynı kafatasının sağ ve sol taraf frontal sinüsleri arasında belirgin asimetri vardır ve bu asimetri kraniyofasiyal yapıdan bağımsızdır. Frontal sinüs pnömotizasyonu frontal reses morfolojisinden ziyade bu bölge ile ilişkili anatomik varyasyonların varlığından etkilenmektedir.