Torsiyonel Fakoemülsifikasyon Yöntemi ile gerçekleştirilenkatarakt cerrahisinin kornea endotel hücreleri üzerine etkilerinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZLEM ÖZKAN KARA
Danışman: CANAN ASLI YILDIRIM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Torsiyonel fakoemülsifikasyon yöntemi ile gerçekleştirilen katarakt cerrahisinin postoperatif kornea endotel hücre yoğunluğu (ECD) üzerine etkisini incelemek. Gereç ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Kliniği'nde Eylül 2023-Haziran 2025 tarihleri arasında fakoemülsifikasyon cerrahisi yapılan toplam 196 hastanın 307 gözü çalışmaya dahil edildi. Kayıtları retrospektif olarak incelendi. Hastaların preoperatif rutin oftalmolojik muayeneleri incelenip, çekilmiş Pentacam (Oculus Optikgeräte GmbH, Wetzlar, Almanya) ile kornea topografileri ve speküler mikroskopi (Konan S&A NonCon Robo, Konan Medical™, Inc., Greensboro, NC) ile incelenmiş endotel özellikleri kaydedildi. İntraoperatif Centurion® Vision System (Alcon Surgical, Fort Worth, Teksas, ABD)'in kaydettiği parametreler ve ameliyat öyküleri incelendi. Postoperatif 3. ayda yapılan hasta muayenesi ile tekrarlanan topografi ve speküler mikroskopi analizi verileri preoperatif değerleriyle karşılaştırılarak, ECD'ye intraoperatif kaydedilmiş kümülatif dağıtılan enerjinin (CDE) ve CDE ilişkili parametrelerin etkisi retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 196 hastanın 307 gözü dahil edildi. Ortalama yaş 70,40 ± 8,22 yıl (aralık: 43-89 yıl) idi. Yüz doksan altı hastanın 91'i (%46,42) kadın, 105'i (%53,58) erkek idi. En iyi düzeltilmiş görme keskinliğinin (EİDGK), preoperatif ortalama 0,67 ± 0,49 logMAR'dan (aralık: 0,15-3,10 logMAR) postoperatif dönemde 0,13 ± 0,23 logMAR'a (aralık: 0,00-3,10 logMAR) değişimi ile EİDGK'da anlamlı bir artış saptandı (p<0,001). ECD, preoperatif ortalama 2038,58 ± 287,54 hücre/mm² (ara-lık:1239-2793 hücre/mm²) iken, postoperatif dönemde 1722,53 ± 305,21 hücre/mm² (aralık:890-2381 hücre/mm²) olarak bulundu (p<0,001). Cerrahinin ECD'yi azalttığı gösterilirken, uyumlu olarak hücre hacmi varyasyon katsayısında (CV) preoperatif dönemde %35,95 ± 9,44'ten (aralık: %17-100) postoperatif dönemde %41,91 ± 17,10'a (aralık: %22-168) artış ve hekzagonal hücre oranında, hekzagonalitede (HEX) preoperatif dönemde %43,18 ± 9,43'ten (aralık: %15-100), postoperatif dönemde %38,93 ± 10,75'e (aralık: %15-74) azalma gösterildi (p<0,001). Hastaların %34,90'ında <%10; %37,10'unde %11-20 ve %17,9'unda %21-30 oranında ECD kaybı vardı. Centurion cihazındaki parametrelerden 'Total CDE, Total ultrason (U/S) Time, Total Estimated Fluid Aspirated ve Total Torsiyonel Amplitüd on Time' değişkenlerinin artan enerji ve süreye bağlı olarak istatistiksel olarak anlamlı şekilde ECD kaybını artırdığı bulundu (p<0,05). 'Average Torsiyonel Amplitüd (ATA) /Average Longitudinal Amplitüd (ALA)' oranının ECD değişiminde etkili olduğu saptandı (p<0,05). 'Total Estimated Fluid Aspirated' parametresinin ortalama değeri 77,37 ± 34,43 cc (aralık:23-270 cc) idi ve aspire edilen sıvı miktarının ECD kaybı oranları ile birlikte anlamlı şekilde arttığı gösterildi (p<0,05). Aspire edilen sıvı miktarı, ECD kaybı %11-20 ve %21-30 oranında olan bireyleri ayırt etmede istatistiksel olarak anlamlı bir ayırt edici güce sahipti (p<0,05). %11-20 oranında ECD kaybı olan grupta eşik değeri 72,50 cc iken; %21-30 oranında ECD kaybı olan grupta eşik değeri 76,50 cc idi. Toplam kullanılan sıvı miktarı 76,50 cc'nin üzerinde olduğunda ECD kaybı oranı %30'dan fazlaydı. 'Total CDE' için 8,61 birim; 'ATA' için %16,60 ve 'ALA' için %1,45 değerleri %11-20 oranında ECD kaybı olan grupta eşik değer olarak belirlendi ve bu değerlerin altındaki enerji kullanımlarında ECD kaybının %11-20 arasında olacağı gösterildi (p<0,05). Ayrıca 'Total CDE' için 9,90 birim; 'ATA' için %22,05, 'ALA' için %2,20 ve 'ATA/ALA' oranı için %17,30 ECD kaybı %21-30 oranında olan bireyleri ayırt etmede istatistiksel olarak anlamlı bir ayırt edici güce sahip eşik değerlerdi (p<0,05). Bu eşik değerleri geçen U/S enerji güçlerinde ECD kaybı %30'dan fazlaydı. Sonuç: Total CDE, Total U/S süresi artıp operasyon uzadıkça, aspire edilen sıvı arttıkça ECD kaybı artmaktadır. Kullanılan torsiyonel, longitudinal enerjileri ve oranları da ECD kaybını etkilemektedir. Vakalarda katarakt sertliğine uygun bölme tekniği ve enerji modülasyonu (longitudinal, torsiyonel) kullanılması, soft-shell yöntemini standart haline getirmek, olabildiğince total operasyon süresini kısa tutmaya çalışmak, şişe yüksekliğini ve aspire edilen sıvı miktarını dengeyi gözeterek minimum seviyede tutmaya çalışmak, hastaların preoperatif endotel özelliklerini iyi bilmek, eşlik eden oküler ve sistemik özellikleriyle riskleri belirlemek kornea endotel tabakasının sağlığının korunmasında önemli adımlar olacaktır. Anahtar Kelimeler: CDE, endotel, fakoemülsüfikasyon, katarakt, speküler mik-roskopi, ultrason enerjisi, torsiyonel enerji