ARAZİ SANATI VE ÇAĞDAŞ SERAMİK SANATINA ETKİLERİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Seramik ve Cam Tasarımı Ana Sanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET ERGÜL TEKİN

Danışman: Memduha Candan Güngör

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, 1960'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkan Arazi Sanatı (Land Art) akımının, çağdaş seramik sanatına olan etkilerini incelemektedir. Land Art, sanatın doğa ile olan ilişkisini kökten dönüştürmüş; sanat üretimini geleneksel galeri ve müze gibi kapalı mekânlardan çıkararak doğanın kendisini bir üretim alanı ve anlatı zemini olarak değerlendirmiştir. Bu yaklaşım, eserin kalıcılığı yerine sürecini; nihai form yerine doğayla kurduğu ilişkiyi, sanatsal nesne yerine deneyimi öne çıkarmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Land Art'ın kavramsal ilkeleriyle çağdaş seramik sanatında gelişen doğaya yönelim, süreç odaklılık ve mekâna özgülük gibi eğilimler arasındaki paralelliği ortaya koymayı amaçlamaktadır. Tez kapsamında öncelikle Arazi Sanatı'nın tarihsel gelişimi, kavramsal çerçevesi ve malzeme tercihleri ele alınmıştır. Ardından, doğaya duyarlı sanat anlayışının seramik sanatındaki yansımaları değerlendirilmiş; özellikle toprağın, çamurun, taşın, suyun ve diğer doğal unsurların birer estetik ve anlatı malzemesi hâline gelişi tartışılmıştır. Seramik sanatında eserin üretim süreci kadar, doğayla olan etkileşimi, zaman içinde geçirdiği dönüşüm ve çevresel koşullara verdiği tepki de sanatsal bağlamda ele alınmaktadır. Bu yönüyle çağdaş seramik, sadece görsel bir sanat pratiği değil; aynı zamanda doğa, zaman ve bedenle kurulan çok katmanlı bir ilişkiler ağıdır. Tezin temel amacı, Land Art'ın çağdaş seramik sanatında yarattığı düşünsel ve estetik dönüşümü görünür kılmaktır. Bu dönüşüm, seramiği yalnızca biçimsel olarak değil; anlamsal, çevresel ve mekânsal olarak da dönüştürmüş, sanatçının doğaya müdahale etmektense onunla birlikte var olma fikrine yönelmesini sağlamıştır. Eserin yalnızca gözlemlenen değil, deneyimlenen; yalnızca yapılan değil, zaman içinde dönüşen bir yapı olarak ele alınması, seramik sanatının günümüzde kazandığı yeni yönelimleri anlamak açısından önem taşımaktadır. Bu çalışma, doğaya duyarlı ve süreç temelli çağdaş sanat yaklaşımlarını seramik sanatı bağlamında irdeleyerek, hem teorik hem görsel bir karşılaştırma sunmaktadır. Bu yönüyle, günümüzde çevreyle, zamanla ve izleyiciyle kurulan etkileşimi temel alan çağdaş seramik pratiğini anlamak isteyen araştırmacı ve sanatçılar için özgün bir perspektif sunmayı hedeflemektedir.