COVİD-19 enfeksiyonu geçiren ve geçirmeyen çocuk ve ergenlerin kısıtlamalı pandemi dönemi ve sonraki dönemdeki psikiyatrik etkilenimlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EREN BAŞ

Danışman: Aynur Akay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: COVID-19 Pandemisi ve getirdiği kısıtlamalar her yaş grubundan bireyleri etkileyen, küresel acil durum ilan edilen önemli bir sağlık sorunu olarak göze çarpmaktadır. Çalışmamızda COVID-19 enfeksiyonu geçiren ve geçirmeyen çocuk/ergenlerin kısıtlamalı pandemi dönemi ve sonraki dönemdeki psikiyatrik etkilenimlerinin değerlendirilmesi; bu konuda literatüre katkı yapılması planlanmıştır. Materyal/Metod: Olgu grupları Mart 2020-Eylül 2021 tarihleri arasında COVID-19 Pozitifliği tespit edilen 30 çocuk/ergen ve Eylül 2021 ve sonrasında COVID-19 Pozitifliği tespit edilen 30 çocuk/ergen olarak iki grup şeklinde düzenlenmiştir. Genel Pediatri veya Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine başvuran, dahil edilme ve dışlanma kriterlerine uyan, 9-18 yaş aralığındaki 30 çocuk/ergen ise klinik kontrol grubu olarak alınmıştır. Çocuk/ergen ve ebeveynlerinden çalışmaya katılmayı kabul ettiklerine dair yazılı onam alınmıştır. Çocuk/Ergen ve aile ile yapılan psikiyatrik görüşme sırasında Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi–Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli DSM-5 (K-SADS-PL-DSM-5) yarı yapılandırılmış psikiyatrik tanı görüşmesi uygulanmış; çocuk/ergen ve ailelerden sosyodemografik veri formları, Güçler Güçlükler Anketi ve Yaşam Kalitesi Ölçeğini doldurmaları istenmiştir. Bulgular: COVID-19 Enfeksiyonu geçiren ve geçirmeyen grupların olgu veri formundaki sorular açısından fark bulunmamış, olguların eğitim için daha fazla süre teknoloji kullanımı olduğu ve gelir azalmasının anlamlı derecede farklı olduğu ebeveynler tarafından bildirilmiştir. Bu gruplarda şu anki ve geçmişteki tanı oranlarının benzer olduğu ve ölçek puanları açısından fark olmadığı görülmüştür. Eylül 2021 öncesi ve Eylül 2021 sonrası dönemde COVID-19 Enfeksiyonu geçiren grupların olgu veri formuna göre fark bulunmamış; ebeveyn formlarında Eylül 2021 öncesi enfeksiyon geçirenlerin teknolojik aletlerle oyun oynama süresindeki artışın ve okulların açılması ile ruhsal sorunlardaki azalma oranının düşüklüğünün belirgin olduğu görülmüştür. Gruplar arasında ruhsal etkilenimleri konusunda olgu ve ebeveyne yöneltilen sorularda gruplar arasında anlamlı fark bulunmamış; her iki grupta COVID-19 enfeksiyonu sonrası uzun süre devam eden şikayetler olarak halsizlik/yorgunluk, burun akıntısı/tıkanıklık ve koku almakta zorluk belirtilmiştir. Grupların şu anki ve geçmişteki tanı oranlarının benzer olduğu; ölçek puanlarında çocuk/ergen formlarında Eylül 2021 sonrası grubun akran ilişkileri ve sosyal sorunlarının daha fazla olduğu görülmüştür. Psikiyatrik tanılı olan ve olmayan grupların olgu veri formuna göre karşılaştırıldığında psikiyatrik tanılı grubun arkadaşlarından uzak kalma düşüncesinin daha fazla olduğu; ebeveyn formlarında tanılı grupta pandemi sürecindeki etkilenim düşüncesinin, psikolojik destek talebinin ve okulların açılmasıyla sorunlardaki artışın anlamlı derecede daha yüksek olduğu; Güçler Güçlükler Anketi ve Yaşam Kalitesi Ölçeği puanları incelendiğinde alt ölçeklerin büyük çoğunluğunda tanılı grupta sorunların daha yüksek olduğu görülmüştür. Tüm grupların eğitim amaçlı ve eğitim harici teknoloji kullanımı ve oyun oynama süresinde artış olduğu; tüm grupların kısıtlamalı pandemi sürecinde çocuk/ergen yaş grubunu kapsayan kısıtlamalardan; akran ilişkileri, sosyallik, fiziksel aktivite, iştah ve uyku alanlarında etkilendiği; tüm gruplardaki çocuk/ergenler eğitim materyallerine ulaşma, yeterince odaklanma ve öğrenme alanlarında akademik zorluklar yaşadığı görülmüştür. Sonuç: Genel olarak incelendiğinde COVID-19 enfeksiyonunu hafif derecede atlatan olguları içeren çalışmamızda; olguların enfeksiyonu geçirmekten dolayı belirgin etkilenimi olmadığı; çalışmaya katılan tüm olguların pandemi kısıtlamalarından belirgin etkilendiği ve pandemi sürecinde ruhsal sağlığının olumsuz etkilendiği görülmüştür.