Omega 3 yağ asitlerinin doksorubisin ile indüklenen kardiyotoksisite üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖZDE ERKUL
Danışman: Ülker Cankurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Doksorubisin(DOX), yaklaşık 40 yıldır kullanılan güçlü bir anti-neoplastik etkiye sahip geniş spektrumlu bir antrasiklindir. Lösemi, lenfoma, tiroid kanseri, yumurtalık kanseri ve meme kanseri gibi çeşitli neoplazmaların tedavisinde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, klinik uygulaması geri dönüşü olmayan yan etkilerin görülme sıklığı nedeniyle oldukça sınırlı durumdadır. Özellikle doza bağlı kardiyotoksisite DOX'in en tehlikeli komplikasyonudur ve sonunda ölümcül kalp yetmezliğine yol açabilir . Doksorubisin kaynaklı kardiyotoksisitede yer alan mekanizma karmaşık ve çok faktörlüdür; bununla birlikte, yapılan çalışmalar oksidatif stres ve apoptozun önemli rol oynadığını göstermektedir[1]–[9]. Omega-3 yağ asitleri uzun zincirli poliansatüre lipitlerdir;bu nedenle PUFA olarak da adlandırılmaktadır.Omega-3 yağ asitleri ⍺-linoleik asit (ALA), eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asittir (DHA). En sık kaynağı ise balık yağıdır. Omega-3 yağ asitleri, plazma trigliserit (TG) düzeyleri, istirahat kalp hızı, aritmi, aterosklerotik plak, kan basıncı (BP), trombosit agregasyonu ve aynı zamanda miyokard dolumu ve verimini artırabilir. Aynı zamanda inflamasyonu azalttıkları da bilinmektedir[4], [10], [11]. Doksorubisin ile indüklenmiş kalp hasarına karşı omega-3 yağ asidi etkisinin histolojik olarak incelenmesine ait çalışma literatürde sınırlı sayıdadır. Biz bu çalışmada amacımızı doksorubisin verilerek kardiyotoksisite oluşturulan sıçan kalp dokusunda, meydana gelen hasara karşı kuvvetli bir antioksidan olan omega-3 yağ asidi uygulamasının histokimyasal, immünohistokimyasal, ve biyokimyasal etkilerini incelemek olarak belirledik. Bu amaçla dört gruptan oluşan bir araştırma planı hazırladık. Buna göre çalışmamızda 20 adet 180-250 gr erkek Wistar Albino türü sıçan kullanıldı. Gruplar rastgele olarak ayrıldı; Grup 1 : kontrol grubu, serum fizyolojik verilecek grup, Grup 2: Omega-3 yağ asidi verilecek grup (14 gün), Grup 3: Doksorubisin (1,6,11. günler) verilecek olan grup, Grup 4: Doksorubisin(1,6,11.günler) +Omega-3 yağ asidi (14gün) verilecek olan grup şeklinde ayarlandı. Deneklerin vücut ağırlıkları deneyin başında ve sonunda tartıldı. Deney sonunda sıçanlar sakrifiye edildi,kan ve kalp doku örnekleri toplandı. Alınan kan örneklerinden serumda CK-MB, LDH ve Troponin I değerlerine bakıldı. Kalp dokuları %10'luk formaldehit içine alındı. Rutin doku takibi işlemlerinin ardından kesitleri alındı ve morfolojik değerlendirme için hematoksilen-eozin ve Masson Trikrom ile boyandı, immünohistokimyasal incelemeler için ise Beclin-1,LC3 II,NLRP3 ve NF-kappa B p65 antikoru ile immün boyama yapıldı ve semikantitatif olarak skorlandı. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildi. Deney sonunda DOX grubu ve DOX +Omega 3 verilen grupta sıçanların vücut ağırlıklarının kontrol ve Omega 3 gruplarına göre anlamlı olarak azaldığı görüldü. Morfolojik değerlendirmelerde, DOX+Omega 3 grubundaki kardiyomiyositlerde, DOX grubundaki kardiyomiyositlere kıyasla daha az dejeneratif değişikliğe rastlandı. Beclin-1,LC3 II, NLRP3 ve NF-kappa B p65, boyanma yoğunlukları karşılaştırıldığında, kontrol, Omega 3 ve DOX+Omega 3 gruplarındaki boyanma yoğunlukları, DOX grubuna göre anlamlı olarak daha azdı. Sonuç olarak, DOX ile birlikte Omega 3 tedavisi verildiğinde, DOX ile indüklenen kardiyotoksisitede istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalma gösterildi. Anahtar Kelimeler: Doksorubisin, Omega 3 yağ asitleri, kardiyotoksisite, otofaji, piropitoz