Akciğer adenokanseri tanılı gen mutant (EGFR, ALK, ROS1 GEN MUT) hastaların mutasyonu olmayan hastalarla radyolojik olarak karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AGAH BARAN

Danışman: PINAR BALCI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Daha önceki yapılan çalışmalarda KHDAK hastalarında sıklıkla tek gen mutasyonu içeren durumlardaki BT bulguları değerlendirilmiş olup bu üç gen ekspresyonunu da içeren (EGFR, ALK, ROS1) çalışma sayısı azdır. Ayrıca ülkemizde bu üç gen mutasyonunun incelendiği ve belirttiğimiz düzeyde hasta sayısının yer aldığı çalışma yer almamaktadır. Biz de bu çalışmada, gen mutasyonu saptanan hastalar ile saptanmayan hastaların elde olunan Toraks BT tetkiklerini değerlendirerek, görüntü fenotipleri arasındaki farklılığı ortaya çıkarmayı amaçladık. GEREÇ-YÖNTEM: Çalışmaya 2013-2018 yıllarında histopatolojik verifikasyonu yapılmış akciğer adenokarsinomu tanısı alan 155 hasta alındı. Moleküler tiplendirmeye göre mutant (EGFR/ALK/ROS1 ekspresyonu pozitif) non-mutant (gen ekspresyonu yok) olarak iki gruba ayrıldı. Buna göre 77 adet gen mutasyonlu (EGFR, ALK, c-ROS 1), 78 adet mutasyon içermeyen akciğer adenokarsinomu tanısı almış hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, sigara içme durumu, operasyon/biyopsi tipi bilgileri kaydedildi. Hastanemiz radyolojik görüntüleme arşivinde bulunan tedavi öncesi Toraks BT görüntülemeleri retrospektif olarak, moleküler tip konusunda bilgisi bulunmayan tek gözlemci tarafından incelendi. Arşivimizde BT tetkiki bulunmayan hastalar, histolojik tanısı akciğer adenokarsinomu olmayan hastalar, aktif başka organ kanserleri bulunan hastalar, rezidüel ve/veya rekürren akciğer kanseri olan hastalar, patolojik konfirmasyonu yapılmayan değerlendirmeye alınmadı. BT incelemesinde boyut, lezyon konturu, lezyon yerleşimi, buzlu cam, plevral efüzyon, lezyon iç yapısı (kavitasyon, santral nekroz, vasküler invazyon, kalsifikasyon), eşlik eden aynı veya farklı lobda nodül, amfizem, mediastinal lenf nodu, uzak metastaz değerlendirildir. İstatiksel analizde çalışmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve tabloların oluşturulması amacıyla SPSS 15.0 (Statistical Package for Social Sciences) kullanıldı. Ölçümle elde edilen sürekli değişkenler (nicel değişkenler), ortalama ve standart sapma değerleri ile kategorik değişkenler (nitel değişkenler) ise frekans ve yüzde değerleri ile sunuldu. Kategorik değişkenlerin değerlendirilmesinde Chi-Square testi ve gerekli olduğu durumlarda Fisher exact test kullanıldı. Nicel değişkenlerin istatistiksel değerlendirmesinde ilk olarak parametrik test koşullarının sağlanıp sağlanmadığı Kolmogorov-Smirnov ile araştırıldı. İki grubun karşılaştırılması amacıyla parametrik test koşullarının sağlandığı nicel değişkenler için Student's t testi, parametrik test koşullarının sağlanmadığı durumlarda ise Mann-Whitney U testi kullanıldı. Bütün istatistiksel analizlerde p <0,05 olması istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen, mutasyon analizi yapılmış olan 155 hastaya ait genel verilere göre olguların % 67.1 'i (n=104) erkek, % 32.9 'u (n=51) kadınlardan oluşmaktadır. 155 hastanın genel yaş ortalaması 63.4±0.8 (Yaş aralığı: 28-89) olarak saptandı. Hastaların tamamı histopatolojik olarak kanıtlanmış akciğer adenokarsinomu tanısını almaktaydı. Çalışma materyali birbirine yakın oranlarda biyopsi, rezeksiyon ve sitoloji materyali içermekteydi. Değerlendirilen 155 hastanın % 61.9 'unun (n=96) sigara maruziyeti vardır. Gen mutasyonu bulunan akciğer adenokanserli grupta sigara maruziyeti % 51.9 (n=40), gen mutasyonu izlenmeyen akciğer adenokarsinomu hastalarında % 71.8 (n=56) olarak saptandı. Aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p=0.011). Akciğer adenokarsinomu tanısı alan 54 kadın hastanın %74.5'inde (n=38), erkeklerin ise %37.5'inde (n=39) gen mutasyonu saptandı. Gen mutasyonu olanlarda kadın cinsiyet olma gen mutasyonu olmayanlara göre 4.87 kat fazladır. Buna göre iki cinsiyet gen mutasyonu açısından karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlı farklılık saptandı (p <0.01). Gen mutasyonu olan ve olmayan olgular aynı veya farklı lobda nodül varlığı, vasküler invazyon varlığı, santral nekroz varlığı, plevral effüzyon varlığı, uzak metastaz varlığı, tümör yerleşimi, kontur özellikleri açısından, mediastinal lenf nodu varlığı, kavitasyon, buzlu cam varlığına göre karşılaştırılmış ve gruplar arasında anlamlı fark olmadığı saptandı. Hastaların EGFR mutasyonu bulundurmasına göre değerlendirilmesi ; Gen mutasyonu (EGFR, ALK, c-Ros 1) bulunduran hastaların büyük bir çoğunluğu (%40, n=62) EGFR mutasyonu olarak saptandı ve bu sebeple tüm hasta popülasyonu EGFR mutant ve non- EGFR mutant olarak iki gruba ayrıldı. (Tablo 5) Buna göre hastalar yalnızca EGFR gen mutasyonu varlığına göre incelendiğinde EGFR gen mutasyonu olan olguların yaşı 64.3±1.2 iken olmayan olguların yaş ortalaması 62.9±1.0'dır ve aralarında anlamlı fark yoktur (p=0.372). İki grup tümör boyutu açısından değerlendirildiğinde gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. EGFR gen mutasyonu olan olguların %50 'si kadın (n=31) iken, EGFR gen mutasyonu olmayan olguların %21.5 'i kadındır ve aralarındaki fark anlamlıdır (p<0.01) EGFR gen mutasyonu olan olgularda sigara kullanım sıklığı %50 (n=31) iken, gen mutasyonu olmayan olgularda bu sıklık %69.9'a (n=65) yükselmektedir ve aralarındaki fark anlamlıdır (p=0.012). Hastalar yalnızca EGFR gen mutasyonu varlığına göre incelendiğinde EGFR gen mutasyonu olan olguların %100 'nde (n=0), gen mutasyonu olmayan olguların ise %90.39 'nde (n=9) kalsifikasyon olmadığı saptanmıştır ve aralarındaki fark anlamlı bulunmuştur (p=0.012). EGFR gen mutasyonu olan olguların %45.2 'sinde (n=28), olmayan olguların ise %61.3'nde (n=57) uzak metastaz vardır ve aralarındaki fark anlamlıdır (p=0.048). EGFR gen mutasyonu olan olguların %74.2'sinde (n=46), olmayan olguların ise %87.1 'nde (n=81) mediastinal lenf nodu vardır ve aralarındaki fark anlamlı olarak saptandı. (p=0.041). EGFR gen mutasyonu olan ve olmayan olgular aynı veya farklı lobda nodül varlığı, vasküler invazyon varlığı, santral nekroz varlığı, plevral effüzyon varlığı, kavitasyon varlığı ve buzlu cam varlığına göre karşılaştırılmış ve gruplar arasında anlamlı fark olmadığı saptanmıştır. SONUÇ: Akciğer kanseri dünya genelinde kanser bağımlı ölümlerin en sık sebebidir. Son yıllarda moleküler metodlarla yapılan çalışmaların sonucu olarak kanser patogenezinde genetik değişimlerin bulunduğu bilinmektedir. Özellikle AK'larda EGFR mutasyonları, ALK ve ROS1 mutasyonlarını belirlemek, bu hastalarda hedefe yönelik tedavi için kritik önem taşımaktadır. Akciğer adenokanserli hastalarda BT bazlı radiogenomics tümör fenotipini değerlendirerek yararlı bilgiler sağlayabilir. Bizim çalışmamızda mutant grup (EGFR, ALK, ROS 1) ve non- mutant grup karşılaştırıldığında kadın cinsiyet ve sigara tüketimi açısından anlamlı farklılık saptandı. Ayrıca hasta popülasyonunu EGFR açısından gruplandırıp karşılaştırdığımızda uzak metastaz ve mediastinal lenf nodu metastazı açısından anlamlı farklılık saptandı.