Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SULTAN ECE ÖZAYDIN ÜNAL
Danışman: İNCİ ALACACIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Akut myeloid lösemi hastalarında enfeksiyon morbidite ve mortalitenin en önemli sebeplerinden biridir. Bu nedenle enfeksiyonları erken dönemde fark edebilmek ve uygun tedavi rejimlerini belirlemek hayati öneme sahiptir. Ampirik antibiyotik seçiminde her kliniğin kendi etken profili önemli rol oynamaktadır. COVID-19 pnömonisi akut solunum güçlüğü, sepsis gibi ölümcül seyredebilen kliniklere neden olur. COVID-19 pandemisi sağlık alanında pek çok değişikliği de beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada pandemi öncesi dönem ile, pandemi döneminde değişen şartlarda nötropenik enfeksiyon yaklaşımı, etken profilini, tedavi rejimlerini ve mortalite oranlarını karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Hematoloji kliniğinde 01/01/2017 ve 01/05/2022 tarihleri arasında takip edilen AML tanılı 100 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, laboratuvar parametreleri, kültür sonuçları, görüntüleme sonuçları ve enfeksiyon atağının mortalite ile sonuçlanıp sonuçlanmadığı kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 42'si kadın 58'i erkek 100 hasta dahil edildi. 100 hastada toplam 198 enfeksiyon atağı kaydedildi. Hastaların yaş ortalaması 59,1 ± 12,8 yıl olarak bulundu. İncelenen 198 atağın %19,2'si mortalite ile sonuçlandı. Atakların %49,7'sinde bakteriyemi saptandı. Medyan 14,23 aylık izlem sonunda %36'sının (36 hasta) halen hayatta, %64'ünün ex (64 hasta) olduğu tespit edildi. Ortalama hastanede yatış süresi 125,5 ± 86 gün saptandı. En çok verilen kemoterapi %42,4 ile ARA-C + İdarabucin (7+3)'di. Bakteriyemi gelişen hastalarda en sık tespit edilen bakteri koagülaz negatif stafilokok (%34,2) olarak bulundu; bunu ESBL negatif E. coli (%24,5) takip etti. % 51 hasta pandemi öncesi dönemde %49 hasta pandemi döneminde tanı almıştı. İki grup karşılaştırıldığında ateş saptanan atakların sıklığında, ortalama hastanede yatış süresinde, ortalama CRP, albümin ve kreatinin değerlerinde, profilaktik antifungal kullanımında farklılıklar tespit edildi. Mekanik ventilatör ihtiyacı, vasopressör ihtiyacı, parenteral nütrisyon ihtiyacı, bakteriyemi gelişmesi, hastanın remisyonda olmaması, uzamış nötropeni mortalite ile ilişkili bulundu. Yaş, FEN atak sayısı, diyabetes mellitus ve akciğer hastalığına sahip olma, AML risk grubu, hematolojik maligniteden transforme AML sağkalımla ilişkili bulundu. Sonuç: Febril nötropenik hastaların ampirik tedavisinin lokal epidemiyolojik verilerde izole edilen mikroorganizmaların sıklığı ve duyarlılık profil sonuçlarına göre hızlı şekilde düzenlenmesi ve klinik gidiş ile mikrobiyolojik verilere göre gerekirse modifiye edilmesi morbidite ve mortaliteyi azaltmada en doğru ve akılcı yaklaşımdır. Olguların izole hasta oldalarında takip edilmesi, alınan pandemi önlemleri sayesinde pandemi döneminde nötropenik enfeksiyon etmenlerinde ve mortalite oranlarında farklılık izlenmemiş, hastanede yatış döneminin kısalmasının hasta izleminde olumsuz katkısı olmamıştır. Anahtar Kelimeler: Febril nötropeni, COVID-19 pandemisi, enfeksiyon, AML