Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET OĞUZ ERBAĞCI
Danışman: GÜL HÜRAY İŞLEKEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gestasyonel diyabetes mellitus (GDM) ilk kez gebelik sırasında ortaya çıkan yüksek glukoz düzeyleri ile karekterize klinik bir bozukluktur; gebeliğin en sık rastlanan metabolik komplikasyonudur. Diğer yandan gebelerde demir eksikliği anemisine sık rastlanmaktadır. Demir büyüme ve gelişme için esansiyel bir iz element olsa da, anemik olmayan gebelerde demir takviyesi iatrojenik demir fazlalığını indüklemektedir. Demir fazlalığının oksidatif stres ve GDM'ye neden olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmada GDM'li ve normal glukoz toleransı olan gebelerde, gebeliğin 11-14. haftaları ve 24-28. haftalarında alınan idrar ve kan örneklerinde kümülatif oksidatif stresin duyarlı göstergesi olarak oksidatif DNA hasarını referans yöntem sıvı kromatografi-tandem kütle spektrometri ile değerlendirmeyi ve vücut demir depo düzeyleri ile ilişkisini incelemeyi amaçladık. Araştırmamız prospektif bir çalışma olarak tasarlanarak Mart 2016-Ağustos 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Çalışma grupları, GDM (33) ve normal glukoz toleransına sahip kontrol grubu (84) olmak üzere 117 gönüllüden oluşturuldu. Çalışmaya katılan gebelerden 11-14. haftalarında, ve rutin 75 gr. glukoz ile tarama ve tanı testi (OGTT) için geldikleri 24-28. haftalarında sabah ilk idrar örnekleri alındı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Gebe Polikliniği'ne başvuran gebelerin demografik verileri ve oral demir takviyesi alıp almadıkları kayıt edildi. Rutin kontrol için alınan venöz kan örneklerinde açlık kan şekeri (AKŞ), HbA1c ferritin, hemogram değerleri ve idrar örneklerinde kreatinin ölçüldü. GDM tanısı 24-28 hafta OGTT sonuçlarına göre ADA 2017 kriterleri esas alınarak konuldu. GDM grubunun 3. ay 8-OH-dG düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,006). GDM grubunun 6. ay 8-OH-dG düzeyleri de kontrol grubuna göre yüksek bulunmakla birlikte istatistiksel bir anlamlılık gözlenmedi. GDM grubunun 3. ay AKŞ değerleri ile 6. ayda yapılan OGTT 0., 1. ve 2. saat glukoz değerleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<,001). GDM grubunun ferritin düzeyleri kontrol grubundan yüksek bulunmuş olsa da istatistiksel bir anlamlılık saptanmadı. Çalışmamızda araştırılan parametrelerin ilk ve ikinci trimester sonu arasındaki uzunlamasına değişimleri incelendiğinde, her iki grubun da gebeliklerinin 3. ayından 6. ayına 8-OH-dG düzeylerinde istatistiksel bir anlamlılık göstermemekle birlikte azalma gözlendi. Kontrol grubunda ise ferritin, hemoglobin ve HbA1c değerleri üçüncü aya kıyasla altıncı ayda daha düşük bulundu (p<0.001). Diğer incelenen parametreler açısından iki gebelik dönemi arasında bir fark gözlenmedi. Çalışmamıza katılan tüm gebeler 3. ay ferritin düzeylerine göre düşükten yükseğe doğru sıralandığında, 50 persantilin üzerindeki gebelerin (Ferritin ≥ 13,0 ng/mL) 3. ay 8-OH-dG ve R-cdA değerleri anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,034, p=0,009). Kontrol grubu gebeleri 3. ay ferritin düzeylerine göre düşükten yükseğe göre sıralandığında, 50 persantilin üzerindeki gebelerin (Ferritin ≥ 11,9 ng/mL) 3. ay 8-OH-dG değerleri anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,017). Çalışmamızda incelenen parametrelerin birbirleri ile ilişkileri değerlendirildiğinde; hem GDM grubunda hem de kontrol grubunda 6. ay R-cdA'nın 6. ay S-cdA ile pozitif yönde anlamlı korelasyonu saptandı (sırasıyla r=0,549, p=0,003 ve r=0,504, p<0,001). Kontrol grubunda 3. ay R-cdA ile 3. ay S-cdA ve 8-OH-dG düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon tespit edildi (sırasıyla r=0,456, p<0,001 ve r=0,364, p=0,001). Kontrol grubunda 3. ay ferritin düzeyleri ile 3. ay S-cdA ve 8-OH-dG düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon belirlendi (sırasıyla r=0,279, p=0,011 ve r=0,256, p=0,019). GDM grubunda ise, 6. ay 8-OH-dG düzeyleri ile 6. ay ferritin ve OGTT 1. saat glukoz değerleri arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon belirlendi (sırasıyla r=0,466, p=0,014 ve r=0,452, p=0,020) Çalışmamız gebeliğin geç ve erken olmak üzere iki farklı döneminde oksidatif DNA hasarının incelendiği ve gebelerin vucüt demir durumu ile ilişkilendirildiği ilk çalışmadır. Çalışma sonuçlarımız normal glukoz toleransı olan gebelere kıyasla, ikinci trimester sonunda OGTT ile gestasyonel diyabet tanısı alan gebelerin, gebeliğin erken döneminde oksidatif DNA hasarına daha fazla maruz kaldıklarını; erken dönemde eşik değerin üzerinde 8-OH-dG düzeyleri olan gebelerde daha düşük olanlara kıyasla, ikinci trimesterde daha yüksek oranda GDM görüldüğünü kullanılan referans tandem kütle spektrometrik yöntemle ilk kez ortaya koymuştur. Bu sonuçlar gebelerde erken dönemde yapılacak non-invaziv idrar DNA hasar ölçümlerinin ileri dönem GDM öngörüsünde yararlı olabileceğini ortaya koymaktadır. Çalışmamız sonuçları doğrultusunda, demir depo düzeyleri daha düşük olan grupta oksidatif DNA hasar parametrelerinin anlamlı olarak düşük tespit edilmesi gebelerde demir düzeyi ile oksidatif stres arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bu konuda daha fazla gestasyonel diyabetli gebe ile yapılacak çalışmalar oksidatif stres-GDM-demir ilişkisinin aydınlatılmasına yardımcı olacaktır.