Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında din ve inanç özgürlüğü
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2007
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERKAN EKİZ
Danışman: OĞUZ ŞİMŞEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Uygarlık tarihi, din veya inanç farklılıkları nedeniyle yaşanmışsavaşlarla doludur. İşkence ve katliam İkinci Dünya Savaşı'nın sona erdiğitarihe kadar, dinsel ve mezhepsel farklılıkları ortadan kaldırmak içinbaşvurulan en yaygın yöntemler olmuştur. Daha yakın bir tarihte, EskiYugoslavya'da Sırpların, Müslüman Boşnaklara karşı gerçekleştirdiği katliam,bu anlayışın günümüzde de varlığını sürdürdüğünü ve hala bazı insanlarınsadece farklı bir din veya inanca sahip oldukları için başkalarını öldürmeyigöze alabileceğini ortaya koymaktadır.Yaşanan bu acı tecrübeler, diğer temel hak ve özgürlükler gibi, din veinanç özgürlüğünün de uluslar arası düzeyde kurumsal olarak güvence altınaalınması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.Bu anlamda atılan ilk adım Birinci Dünya Savaşı sonrasında ?dünyabarışının ve düzeninin? korunması için kurulan Milletler Cemiyeti bünyesindegerçekleştirilmiştir. Fakat, Milletler Cemiyeti çatısı altında din ve inançözgürlüğünü güvence altına almak için gerçekleştirilen çalışmalar, bu özgürlüğübir azınlık hakkına indirgemiş, genel olarak herkese tanınması gereken temelbir özgürlük seviyesine çıkartamamıştır.İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan Birleşmiş Milletler Örgütü çatısıaltında gerçekleştirilen çalışmalarda ise din ve inanç özgürlüğünü sadece azınlıkhaklarından birisi olarak gören anlayıştan ve bu özgürlüğü güvence altınaalmak için geliştirilen Azınlık Hakları Anlaşması yaklaşımından vazgeçildiği,bunun yerine daha genelleştirilmiş ve birey merkezli bir hak ve özgürlüklersistemine geçildiği görülmektedir. Bu yeni anlayış, BM çatısı altında kabuledilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Medeni ve Siyasi HaklarSözleşmesi ve Din ve İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlüğün ve AyrımcılığınKaldırılmasına İlişkin Bildiri gibi din ve inanç özgürlüğüne ilişkin olarakgetirdikleri düzenlemeler ile ön plana çıkan insan hakları belgelerindesomutlaşmıştır.Birleşmiş Milletler Örgütü ve bu Örgüt tarafından kabul edilenuluslararası insan hakları belgeleri bu gelişmenin uluslararası düzeydekiyansımaları olarak kabul edilirken, bu gelişmenin Avrupa ölçeğindeki izdüşümü, Avrupa Konseyi ve bu Konsey tarafından kabul edilen Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi'dir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni diğer uluslararasıinsan hakları sözleşmelerinden ayıran en önemli özellik, güvence altına aldığıhak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiası ile bireylere, yine bu Sözleşme ilekurulan yargı organlarına doğrudan başvuru hakkı tanımış olmasındankaynaklanmaktadır.Sözleşme'nin 9. maddesi ?düşünce, vicdan ve din özgürlüğü? başlığıaltında din ve inanç özgürlüğüne güvence sağlamaktadır. 9. maddenin metni,kendinden önce kabul edilen diğer uluslar arası insan hakları belgelerinde takipedilen sisteme uygun olarak, din ve inanç özgürlüğüne, bu özgürlüğün iki temelboyutunu göz önünde bulundurarak güvence sağlamaktadır. Buna göre, 9.maddenin birinci fıkrasında ilk olarak din ve inanç özgürlüğünün, bireyin birdin veya inanca sahip olması, hiçbir din veya inanca sahip olmaması hakkı ilemevcut din veya inancını değiştirmesi özgürlüğünü ifade eden içsel alanına(forum internum) mutlak ve sınırlanamaz bir nitelik atfedilmiştir. Bununlabirlikte din ve inanç özgürlüğü, aynı zamanda bireyin din veya inancınıngereklerini yerine getirmesi özgürlüğünü de içermektedir. 9. maddenin birincifıkrasının ikinci cümlesinde de, din ve inanç özgürlüğünün dışsal alanı (forumexternum) yani, bireyin din veya inancını açığa vurması özgürlüğü güvencealtına alınmıştır. Din ve inanç özgürlüğünün dışsal alanı, içsel alanın aksine bazısınırlamalara konu olabilmektedir. 9. maddede din veya inancın ?ibadet, ayin,öğretim ve uygulama? şeklinde açığa vurulabileceği belirtilmiştir. Fakatdoktrinde bu açığa vurum şekillerinin sınırlı sayıda olmadığı yönünde genel birkabul bulunmaktadır.9. maddenin ikinci fıkrası, sadece din veya inancın açığa vurulmasıözgürlüğünün sınırlanabileceğini ortaya koyan ve bu özgürlüğe getirileceksınırlamaların hukuksal rejimi düzenleyen bir hükme yer vermektedir. Bunagöre din veya inancın açığa vurulması özgürlüğü, ?..ancak kamu güvenliğinin,kamu düzenin, genel sağlığın veya ahlakın, ya da başkalarının hak veözgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirlerle veyasayla sınırlanabilir.?Din ve inanç özgürlüğüne dayalı olarak yapılan başvuruların çoğunluğu,Komisyon tarafından karara bağlanmıştır. Komisyon, söz konusu başvurularınpek çoğunu, kabul edilebilirlik aşamasında reddetmiştir. Kabuledilebilirlikkararı verdiği az sayıdaki başvurularda da din ve inanç özgürlüğünün normatifiçeriği konusunda tatmin edici bir açıklama getirdiği söylenemez. Mahkeme, dinve inanç özgürlüğü ile ilgili ilk kararını 1993 yılında Kokkinakis/ Yunanistanbaşvurusu üzerine vermiştir. Bu nedenle din ve inanç özgürlüğü ile ilgiliMahkeme içtihatları da, Sözleşme'de güvence altına alınan diğer temel hak veözgürlüklere oranla, sayıca az ve içerik olarak da tatmin edici değildir.Mahkeme ve Komisyonun din ve inanç özgürlüğü için neden bu tip bir yaklaşımbenimsediği konusu doktrinde de tartışmalıdır.