Sıçanlarda allogreft rejeksiyonunun yağ doku kökenli mezenkimal kök hücre ile immun modülasyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BİLGE ANIL TOSYALIOĞLU
Danışman: MUSTAFA YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç ve Hipotez Doku kaybı ile oluşan fonksiyonel ve estetik deformiteler için ilk rekonstrüksiyon seçeneği otolog rekonstrüksiyonlardır. Otolog rekonstrüksiyon seçenekleri tükendiğinde, yüz ve ekstremitelerde oluşan defektlere yönelik protez ve epitez uygulamaları kullanılmaktadır. İnsanlarda kompozit içerikli allogreft transplantasyonu fonksiyonel ve estetik rekonstrüksiyon için alternatif bir yöntem olarak değerlendirilmektedir. Uygun endikasyonlar sağlandığında, sınırlı sayıda ve seçilmiş vakalarda alternatif rekonstrüksiyon seçeneği olarak vaskülarize kompozit doku nakli (VCA) insanlarda tüm dünyada uygulanmaya başlamıştır. Hayat boyu idame immunsüpresif tedavi gerektirmesi ve immunsüpresif ilaçların yan etkileri nedeni ile etkili bir rekonstrüksiyon seçeneği olarak kullanılamamaktadır. Split tolereans VCA'nın farklı içerikte dokularının farklı zamanlarda ve hızlarda rejekte edilmesidir. Deri VCA'nın en antijenik yapısı olmakla beraber deriye yönelik yüksek antijenik alloimmun yanıt mevcuttur. VCA'larda önemli bir bariyerdir. Deriye yönelik split tolerans kavramı ile ilgili deneysel çalışmalarının başladığı 1950'li yıllardan bu yana çok sayıda çalışma yapılmış olmasına rağmen split tolerans kavramı halen aşılamamıştır. Günümüzde bu nedenle allogreft rejeksiyonunu önlemeyi amaçlayan, immunsüpresif ajanların dozunu minimize eden immun modülasyon yöntemleri ve tolerans indüksiyon stratejileri üzerinde deneysel çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada yağ doku kökenli mezenkimal kök hücre (ADAS), immun modülatuar özelliklerinin etkin olduğu yönünde yayınların yapılması, kemik iliği kökenli MSC (BMSC) ile aynı immun modülatuar özelliklerinin olduğunun deneysel olarak gösterilmesi, daha kolay ve çabuk elde edilebilmesi nedeni ile bir tolerans indüksiyon stratejisi ve immun modülasyon yöntemi olarak kemik iliği kökenli MSC'ye alternatif olarak düşünülmüştür. Donör kökenli ADAS'ların intravenöz (IV), lokal subkutan (SC), IV ve SC uygulamasının allogreft rejeksiyon sürecine ve allogreft yaşam süresine olan in vivo immun modülatuar etkileri araştırılmıştır. Deriye yönelik split tolerans kavramına immun modülatuar strateji oluşturmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Deney modelimizde n= 21 Lewis (inbred) sıçan ve n=14 Brown Norway (inbred) sıçan, ortalama 8-12 haftalık, 300-350 gram (gr.), alıcı ve donör olarak kullanıldı. Hayvanlar beş gruba ayrıldı. Kontrol grupları: Grup 1: Otogreft (negatif kontrol) Grup 2: Allogreft (pozitif kontrol) Tedavi grupları: Grup 3: Allogreft ve SC ADAS tedavisi Grup 4: Allogreft ve IV ADAS tedavisi Grup 5: Allogreft ve IV ve SC ADAS tedavisi Grup II- IV-V'ten ADAS üretimi için yağ grefti alındı. ADAS eldesini takiben greft cerrahisine geçildi. Grup I'de otogreft uygulaması, Grup II-III-IV-V'te allogreft uygulaması yapıldı. Tedavi gruplarında alıcıya, IV ve allogreft yatağına lokal SC donör kökenli ADAS tedavisi uygulandı. Grup III'te sadece SC, Grup IV'te IV (intravenöz) ve Grup V'te IV (intravenöz) ve SC ADAS tedavisi yapıldı. Tüm denekler greft cerrahisinin yapıldığı günden itibaren günlük takibe alındı. Greft rejeksiyonu görsel takipleri günlük yapıldı. Tüm deneklerden yedinci günde patolojik örnekler alındı. Patolojik örneklerde Banff skorlamasına göre rejeksiyon patolojisi ve derecesi bakıldı. Dil boyası ile immunfluoresan altında kök hücre görüntülemesi için patolojik kesitlerde inceleme yapıldı. Bulgular ve Sonuç Donör kökenli ADAS tedavisi immun defisiti olmayan sıçanlarda, immunsüpresif ajan kullanılmadan yapılan deri allogrefti uygulamasında allogreft yaşam süresini lokal SC uygulama, IV uygulama ve SC+IV uygulamayla anlamlı olarak uzatmış, tüm gruplarda rejeksiyon süresini geciktirmiştir. Tek başına donör kökenli SC ADAS tedavisi alan grupta en yüksek ortalama allogreft yaşam süresi saptanmıştır. Tek başına donör kökenli IV ADAS tedavisi erken dönemde allogreft yaşam süresini anlamlı olarak uzatmıştır. Fakat tek başına IV donör kökenli ADAS tedavisi alan grupta geç dönemde allogreft rejeksiyonu sadece SC ve IV+ SC donör kökenli ADAS tedavisi alan gruplara göre anlamlı olarak daha erken gerçekleşmiştir. IV ADAS tedavisi geç dönemde allogreft yaşam süresini sadece SC ve IV+SC ADAS tedavisi alan gruplara göre anlamlı şekilde azaltmıştır. Anahtar Kelimeler: Allogreft rejeksiyonu, yağ doku kökenli mezenkimal kök hücre, immun modülasyon, sıçan.