Mide malt lenfomaları: Tek merkez deneyimi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET RAŞİT SEZGİN
Danışman: MÜJDE SOYTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç, Mide MALT lenfomaları nadir görülmekte ve patogenezinde Helicobacter pylori (H. pylori) enfeksiyonu büyük rol oynamaktadır. H. pylori eradikasyonu, özellikle düşük dereceli mide MALT lenfoma tedavisinde ilk basamak tedavidir. H. pylori enfeksiyon oranının ve antibiyotik direncinin yüksek olduğu ülkemizde mide MALT lenfomalarının sıklığı, prognozu, H. pylori enfeksiyonu ile ilişkisi ve yönetimi ile ilgili yeterli veri bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı; merkezimizde tanı konmuş MALT lenfomalı hastaların demografik özelliklerini, hastalığın H. pylori enfeksiyonu ile ilişkisini, oluşturduğu endoskopik ve histopatolojik lezyonları, evresini, izlem yöntemleri ve sıklığını, tedavi yönetimini, remisyon ve nüks oranları ile bunlara etki eden faktörleri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem Çalışmaya 2005-2016 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi (DEÜTF) Gastroenteroloji Kliniğinde MALT lenfoma tanısı ile izlenen 21 hasta (15 K, 6 E, Ort yaş: 54.5 ) dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, H. pylori enfeksiyon durumu, Lugano ve Paris evreleri, izlem sıklığı, remisyon oranları ve remisyona etki eden faktörler, nüks sıklığı ve nükse etki eden faktörler retrospektif olarak incelenmiştir. MALT lenfoma tanısı endoskopik biyopsi ile konmuştur. Evreleme ve izlemde endoskopi, histopatoloji, endoskopik ultrasonografi, BT, kemik iliği biyopsisi yöntemleri kullanılmıştır. Sonuçlar Hastalar ortalama 55±41.06 ay (min:5 ay, max:130 ay) takip edilmiş ve bu süreç içerisinde hastalara ortalama 10.01±6.01 kez endoskopi yapılmıştır. Endoskopik olarak saptanan lezyonların tipleri; %35 normal tip, %30 ülseratif, %15 ekzofitik, %10 hipertrofik ve %10 karışık tiptir. 19 hastada (%90.4) H. pylori pozitiftir. Tüm hastalara H. pylori eradikasyon tedavisi uygulanmıştır. Birinci, ikinci ve üçüncü sıra eradikasyondan sonra hastalarda eradikasyon oranları sırasıyla %42.9, %55 ve %77.8'e ulaşmıştır. Eradikasyonun sağlanmış olduğu hastaların %86.6'sında (p= 0.031), tüm hastaların ise %71.4'ünde remisyon elde edilmiştir. Remisyon başarısı ile lokalizasyon, lezyon tipi ve midede atrofi varlığı arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Remisyon sağlanamayan hastalarda (6/6), remisyon sağlanan (7/15) hastalara göre midede istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek oranda İM bulunduğu saptanmıştır (p= 0.046). Lugano'ya göre Evre I olan hastalarda %46.7, evre II hastalarda ise %33.3 oranında remisyon elde edilmiştir. Hastaların %20'sinde nüks gelişmiştir. Tartışma ve Öneriler: Kliniğimizde izlenen hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, H. pylori enfeksiyon oranları ve lezyonların yerleşimi literatür ile benzer görünmektedir. H. pylori antibiyotik direnci nedeniyle ortaya çıkan düşük eradikasyon oranları MALT lenfomalı hastaların tedavisini güçleştirmekte ve hastalığın prognozunu kötü yönde etkilemektedir. Başarılı H. pylori eradikasyonu ve midede İM bulunmaması remisyon açısından olumlu faktörlerdir.