Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2000
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUAZZEZ ÖZCAN
Danışman: SEMİH SÜTAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:7. ÖZET Otosklerozun neden olduğu işitme kaybının düzeltilmesinde otoskleroz cerrahisi uzun yıllardır başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Ancak, başarılı bir operasyon sonrasında bile otoskleroz cerrahisi koklear işitme kaybına yol açabilmektedir. Koklear travma sonrasında ortaya çıkan ve otoskleroz ceiTamsinin en sık görülen komplikasyonu olan sensorinöral işitme kaybı, yüksek frekanslarda daha fazla görülmektedir ve 8 kHz' e kadar olan bölümü PTO ile saptanabilmektedir. Bu çalışmada, stapedotomi operasyonu uygulanan hastalarda preoperatif ve postoperatif PTO ve YFO yapılarak, otoskleroz cerrahisinin koklear rezerve etkisi araştınlmıştır. 19 hastada toplam 20 kulakta, stapedotomi operasyonu öncesinde ve sonrasında l.ay ve 3. ayda PTO, YFO ve konuşma odyometrisi yapılmış, preoperatif-postoperatif l.ay, preoperatif - postoperatif 3. ay ve postoperatif l.ay - postoperatif 3. ay şeklinde elde edilen veriler karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Stapedotomi operasyonunun postoperatif l.ay ve postoperatif 3. ayda 0.5 kHz' den 8 kHz' e kadar pür ton hava yolu işitme eşiklerinin tümünde ve 1 kHz ile 2 kHz frekanslanndaki pür ton kemik yolu işitme eşiklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir düzelmeye neden olduğu saptanmıştır. YFO testinde ise, stapedotomi operasyonu sonrasında postoperatif l.ayda 8 kHz' deki hava yolu işitme eşiğinin düzeldiği(ortalama 6 dB); 9 kHz ve 10 kHz' de önemli bir değişiklik olmadığı; 11.2 kHz ve 12.5 kHz' de ise bozulma olduğu (ortalama 7.5 dB) saptanmıştır. Postoperatif 3. ayda ise, yüksek frekans hava yolu işitme eşiklerinin yine 8 kHz'de düzeldiği(ortalama 7 dB); 9, 10, 11.2 ve 12.5 kHz' de anlamlı bir değişiklik olmadığı saptanmıştır. Stapedotomi operasyonunun otoskleroza bağlı pür ton işitme kaybının tedavisinde oldukça başarılı olduğu ve bu çalışmada değerlendirilen yüksek frekans hava iletim eşiklerinde 8 kHz'de anlamlı bir düzelmeye, 11.2 kHz ile 12.5 kHz'de 33ise erken dönemde bozulmaya neden olduğu saptanmıştır. 11.2 kHz ve 12.5 kHz frekanslarındaki hava yolu işitme eşiklerindeki yükselme, daha üst frekans aralığında işitme eşikleri saptanabüen genç hastalarda, yapılacak cerrahi girişimin olumsuz etkisinin göstergesi olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, daha yüksek frekans aralığında işitme eşikleri ölçülebilen hastalarda yapılacak YFO incelemeleri ile stapes cerrahisinin yüksek frekans işitme eşiklerine etkisinin daha doğru bir şekilde saptanmasının mümkün olacağı sonucuna varılmıştır. 34