Tavşanlarda intravitreal golimumab uygulamasının retina üzerine histopatolojik etkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEREN DURMAZ ENGİN
Danışman: ALİ OSMAN SAATCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tavşanlarda intravitreal uygulanan Golimumab'ın (anti-TNF) retina üzerine histopatolojik etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Çalışmaya 16 adet tavşan (Yeni Zelanda albino tavşan) dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen tavşanlar 3 gruba ayrılarak, deneklerin sağ gözüne intravitreal Golimumab enjeksiyonu [grup 1 (n=6): 5 mg/0.05 ml, grup 2 (n=6): 10 mg/0.1 ml, grup 3 (n=4): 20 mg/0.2 ml], sol göze ise eş volümde sham enjeksiyon (Dengeni Tuz Solüsyonu-BSS) yapıldı. Tavşanların gözleri bir hafta boyunca günlük takip edildi. Bir haftalık takibin ardından sakrifikasyon sonrası, gözleri enüklee edilerek dokuları ışık mikroskopisinde apopitotik aktivasyonu gösteren immünohistokimyasal (TUNEL ve Kaspaz-3 boyama) ve elektron mikroskopi incelemeleri için hazırlandı. Sonuçlar: Hematoksilen-eozin (H&E) boyama ile yapılan incelemede, çalışma gözlerinin histolojik kesitlerinin hiçbirinde makroskopik olarak retina tabakalarında kayba rastlanmadı. Tüm dozlarda (5 mg/0.05 ml, 10 mg/0.1 ml ve 20 mg/0.2 ml), aynı volümde BSS enjeksiyonu yapılan kontrol gözlerine göre, Golimumab enjekte edilen gözlerde, H&E boyamada dış nükleer (sırasıyla p=0.001, p=0.044 ve p=0.045) ve iç nükleer (sırasıyla p=0.047, p=0.045 ve p=0.048) tabakalarda azalmış hücre sayısı görülürken; ganglion hücre sayısında anlamlı farklılık gözlenmedi. (sırasıyla p=0.11, p=0.067 ve p=0.20) 5 mg/0.05 ml Golimumab enjeksiyonu yapılan gruplardaki tavşan gözlerinde dış nükleer tabakada TUNEL ile kontrole göre boyanma yüzdesinde farklılık görülmezken; Kaspaz-3 boyanma yüzdesi kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha fazla saptandı. (sırasıyla p=0.061 ve p=0.048) Aynı dozda iç nükleer tabakada ise TUNEL ve Kaspaz-3 boyanma yüzdeleri, kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha fazla bulundu. (sırasıyla p=0.018 ve p=0.015) 10 mg/0.1 ml ve 20 mg/0.2 ml dozlarında ise hem dış hem iç nükleer tabakada TUNEL ve Kaspaz-3 boyanma yüzdeleri, kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha fazla saptandı. (TUNEL boyama ile sırasıyla p=0.009, p=0.020, p=0.029 ve p=0.029, Kaspaz-3 boyama ile sırasıyla p=0.041, p=0.041, p=0.048, p=0.041) Golimumab enjekte edilen gözlerin ganglion hücre tabakasında gerek TUNEL gerekse Kaspaz-3 boyamasında kontrol grubuna göre pozitif boyanan hücre yüzdesinde üç dozda da anlamlı farklılığa rastlanmadı. (TUNEL boyama ile sırasıyla p=0.937, p=1.000 ve p=1.000, Kaspaz-3 boyama ile sırasıyla p=0.064, p=0.163 ve p=0.198) Kaspaz-3 boyanmada, artan dozlarda gruplar arasında her üç tabakada da apoptosis oranı açısından istatistiksel olarak anlamlı doz bağımlı ilişki bulunmadı (Kaspaz-3 boyama ile sırasıyla p=0.555, p=0.092 ve p=0.877). Tartışma: Tavşanlarda intravitreal olarak uygulanan TNF-α antagonisti Golimumab, retinal fotoreseptör ve bipolar hücrelerde apopitoza neden olmuştur. Uygulanan üç farklı dozda (5 mg/0.05 ml, 10 mg/0.1 ml ve 20 mg/0.2 ml) da retina hücrelerinde kontrole göre artan hücre ölümü gözlendiğinden, tedavi planlaması esnasında bu dozlarda yapılacak intravitreal Golimumab enjeksiyonunun retina için toksik olabileceği göz önüne alınmalıdır. Anahtar kelimeler: Apopitozis, Golimumab, intravitreal anti-TNF ilaçlar, retina