Akut koroner sendrom ile başvuran hastalarda frontal planda QRS aksı ile T aksı arasındaki açı f(QRS


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İNCİ TUĞÇE ÇÖLLÜOĞLU

Danışman: EMİN EVREN ÖZCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Akut miyokard infarktüsü ile başvurmuş hastaların yüzey EKG'de görülen artmış başlangıç frontal plandaki QRS aksı ile T aksı arasındaki açı (f(QRS/T)) değerinin artmış morbidite ve mortalite ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ancak akut ST yükselmeli akut miyokard infarktüsünde (STEMİ) revaskülarizasyon sonrası f(QRS/T) değerindeki değişimin değerlendirildiği bir çalışma yoktur. Çalışmamızın amacı, ilk kez akut STEMİ ile başvuran hastalarda f(QRS/T)'yi etkileyecek faktörleri tanımlayarak, bu faktörlerin varlığını klinik ve anjiyografik bulgularla karşılaştırmak ve bu şekilde riskli hastaların belirlenip belirlenmeyeceğini saptamaktır. Ek olarak reperfüzyon tedavisi öncesi ve sonrasındaki açı değerleri arasındaki farkın, reperfüzyon stratejisi ile olan ilişkisi ve hastane içi kötü prognostik olayları öngördürmedeki önemi de incelendi. Çalışma Planı: Çalışmamıza 01/06/2013 ile 31/12/2014 tarihleri arasında DEÜTF (Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi) hastanesi koroner yoğun bakıma ilk kez akut STEMİ ile başvuran 248 hasta alındı ve veriler geriye dönük olarak incelendi. Hastaların demografik özellikleri, rutin laboratuar parametreleri kaydedildi. Hastaların 106'sına trombolitik tedavi, 142'sine primer perkutan koroner girişim (PKG) uygulanmıştı. Hastaların koroner yoğun bakım ünitesine yatış anındaki, trombolitik tedavinin başlangıcındaki, trombolitik tedaviden 30-60-90 dakika sonraki ve primer PKG' giden hastaların ise işlem sonundaki 12 derivasyonlu EKG kayıtlarına ulaşıldı. Elektrokardiyografiler başlangıç f(QRS/T) ve revaskülarizasyon stratejisi sonrasındaki f(QRS/T) yönünden analiz edildi. Bulgular: Başlangıç ortalama f(QRS/T) 74.3°±49.6 idi. Yapılan ROC analizinde başlangıç f(QRS/T) değerinin ≥ 95.6° olması %72.1 özgüllük ve %66.7 duyarlılık ile hastane içi mortaliteyi öngördü. Başlangıç f(QRS/T) değeri ≥ 95.6° olan hastalarda daha yüksek oranda hastane içi mortalite (%16'ya karşın %4.6, p=0.003), proksimal damar hastalığı (%68'e karşın %53.8; p:0.037) ve üç damar hastalığı (%30.7'ye karşın %12.7; p:0.001) saptandı. Ancak MI lokalizasyonu açısından her iki grup arasında anlamlı farklılık tespit edilmedi (anterior Mİ: %48'e karşın %38.7; p:0.174). Bununla beraber, başlangıç f(QRS/T) değeri ≥ 95.6° olan hastaların daha düşük sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonuna (LVEF) (%43.6±9.6'ya karşın %47±9.6; p:0.013), daha düşük Hb değerlerine (13.3±1.8'e karşın 13.8±1.7; p:0.024), daha yüksek BUN değerlerine (19.7±11.4'e karşın 16.7±6.8; p:0.042), daha yüksek maksimum Troponin I (TpI) düzeylerine (61.1±33.6'ya karşın 41.3±34; p: 89.6o olması (OR: 3.541, 95% CI: 1.235-10.154, p= 0.019) hastane içi mortalitenin bağımsız prediktörlerinden biri olarak tespit edildi. Sonuç: Akut STEMİ hastalarında başvurudaki artmış f(QRS/T) değeri iskemik tehdit altındaki miyokard alanının daha yaygın olduğunu gösterirken, işlem sonrasındaki artmış f(QRS/T) değeri daha yaygın miyokard alanının nekroza gittiğini gösterir. Bu yüzden işlem sonrası f(QRS/T) değeri LVEF, aritmik olaylar, kardiyovasküler nedenli ölümler ve tüm nedenli ölümler ile daha yakın ilişkilidir. Bununla birlikte, başlangıç f(QRS/T) değerinin ≥ 95.6° olması üç damar hastalığını ve proksimal lezyon varlığını öngördüren bir parametre olarak kullanılabilirken, işlem sonu f(QRS/T) değerinin üç damar hastalığı ve proksimal lezyon varlığı ile herhangi bir ilişkisi yoktur. Anahtar Kelimeler: f(QRS/T) açısı, akut ST elevasyonlu miyokard infarktüsü, Hastane içi mortalite, Üç damar hastalığı, Proksimal damar hastalığı