Gastroşizisli civciv embriyolarında intraamniyotik mekonyum ile oluşan barsak hasarında mekonyum su ve yağ fazlarının oluşan hasar üzerine etkilerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OKTAY ULUSOY

Danışman: FAİKA GÜLCE HAKGÜDER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: İntrauterin dönemde umblikusun lateralinde yer alan bir defektten barsakların dışarı çıkması ve gelişimini karın duvarı dışında tamamlaması gastroşizis olarak tanımlanmaktadır. Yapılan çalışmalarda gastroşiziste amniyon sıvısı (AS) ile temas eden barsaklarda hasar oluştuğu gösterilmiştir. AS içersindeki hangi madde ya da maddelerin barsak hasarına yol açtığı araştırılmıştır. Hayvan deneylerinde fetusun AS içerisine fizyolojik olarak mekonyum çıkardığı ve gastroşizisteki barsak hasarından mekonyumun sorumlu olduğu bulunmuştur. Daha sonra, mekonyumun barsaklarda hasar oluşması için bir eşik değeri olduğu, mekonyum konsantrasyonunun 1/400'den daha fazla olduğu durumlarda barsak hasarı oluşturduğu gösterilmiştir. Mekonyumun içeriğindeki hangi madde ya da maddelerin barsak üzerine direk hasar verdiği halen araştırılmaktadır. Bu nedenle, mekonyumun su ve yağ fazlarına ayrılarak her bir fazın ayrı ayrı barsak hasarı üzerine etkilerini saptamak amacı ile bu çalışma planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada deney hayvanı olarak 13 günlük, embriyolu tavuk yumurtaları (Gallus Domesticus) kullanıldı. Çalışmada kontrol, sham, mekonyum, mekonyum su fazı, mekonyum yağ fazı olmak üzere 5 grup oluşturuldu. Döllenmenin 13. gününde yumurta kabuğu hava kesesi bölgesinden açıldı. Amniyo-allantoik sıvı tekrar geri verilmek üzere aspire edilip abdominal duvarda defekt yapılarak gastroşizis oluşturuldu. Mekonyumun fraksiyone edilmesiyle mekonyum su ve yağ fazlarına ayrıldı. Mekonyum, mekonyum yağ fazı ve mekonyum su fazı 1/400 konsantrasyonda amniyon sıvısı içine uygulandı. Histopatolojik incelemeye alınan barsak örneklerindeki hasar derecesi anti-mezenterik taraftaki duvar kalınlıkları ölçülerek değerlendirildi. İstatistiksel yöntem olarak, gruplar arasındaki farklılıklar ise Kruskall- Wallis varyans analizi ve onu izleyen Mann-Whittney U yöntemleri kullanılarak değerlendirildi. İstatistiksel olarak p0.05), diğer gruplarla karşılaştırıldığında anlamlı farklılık saptandı (p<0.05). Yağ fazı grubu su fazı grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.05). Mekonyum grubu diğer tüm gruplarla karşılaştırıldığında ise istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.05). Sonuç: Bu çalışmada, mekonyumun yağ fazı ile oluşan barsak hasarının su fazı ile oluşan hasardan daha fazla olduğu gösterilmiştir. Mekonyum ile oluşan hasar ise mekonyumun frakisyone edilmiş diğer iki fazına oranla daha fazladır. Bulgular mekonyum ile oluşan hasarda su ve yağ fazının birbiri üzerine additif etki göstererek hasar oluşumunu arttırdığını göstermektedir. Bu da, mekonyumun hem yağ fazı hem de su fazında farklı biyokimyasal moleküllerin barsakta hasar oluşumunda ortak rol oynadığını düşündürmektedir.