Dolaşımdaki serbest tümör DNA'sındakı mutasyonların foliküler lenfoma hastalarında tanı ve kemo-immünoterapi direnç biyomarkerı olma potansıyelinin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: TEVFİK HATİPOĞLU

Danışman: Can Küçük

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Foliküler lenfoma, lenfatik sistemin germinal merkezlerindeki anormal B hücrelerinden kaynaklanan Hodgkin dışı lenfomanın yaygın bir alt tipidir. Klinik olarak değişken bir prognoza sahip olması nedeniyle doğru teşhis ve risk stratifikasyonu, en uygun tedavi stratejisini belirlemek ve hasta sonuçlarını iyileştirmek için önemlidir. Bu çalışmada, foliküler lenfoma hastalarında, invaziv olmayan bir yöntem olan dolaşımdaki serbest DNA'nın (cfDNA) konsantrasyon ve genotipinin potansiyel tanısal ve prognostik değerini araştırdık. 13 asemptomatik ve 7 semptomatik olmak üzere 20 yeni teşhis edilmiş foliküler lenfoma vakasını dahil ettik. FL olgularının plazma cfDNA ve formalinle sabitlenmiş parafin gömülü tümör dokusu DNA'sındaki somatik varyantları tespit etmek için ultra-derin hedeflenmiş yeni nesil dizileme kullandık. Tedavi görmemiş foliküler lenfoma vakalarında, sıkı bir kriter uygulayarak ve hesaplamalı biyoinformatik iş akışı kullanarak 91 somatik kısa varyantı belirledik. Semptomatik vakalarda, asemptomatik vakalara kıyasla daha yüksek plazma cfDNA konsantrasyonları ve hem cfDNA hem de tümör doku DNA'sında ortak somatik varyantların daha sık olduğu gözlemlendi. Beklenildiği gibi yüksek Ki-67 boyama, yüksek LDH düzeyleri ve FDG PET/CT pozitifliği gibi olumsuz klinik faktörler, daha kötü sağkalımla ilişkili olduğu gözlemlendi. Ayrıca, daha yüksek plazma cfDNA konsantrasyonları olan vakalarda daha kötü sağkalım gözlendi. BCL2 mutasyonlarının cfDNA'da varlığı da daha kötü sağkalım ile ilişkilendirildi ve BCL2 mutasyonlarının olumsuz klinik değişkenlerle birlikte görülmesi, prognostik yararlılığı arttırdı. Sonuç olarak, bulgularımız, cfDNA'nın invaziv olmayan bir sıvı biyopsi yöntemi olarak, foliküler lenfoma hastalarının teşhisini ve risk stratifikasyonunu iyileştirmeye yönelik umut vaat ettiğini düşündürmektedir.