Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: FATİH YAŞAR
Danışman: İrem Aşkar Karakır
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İsrail hem ABD hem de Çin tarafından önemli bir jeopolitik aktör olarak görülmektedir. Bu tez, ABD ve Çin'in 2000'lerin başından itibaren İsrail'e yönelik dış politikalarını ve Phalcon HEİK ve Harpy İHA savunma sanayi krizlerini neorealizmi teorik çerçeve olarak kullanıp incelemeyi amaçlamaktadır. ABD ve Çin'in Orta Doğu'ya yönelik dış politikaları bu ülkelerin İsrail'e yönelik dış politikaları hususunda önemli bir faktör olmuştur çünkü İsrail Orta Doğu'nun Doğu Akdeniz (Levant) bölgesindedir. Bu bakımdan, bu tez ayrıca bu iki başlıca ülkenin Orta Doğu'ya yönelik dış politikalarını genel olarak gerekli olduğunda sunmuştur. Bu tez, uluslararası sistemdeki göreceli kabiliyetler/güç dağılımındaki değişimlerin ABD ve Çin'in 2000'lerin başından itibaren İsrail'e yönelik dış politikaları hususunda önemli bir faktör olan ABD-Çin ilişkilerinin yeni karakterine neden olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Rekabetçi (hatta bazı durumlarda çatışmacı) olan bu yeni karakter İsrail'i bu iki ülke arasında zor bir durumda bırakmıştır. ABD İsrail ile olan yakın ve stratejik ilişkilerini devam ettirmeyi hedeflemişken Çin İsrail ile sıcak ve derinleşen bağlar amaçlamıştır. İsrail, ABD ve Çin'in çatışan taleplerini karşılama çıkmazı ile karşı karşıya kalmıştır çünkü Tel Aviv hem ABD (geleneksel müttefiki ve en güçlü ülke) hem de Çin (göreceli yeni ortak ve başlıca yükselen güç) ile olan ilişkilerini korumaya çalışmıştır. Böyle bir ortamda, iki ciddi kriz (Phalcon HEİK ve Harpy İHA) ABD, Çin ve İsrail üçgeninde patlak vermiştir. Hem Phalcon hem de Harpy krizlerinde, Tel Aviv Çin ile olan bu anlaşmaları feshederek ABD'nin isteklerine boyun eğmiştir her ne kadar bu sözleşmeler kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirmeye istekli olduysa da.