Çocuk Norolojisi Bilim Dalı'na perioperatif öneriler açısından danışılan hastaların değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞENİZ ŞENOL

Danışman: Uluç Yiş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı çok geniş spektrumda hasta takibi yapan bir bilim dalıdır. Bu hasta popülasyonu gerek nörolojik tanıları gerekse diğer başka sebepler ile genel anestezi uygulanması gerektiren birçok operasyon geçirmek durumunda kalmaktadır. Pediatrik cerrahi girişimlerde preoperatif değerlendirme, cerrahi ve anestezi sürecinin güvenli bir şekilde yönetilmesi için önemli bir adımdır. Amaç: Bu çalışmamızda amacımız, Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Çocuk Nörolojisi Polikliniği'ne perioperatif danışılan olguların; klinik özelliklerinin, komplikasyon sıklığının ve türünün tanımlayıcı şekilde değerlendirmesini yaparak, literatüre katkı sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı'na 2018-2023 yılları arasında perioperatif öneriler açısından danışılan 0-18 yaş arası 455 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelenerek, antropometrik ve klinik özellikleri kaydedildi. Bulgular: Hastaların 272'sinin (%59,8) erkek, 183'ünün (%40,2) kız olduğu bulundu. Olguların 53'ü (%11,6) bir yaş altı, 223'ü (%49,1) 1-8 yaş arasında ve 179'u (%39,3) sekiz yaş üstü olduğu saptandı. Olguların en sık çocuk hastalıkları, ikinci sırada çocuk cerrahisi üçüncü sırada ise ortopedi bölümünce danışıldığı saptandı. Olguların %89,5'inin preoperatif, %10,5'inin postoperatif dönemde danışıldığı belirlendi. Preoperatif danışılan olguların %98,2'sine onay verildiği, yedi olguya ise onay verilmediği saptandı. Olguların tanıları arasında en sık epilepsi, ikinci sırada serebral palsi ve üçüncü sırada nörometabolik sendromların bulunduğu belirlendi. Olguların 115'inin (%25,3) bir tane, 227'sinin (%49,9) birden fazla komorbiditesi bulunduğu tespit edildi. Olguların 113'ünün (%24,8) ise komorbiditesi bulunmamakta idi. Olguların %8,8'inde erken, %11,4'ünde geç postoperatif komplikasyon geliştiği saptandı. Erken komplikasyon gelişen hasta grubunda en sık görülen nörolojik komplikasyon nöbet, en sık nöroloji dışı komplikasyon ise enfeksiyon olarak saptandı. Erken komplikasyon olarak nöbet geçiren 15 olgunun iki tanesinde epilepsi tanısın bulunmadığı görüldü. Erken komplikasyon olarak nöbet geçiren ve epilepsi tanısı bulunan ancak preoperatif dönemde antiepileptik kullanmadığı saptanan 10 hastaya postoperatif dönemde antiepileptik ilaç başlandığı saptandı. Bu 10 hastanın yedi tanesinin ise preoperatif görüntüleme ve/veya EEG tetkikleri normal iken postoperatif dönemde patolojik olduğu belirlendi. Kadın cinsiyette, serebral palsi tanısı bulunan hastalarda, hematolojik&onkolojik ve gastrointestinal sistem ilişkili komorbiditesi bulunan hastalarda, bilinç muayenesinde etkilenme olan hastalarda, kranial sinir ve kas gücü muayenesinde patoloji saptanan hastalarda erken postoperatif komplikasyon gelişme oranı anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Yapılan tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizlerden elde edilen sonuçlara göre; hastanın oryante ve koopere olmasına göre kapalı sedatize olması erken postoperatif komplikasyon riskini 12,715 kat arttırdığı saptandı (p<0,001). Geç komplikasyon görülen hasta grubunda en sık görülen nörolojik komplikasyon nöbet, en sık görülen nöroloji dışı komplikasyon ise enfeksiyon olarak saptandı. Geç nörolojik komplikasyon olarak nöbet geçiren beş olguya postoperatif dönemde antiepileptik ilaç başlandığı saptandı. Bu olgulardan iki tanesinin preoperatif dönemde epilepsi tanısı bulunmamakta idi. Geç komplikasyon olarak nöbet geçiren ve epilepsi tanısı bulunan iki olguda ise görüntüleme ve EEG'de yeni gelişen patolojik bulgu görüldü. Bir yaş altı grubundaki hastalarda, epilepsi ve nörometabolik sendrom tanısı bulunan hastalarda, gastrointestinal sistem ve solunum sistemi ilişkili komorbiditesi bulunan hastalarda, bilinç muayenesinde etkilenme olan hastalarda, kas gücü ve refleks muayenesinde patoloji saptanan hastalarda geç postoperatif komplikasyon gelişme oranı anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Yapılan tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizlerinden elde edilen sonuçlara göre; hastada gastrointestinal sistem ilişkili hastalık bulunmasının geç postoperatif komplikasyon riskini 2,547 kat arttırdığı tespit edildi (p<0,001). Sonuç: Çalışmamızda olguların büyük bir kısmı preoperatif dönemde danışılmış olup, postoperatif komplikasyon oranlarının erken dönemde %8,8, geç dönemde ise %11,4 olduğu saptandı. Bu komplikasyonların gelişiminde cinsiyet, tanı, komorbiditeler ve nörolojik muayene bulgularının etkili olduğu belirlendi. Tüm bu bulgular, komplikasyon riskini azaltmak için preoperatif değerlendirmelerin titizlikle yapılması ve yüksek riskli gruplara yönelik proaktif yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: anestezi, antiepileptik ilaç, epilepsi, komplikasyon, nöroloji görüşü, operasyon öncesi değerlendirme