Kemik iliği transplantasyonu yapilan hastalarda CMV enfeksi̇yonunun sıklığı, kliniği, risk faktörleri, tedavisi ve izleminin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LALE GÖKPINAR
Danışman: HALE ÖREN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Kemik iliği transplantasyonu (KİT) sonrası morbidite ve mortaliteyi etkileyen en önemli faktörlerden biri enfeksiyonlardır. KİT yapılan hastalarda enfeksiyöz komplikasyonlar çoğunlukla bakteriyel etkenlerle gelişse de sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonu viral enfeksiyonlar arasında görülme sıklığı açısından ilk sırada yer alır. CMV bu hastalarda pnömoni, gastroenterit, ensefalit, hepatit, retinit, pansitopeni gibi ek patolojilere yol açarak ağır morbidite ve mortaliteye neden olur. Amaç: Bu çalışmada KİT merkezimize yatmış pediatrik hastalarda CMV enfeksiyonunun sıklığı, klinik bulguları, risk faktörleri, tedavisi ve izleminin değerlendirilerek, daha sonra KİT merkezimizde izlenecek hastaların takip ve tedavisinin iyileştirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2008- Şubat 2018 tarihleri arasında KİT yapılan hastaların izlem dosyaları geriye yönelik incelenerek değerlendirildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, habis/selim hastalık grubu, KİT türü, hazırlama rejimi, engrafman süreleri, uygulanan profilaksiler, alıcı- vericinin nakil öncesi CMV serolojisi, CMV tanı yöntemi, nakil sonrası CMV seroloji durumu, CMV'nin hangi gün pozitifleştiği, CMV tedavisi, KİT komplikasyonları, KİT sonrası yaşam süreleri ve ölüm nedenleri değerlendirildi. İstatistiksel analizler için SPSS 24.0 programı kullanıldı. Bulgular: Merkezimizde KİT yapılan 70 hastanın birine 2 kez nakil yapılmıştı. Hastaların 20'si (%28,6) kız, 50'si (%71,4) erkek, ortanca KİT yaşı 11,1 yaş (8 ay-17 yaş) idi. Tanıların 60'ı (%85,7) habis, 10'u (%14,3) selimdi. Habis hastalık grubunun 31'i (%51,6) ALL, 9'u (%15) AML, 13'ü (%21,6) solid tümörler, 7'si (%11,6) lenfomaydı. Selim hastalık grubunun 3'ü (%30) primer immun yetmezlik, 7'si (%70) kemik iliği yetmezlikleriydi. Nakillerin 16'sı (%22,8) otolog, 54 'ü (%77,2) allojenik olup, allojenik nakillerin tamamı HLA uyumlu akraba donörlerdi. Kök hücre kaynağı 50'sinde (%71,4) kemik iliği, 20'sinde (%28,6) periferik kandı. Hazırlama rejimleri hepsinde miyeloablatifti; hastaların 28'ine (%40) total vücut ışınlaması (TVI) uygulanmıştı. En sık kullanılan rejim %35,7 ile TVI-VP idi, ikinci sırada %12,8 ile BU-VP-MEL, üçüncü sırada %11,4 ile BU-CY-MEL rejimi kullanılmıştı. Engrafman süreleri değerlendirildiğinde nötrofil engrafmanı ortalama 17,3±4,3 gün; trombosit engrafmanı ortalama 23,7±12,9 gün; mutlak lenfosit sayısı (ALS) 100 µl olduğu ortalama gün 10,2±3,5 gün; ALS 500 µl olduğu ortalama gün 27,4±21,2 gün idi. Hastaların 30'unda (%42,8) CMV enfeksiyonu, 2'sinde (%2,8) CMV hastalığı (pnömoni ve hepatit) saptandı. CMV laboratuvar tanı yöntemi olarak 8'inde (%11,4) pp65 antijenemisi, 19'unda (%27,1) PZR, 43'ünde (%61,4) pp65 ve PZR kullanılmıştı. PZR ve pp65 antijenemi sonuçlarının birbiri ile uyumu değerlendirildiğinde testler arasında belirgin uyum bulunmadı. KİT sonrası CMV saptandığında hastaların 14'ü (%43,8) 0-30. gün, 13'ü (%40) 30-100.gün, 5'i (%15,6) >100. günde idi. Hastaların 30'una (%93,8) preemptif tedavi, 2'sine (%6,2) tedavi uygulanmıştı; 14'ü (%42,4) gansiklovir, 7'si (%21,2) valgansiklovir, 10'u (%30,3) gansiklovir-İVİG, 2'si (%6,1) valgansiklovir-IVIG tedavileri almıştı. İkinci CMV reaktivasyonu gelişen 6 hastanın 5'ine gansiklovir ve 1'ine valgansiklovir tedavisi verilmişti; enfeksiyon gelişimi açısından değerlendirildiğinde, verilen tedavi açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. İkinci CMV reaktivasyonu zamanı ortalama 111,1±48,4 gündü. CMV pozitif olan ve olmayan hastalar arasında cinsiyet, yaş, engrafman süreleri, fungal enfeksiyon ve alıcı-verici CMV İgG serolojisi açısından istatistiksel anlamlı fark yoktu. Hazırlama rejiminde TVI uygulanması, kök hücre kaynağı olarak kemik iliği kullanılması, allojenik nakil yapılması, graft-versus-host hastalığı bulunması CMV enfeksiyonu gelişimi açısından risk faktörleri olarak bulundu. Hastalarda CMV ilişkili mortalite saptanmadı; CMV pozitif ve negatif olan hastaların KİT sonrası ilk 100 günlük ve 2 yıllık sağ kalım oranları benzerdi. Sonuç: CMV enfeksiyonu KİT yapılan hastalarda ilk 100 günde sık görülmektedir. Özellikle TVI ile birlikte miyeloablatif tedavi uygulanan, allojenik KİT yapılan, kök hücre kaynağı olarak kemik iliği kullanılan ve graft-versus-host hastalığı gelişen hastalarda risk artmaktadır. Erken tanı ve etkin tedavi ile morbidite ve mortalite azalmaktadır, bu nedenle hastaların izlemi iyi yapılmalıdır.