Plastik sanatlarda fraktal
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Heykel Ana Sanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EVREN TEPE
Danışman: SEVGİ AVCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Fraktal; matematikte çoğunlukla kendine benzeme özelliği gösteren karmaşık geometrik şekillerin ortak adıdır. Bu şekiller, Öklid geometrisinde bulunan kare, daire, üçgen gibi basit şekillerden çok farklıdır. Öklid geometrisinin tanımlayamadığı düzensiz formları tanımlar. Fraktal nesnelerin kendilerini tekrarlı bir şekilde yenileme özellikleri, Öklid geometrisiyle ilişkili olan 'Merkezi Perspektif'in Brunelleschi tarafından icat edilmesinden bu yana fraktal kavramıyla yeni bir paradigma oluşumunu da beraberinde getirmiştir. Fraktal geometrinin matematiksel olarak tanımlanması oldukça uzun sürmüştür. Ancak sanat eserlerinde, bu kavram ortaya atılmadan önce sanatçılar tarafından kullanılmıştır. Sanatçı Leonardo da Vinci'nin, Windsor Şatosu'ndaki hayranlık uyandıran çizimleri dalga dalga bulut geometrisinin, muazzam Dünya girdabına yönelimi ile, 17. Yüzyıl matematikçi ve filozof Leibniz'in ortaya attığı kendini tekrar eden öz-benzerlik kuramı ile özdeştir. Bu kuramın ilk grafik fonksiyonu iki yüzyıl sonra 1872'de Karl Weierstrass tarafından tanımlanmıştır. Sonrasında Cantor, Sierpinski, Van Koch, Peano gibi matematikçiler tarafından oluşturulan ve 'Fraktal Matematiksel Canavarlar' olarak adlandırılan günümüzde matematikçi Benoit Mandelbrot'un 1975'te ortaya attığı fraktal geometri kavramı tanımlanmıştır. Rönesans'tan bu yana öklid geometrisine dayalı küp, sanatçılar tarafından resim sanatında kullanılmıştır. Kare desenler, duvarlarda ızgara şeklinde bulunmakta ve tavana kadar ulaşarak tüm hacimsel değerlerin ortak ölçütü haline gelmektedir. Boş alandaki aralıklar ve cisimlerin özellikleri bu kareler ve ızgaralar arasına yerleşmektedir ve bu iki üç boyut ilişkisi fraktal küp ile çok boyutlu bir hale dönüşmektedir. Brunelleschi paradigmasının yerini günümüzde Gödel mantığı, kaos kuramı ve fraktal geometriden kaynaklanan yepyeni bir paradigma almaktadır ve fraktal küp bu paradigmaya somut bir form kazandırmaktadır. Burada da Brunelleschi'nin mekanizmasındaki aynı unsurlar kullanılmış ancak farklı biçimde yapılandırılmıştır. Bakan kişinin merkezi konumu kaydırılmış ve gerçeklikle yansıma arasındaki herhangi bir benzeşimden uzaklaşılmıştır. Brunelleschi perspektifi, üç boyutlu bir hacim ya da iki boyutlu bir yüzeyde oluşumu sağlayan sanat ilkeleri altında söyle açıklamıştır. Öncelikle doğal perspektifin yerine geçen yapay perspektif ile optik bilimin sınırlarını belirterek mekanın, yani sonsuzluğun ve aynanın belirli yeri tanımladığı karmaşık kuramsal unsurlar; birbirleriyle ilişkilendirilmekte ve iki ayna da bunu kolaylaştırmaktadır. Brunelleschi, gerçekliği çizgisel konturlarla betimlenen formlara indirgemesi, sonsuzlukla örtüşecek şekilde bir gözün tek bir noktada sabit kalması ve aynadaki yansımanın eş değeri sayesinde, sisteme dahil olan geri-bildirim sorunu Gödel ve Mandelbrot' un kullandığı çağdaş matematiğin uzamı içerisinde yeniden düşünülmüştür. Matematiğin ötesinde Gödel teoremi sisteme ilişkin herhangi bir öz bildirimli söylemin temel imkânsızlığını ortaya koyar. Bu teorem iç içe geçmiş meta sistemlerden oluşan sonsuz akışa yönelen tüm işaret sistemini kurgular. Bu öz bildirim sorunu Gödel'den çok uzun zaman önce sanatçılar tarafından eserlerinde işlenmiştir. Plastik Sanatlarda, fraktal analizin bilinçli ve bilinçsiz kullanımları şeklinde iki aşamada incelenir. Birincisi fraktal özelliklerin bilinçsiz kullanımı örneğin öz-benzerlik, dallanma, çatallanma süreçlerinin kullanımı. İkincisi ise fraktal geometrinin bilinçli kullanımı. Bilinçli kullanımlarında Jacson Pollock, Vincent Van Gogh, Salvador Dali, Max Ernst ve Larry Poons'un çalışmaları fraktal sanat uygulamaları içerisinde irdelenmektedir. Pollock' un resimleri, dijitalleştirilmiş imgeler ve benzer karelerden oluşan bilgisayar yapımı bir ağ gibi ve Vincent Van Gogh'un ise kaotik şekilli yıldızlar ve nesneler etrafında hareket eden yoğun enerji sarmalları şeklindedir. Salvador Dali, Poons ve Max Ernst çalışmasında öz-benzerlik görülmektedir. Bilinçsiz kullanımında ise Gotik ve Barok sanatta, Afrika sanatında, Japon sanatında ve Batı sanatında çeşitli farklı kültürlerde fraktal bileşenler öz benzer şekilde irdelenmiştir. Bugünün sanatçıları fraktal geometrinin özelliklerinin estetik bir duygu içerdiğini görmekten büyük heyecan duymaktadırlar. Bu yüzden fraktallerin yükselişi çağdaş sanatçılar için sanatı demokratikleştiren ve ciddi bir soruyu gündeme getiren anlam taşımaktadır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Fraktal 2- Heykel 3- Sanat 4- Geometri 5- Platonik Hacimler