Sağlıklı gönüllülerde felodipinin farmakodinamik parametreleri üzerine mentolün etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Farmakoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİLARA BALKAN
Danışman: AYŞE GELAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:' VI. ÖZET Mentol (CıoHfeO), siklik bir terpen olup, naneyağı, ökaliptol gibi günlük hayatta çok sayıda kullanım yeri bulan esansiyel yağların içinde bulunur. Hawthorn ve arkadaşları, l-mentol ile [3HJ-nitrendipin ve dihidropridin radioligand [3H]-(+)-PN200- 110 arasında kardiyak, nöronal ve intestinal düz kaslarda kompetetif bir inhibisyonun varlığını göstermiştir. Bu çalışmaya göre, ve nane yağı; [3H]-l,4-dihidropiridinleri nöronal bağlanma bölgelerinde inbibe eder. Kalsiyum kanal blokörleri, klinikte yaygın olarak kullanılan farmakolojik ajanlardır, hipertansiyonun tedavisinde ve supraventriküler taşiaritmilerde kullanılmasının yanısıra hipertrofîk kardiyomyopati, migren, atheroskleroz ve Raynaud fenomeni için de kullanılmaktadır. Felodipin, dihidropiridin grubu, ikinci kuşak bir kalsiyum kanal blokörüdür. Günlük tek doz kullanıma izin verecek şekilde etkisi uzun surelidir, vazoselektivitesi nifedipin ve amlodipine göre 10 kat daha fazladır. Mentol ve kalsiyum kanal blokörleri çok yaygın olarak kullanılan bileşiklerdir. İkisinin birlikte kullanılma olasılığı da oldukça yüksektir. Mentol ve kalsiyum kanal blokörlerinin birlikte kullanılmasının Hawthorn ve arkadaşlarının çalışmasında gösterildiği gibi dihidropridin bağlanma bölgesi üzerinden etkileşebileceği gözönünde bulundurularak, bu çalışmada mentolün, kalsiyum kanal blokörlerinin farmakodinamik parametreleri üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Monitorize edilen parametreler, kalp hızı, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı, vücut sıcaklığı ve solunum sayısıdır. Çalışmada biri erkek toplam sekiz sağlıklı gönüllü yer aldı. Gönüllülerin kronik hastalık hikayesi, ilaç kullanımı ya da sigara içimi öyküsü yoktu. Çift kör, randomize kesitsel bir çalışma olarak planlanan çalışmamda, çalışma öncesi İki gün, mentol gönüllülerin diyetinden çıkarıldı. Sabah 8.00'de 10 saatlik bir açlıktan sonra gelen gönüllülere, beşer dakika aralıklarla dört kez kalp hızının, sistolik ve diyastolik kan basıncının, solunum sayısının ve vücut sıcaklığının baseline değerleri ölçüldükten sonra 10 mg felodipin ve 100 mg. mentol/plasebo verildi tik bir saat 15 'er dakika daha 1040 sonra 8. saate kadar 30 dakikada bîr ölçümler yapıldı. Dördüncü saatin sonunda gönüllülere standart bir kahvaltı verildi 2., 5. ve 7. saatlerde 50, 25 ve 25 mg. mentol /plasebo tekrar verildi. Sonuçlar, "tedavi -bazal değer" farkı olarak değerlendirildi 8 saatlik A etki- zaman grafiğinin EAA'ları hesaplandı. Bazal ölçümlerde mentol ve plasebo grupları arasında hiç bir parametrede fark yoktu. Kalp hızı, diyastolik kan basıncı ve solunum sayınında iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu (p>0.05). Sistolik kan basıncına EAA arasında anlamlı bir fark yokken (p>0.05), 3. ve 5. saatlerde mentol, plasebo fazına göre sistolik kan basıncını istatistiksel olarak anlamlı oranda düşürdü (p<0.05). Vücut sıcaklığı, plasebo fazında mentol fazına oranla daha fazla bir artış gösterdi (p<0.05). Biz bu araştırmayı planlarken, mentol ve felodipinin L tipi kalsiyum kanallardı dihidropiridin bağlanma bölgesi üzerinden inbibe ederek, felodipinin farmakodinamik etkileri üzerine sinerjistik bir etki oluşturabileceğini ve bu artmış etkinin, klinikte artmış yan etkilerle sonuçlanabileceğim düşünmüştük. Ancak çalışmamızın sonucunda, mentolün felodipinin meydana getirdiği diyastolik kan başmandaki azalmayı ve oluşan refleks taşikardiyi arttırrmadığı, sistolik kan basıncında ise sadece 3. ve 5. saatlerde düşüşü anlamlı olarak arttırdığım gördük. Sistolik basınçtaki bu azalmanın, klinikte yan etkiler açısından çok önemli olmayacağını düşünüyoruz. 40