Amaç: Hayvan kaynaklı yaralanmalar, kuduz virüsü bulaşma riski ve sebep olduğu enfeksiyon nedeni ile önemli bir halk sağlığı problemidir. Türkiye'de halen kuduz vakaları saptanmaktadır. Kuduzla mücadelede hayvan ısırıklarının epidemiyolojisi ve sürveyansının bilinmesi ile ısırılma sonrası kuduz profilaksisi uygulanmaları kritik öneme sahiptir. Bu çalışmamızda, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisine hayvan yaralanmaları ile başvuru sıklığını, yaralanmaların özelliklerini ve kuduz profilaksi uygulamalarını belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu tanımlayıcı ve retrospektif çalışmada hayvan yaralanması nedeniyle 01.03.2016-01.12.2018 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Acil Servise başvuran olguların dosyaları incelenmiş ve analiz edilmiştir. Belirlenen 427 vakadan fare (n=4; 0,9%) ve yarasa (n=2; 0,5%) ısırıkları analize dahil edilmemiştir. Bulgular: Başvuran 421 hastanın dosyası incelendiğinde; 266’sının erkek (%63,2), 155’inin kadın (%36,8) olduğu bulunmuştur. On yaş ve altındaki başvuran sayısı 45 kişi (%10,6) olarak saptanmıştır. En sık ısırılan bölge alt ekstremitedir (n=220, %52,2). Daha çok köpek tarafından ısırılma mevcuttur (n=312, %74,1). Erişkinlerde 18-59 yaş arasında yaralanma oranı %78,8 (n=332) olarak bulunmuştur. Hastaların 23’üne (%5,5) immünglobulin yapılmış olup, bu hastaların deri altına uzanan kesileri mevcuttur. Isırılan hastaların çoğu sahipsiz hayvanlar olup (n=288, %68,4) bu hayvanlar tarafından ısırılan hastaların hepsine kuduz aşısı yapılmışken, sahipli hayvanlar tarafından (n=69, %16,4) ısırılanların da büyük çoğunluğuna kuduz aşısı yapılmıştır (n=59, %85,5). Sonuç: Bu çalışmaya göre hayvansal kökenli yaralanmalar açısından en büyük riski sahipsiz hayvanlar taşımaktadır. Sahipli hayvanların kontrollerinin ve aşılamalarının yetersiz yapıldığı, bu nedenle de sahipli hayvan ısırması sonrası aşılama yapılmak zorunda kalındığı düşünülebilir. Ek olarak, evcil hayvanların aşılarının ve kontrollerinin yapılmasının yanında hayvan ısırıklarının azaltılmasında ve kuduzun önlenmesi için topluma hayvan ısırıklarından korunma konusunda eğitim vermek etkili olacaktır.
Aim: Due to the risk of rabies contamination and infection, wounds by animals are a significant publichealth concern. Rabies are still encountered in Turkey. The knowledge of the epidemiology andsurveillance of animal bites and rabies prophylaxis is critical in combating this disease. This studyaimed to determine the frequency and characteristics of wounds due to animals and rabiesprophylaxis at the emergency department of Ege University Faculty of Medicine.Materials and Methods: In this descriptive and retrospective study, the medical records of patientsadmitted to the Emergency Department of Ege University Faculty of Medicine between 01.03.2016and 01.12.2018 with wounds due toResults: Of the 421 applicants, 266 were males (63.2%), and 155 were females (36.8%). Forty-five 1 6 g ≤1 1 6 A g 18-59 years constituted 78.8% (n=332) of theapplications. Most commonly, the wounds were in the lower extremities (220, 53.3%). The attackswere made commonly by dogs (n=312, 74.1%). Immunoglobulins were administered to patients whohad injuries extending to the subcutaneous tissues (n=23, 5.5%). The majority of the patients werewounded by stray animals (288, 68.4%). All these patients received the rabies vaccine. On the otherhand, the majority of patients wounded by owned animals (n=69, 16.4%) got a rabies vaccine as well(n=59, 85.5%).Conclusion: Our findings indicate that the most significant risks were due to stray animals. It can beconcluded that controls and vaccination of owned animals are insufficient, requiring immunization afterthe injuries. Additionally, to reduce animal bites and prevent rabies, public education about animalbites will be useful as well.