Sağlık Bilimlerinde Trend ve Yenilikçi Araştırmalar, Prof. Dr. Fatih HATİPOĞLU, Editör, All Sciences Academy, Konya, ss.120-133, 2026
Sürdürülebilirlik kavramı, ilk kez Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından yayımlanan Brundtland Raporu’nda, “gelecek kuşakların kendi gereksinimlerini karşılama olanaklarını tehlikeye atmadan bugünün gereksinimlerini karşılayan kalkınma” olarak tanımlanmıştır [World Commission on Environment and Development (WCED), 1987]. Bu çerçevede diş hekimliğinde sürdürülebilirlik, olumsuz çevresel etkilerin azaltılması, doğal kaynakların etkin kullanımı ve gelecek nesillerin sağlık gereksinimlerinin korunması hedeflerini benimseyen bir yaklaşım olarak ön plana çıkmaktadır. Sürdürülebilir diş hekimliği, klinik uygulamalarda çevreye duyarlı stratejilerin benimsenmesini, enerji ve su tüketiminin azaltılmasını, çevre dostu malzeme ve teknolojilerin kullanılmasını desteklemektedir. Diş hekimliği uygulamaları, yüksek miktarda tek kullanımlık malzeme, kimyasal ürün ve enerji tüketimi nedeniyle çevre üzerinde kayda değer bir etki yaratabilmektedir. Bu nedenle atık yönetimi, sürdürülebilir diş hekimliğinin temel bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Amalgam atıklarının uygun şekilde bertaraf edilmesi, biyomedikal ve kesici-delici atıkların ayrıştırılması, geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması çevresel risklerin azaltılmasına katkı sağlamaktadır.
Gelişen teknoloji, sürdürülebilir uygulamaların hayata geçirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Dijital radyografi sistemleri, CAD/CAM teknolojileri ve enerji verimli cihazlar, hem kaynak kullanımını azaltmakta hem de klinik süreçlerin etkinliğini artırmaktadır. Ayrıca dijital hasta kayıtları ve kağıtsız ofis uygulamaları, çevresel yükün azaltılmasına destek olmaktadır. Çevre odaklı bu yaklaşımlar, yalnızca ekolojik fayda sağlamakla kalmayıp aynı zamanda mesleki sorumluluk bilincini güçlendirmektedir ve toplum sağlığına olumlu katkılar sunmaktadır. Sürdürülebilirlik ilkelerinin diş hekimliği eğitimine ve klinik uygulamalara entegre edilmesi, yeşil diş hekimliğinin yaygınlaşması açısından kritik bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir.
The concept of sustainability was first defined in the Brundtland Report published by the World Commission on Environment and Development as “development that meets the needs of the present without compromising the ability of future generations to meet their own needs” [World Commission on Environment and Development (WCED), 1987]. In this context, sustainability in dentistry has come to the fore as an approach that embraces the goals of reducing negative environmental impacts, using natural resources efficiently, and protecting the health needs of future generations. Sustainable dentistry supports the adoption of environmentally conscious strategies in clinical practice, the reduction of energy and water consumption, and the use of environmentally friendly materials and technologies. Dental practices can have a significant impact on the environment due to the high consumption of disposable materials, chemical products, and energy.For this reason, waste management is considered one of the fundamental components of sustainable dentistry. Proper disposal of amalgam waste, separation of biomedical and sharps waste, and widespread recycling practices contribute to reducing environmental risks.
Advancing technology plays an important role in implementing sustainable practices. Digital radiography systems, CAD/CAM technologies, and energy-efficient devices both reduce resource consumption and increase the efficiency of clinical processes. In addition, digital patient records and paperless office practices support the reduction of environmental impact. These environmentally focused approaches not only provide ecological benefits but also strengthen professional responsibility awareness and contribute positively to public health. Integrating sustainability principles into dental education and clinical practice is considered a critical requirement for the widespread adoption of green dentistry.