SİSMİK SENSÖR GÖVDESİNE KOMPOZİT ENTEGRASYONU


Mertgenç Yoldaş D., Özel Füzün S., Yalçınkaya S.

in: FEN BİLİMLERİ VE MÜHENDİSLİKTE ENTEGRAFİK PERSPEKTİFLER, Prof. Dr. Emine Selcen DARÇIN,Prof. Dr. Murat DARÇIN, Editor, GÜVEN PLUS GRUP DANIŞMANLIK A.Ş. YAYINLARI, İstanbul, pp.157-195, 2025

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Publication Date: 2025
  • Publisher: GÜVEN PLUS GRUP DANIŞMANLIK A.Ş. YAYINLARI
  • City: İstanbul
  • Page Numbers: pp.157-195
  • Editors: Prof. Dr. Emine Selcen DARÇIN,Prof. Dr. Murat DARÇIN, Editor
  • Dokuz Eylül University Affiliated: Yes

Abstract

İnsanlık tarihi boyunca kompozit malzemeler, ilk yerleşik toplumların üretim tekniklerinden günümüzdeki ileri teknolojilere ve geleceğin yenilikçi tasarımlarına kadar geniş bir yelpazede önemli bir yer edinmiştir. Geleneksel mühendislik malzemeleri olan çelik ve alüminyumla kıyaslandığında, kompozitler yüksek mukavemet/ağırlık oranı, korozyon dayanımı, hafiflik, iyi sönümleme özellikleri ve ısı yalıtımı gibi üstün nitelikler sayesinde öne çıkmaktadır. Bu avantajlar, kompozitlerin sertlik, dayanım ve yük taşıma kapasitesi gibi mekanik performanslarının geliştirilmesine de olanak tanımaktadır (Syduzzaman et al., 2023). Kompozit, temel olarak en az iki farklı malzemenin bir araya gelmesiyle oluşturulan makro ölçekteki yapılardır. Düşük ağırlık, yüksek mukavemet, yeterli rijitlik, korozyon direnci ve kolay şekillendirilebilirlik gibi pek çok avantajı, kompozit malzemelerin kullanım alanlarını her geçen gün daha da genişletmektedir (Häussinger et al., 2000).

Bir malzemenin kompozit olarak adlandırılabilmesi için aşağıdaki koşulları sağlaması beklenir:

Doğal kompozitler (örneğin ahşap) hariç olmak üzere, insan eliyle üretilmiş olması,

Fiziksel veya kimyasal açıdan farklı özelliklere sahip, uygun biçimde düzenlenmiş iki ya da daha fazla faz içermesi ve bu fazları birbirinden ayıran bir arayüzün bulunması,

Tek bir bileşenin tek başına sağlayamayacağı özellikleri ortaya koyması.


Kompozit malzemeler çoğu zaman “geleceğin malzemeleri” olarak tanımlanır. Uzun ömür, güvenlik, tasarım serbestisi ve farklı kullanım koşullarına uyum gibi nedenlerle çeşitli mekanik fonksiyonları yerine getirebilirler. Bununla birlikte, bu malzemelerin mühendislik sistemlerinde güvenli şekilde kullanılabilmesi, hem statik hem de dinamik yüklemeler altındaki mekanik davranışlarının doğru şekilde anlaşılmasına bağlıdır (Chawla,2012).

Kompozitlerde arayüz, matris ve lif arasında yük transferinin gerçekleştiği ortak sınırdır. Arayüzün zarar görmesi durumunda matris ile lif arasındaki gerinim uyumu bozulacağından, yük aktarımı da sağlıklı biçimde gerçekleşemez. Bu nedenle kompozit yapının bütünlüğü, büyük ölçüde arayüz bölgesindeki gerinim uyumluluğuna bağlıdır (Huang et al.,2021).

Kompozitler, özellikle liflerin yük doğrultusunda sağladığı yüksek mukavemet ve sertlik nedeniyle yapısal açıdan oldukça verimlidir. FRP kompozitlerde nihai dayanım yalnızca malzemenin bileşenlerinin özelliklerine değil, aynı zamanda matris–lif arayüzündeki yük aktarım etkinliğine bağlıdır. Ayrıca liflerin yerleşim açıları, yük taşıyan liflerin etkin kesit alanını belirlediği için, kompozitin yükleme altındaki davranışını doğrudan etkiler (Katsiropoulos et al.,2012).