2. Uluslararası Ege Bölgesi Aile Hekimliği Kongresi , İzmir, Türkiye, 26 - 28 Nisan 2026, ss.1-2, (Özet Bildiri)
BASİT SOLUNUM SEMPTOMLARINDAN İMMÜN YETMEZLİĞE: BİRİNCİ BASAMAKTA YENİ TANI HIV OLGUSUNUN BÜTÜNCÜL YÖNETİMİ
Halil ŞEHİTLİOĞULLARI1, Sultan AYAZGÖK2, Mehmet Özcan3
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı halilsehitliogullari@gmail.com1
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı sultanayazgok2025@icloud.com2
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı bmehmetozcan@gmail.com3
Bildiri Türü: Poster bildiri
Amaç: Birinci basamakta sık karşılaşılan kronik öksürük ve halsizlik gibi non-spesifik şikayetlerin yönetiminde biyopsikososyal ve bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekmek; klasik "B semptomları" göstermeyen atipik seyirli vakalarda hücresel immün yetmezlik (HIV/AIDS) ihtimalini göz önünde bulundurarak erken taramanın süreklilik arz eden hasta takibindeki kritik rolünü vurgulamaktır.
Metodoloji: Üç aydır devam eden, geceleri artan öksürük, balgam ve son günlerde eklenen hafif akşam ateşleri şikayetiyle başvuran erişkin hastanın anamnezi, klinik bulguları, laboratuvar sonuçları ve uygulanan multidisipliner tedavi yaklaşımı, aile hekimliği disiplininin bütüncül perspektifiyle retrospektif olarak incelenmiştir.
Bulgular: Hastanın belirgin kilo kaybı veya gece terlemesi öyküsü bulunmamaktadır. Bütüncül değerlendirmesinde; hipertansiyon, karaciğer yağlanması, prediyabet (HbA1c: %6,4) ve opere edilen ancak nüks eden anogenital kondilom gibi bir arada bulunan kronik durumlar saptanmıştır. Rutin tetkiklerinde karaciğer enzimleri yüksek (ALT 74 U/L, AST 58 U/L) ve trigliserid düzeyi 161 mg/dL olarak ölçülmüştür. Risk faktörleri ve dirençli semptomlar ışığında derinleştirilen incelemelerde Anti-HIV pozitif bulunmuş olup, HIV PCR viral yükü 784.000 cp/mL, CD4 oranı %27 ve CD4/CD8 oranı 0,40 olarak saptanmıştır. Hepatit B koinfeksiyonu veya sifiliz saptanmamıştır. Yeni tanı HIV (EIYS) doğrulanan hastaya Lamivudin + Dolutegravir (50 mg/300 mg) antiretroviral tedavisi başlanmış; kronik hastalıkların entegre yönetimi kapsamında hipertansiyon regülasyonu için ise perindopril, indapamid ve amlodipin kombinasyonu tedavisi düzenlenmiştir.
Sonuç: Sinsi seyirli kronik solunum semptomları ve açıklanamayan halsizlik, HIV pozitif hastalarda immün yetmezliğin ilk belirtilerinden biri olabilir. Bu olgu, hastaların anlık şikayetlerinden ziyade özgeçmişlerindeki risk faktörleriyle (anogenital lezyon vb.) birlikte bütüncül olarak değerlendirilmesinin gerekliliğini göstermektedir. Birinci basamakta multimorbiditenin ve bulaşıcı hastalıkların entegre yönetimi, sağlık hizmetlerinde sürdürülebilirliğin, erken tanının ve tedaviye erişilebilirliğin sağlanmasında kilit bir role sahiptir.
FROM MILD RESPIRATORY SYMPTOMS TO IMMUNE DEFICIENCY: HOLISTIC MANAGEMENT OF NEWLY DIAGNOSED HIV CASES IN PRIMARY CARE
Halil ŞEHİTLİOĞULLARI1, Sultan AYAZGÖK2, Mehmet Özcan3
Dokuz Eylül University Faculty of Medicine Department of Family Medicine
halilsehitliogullari@gmail.com1
Dokuz Eylül University Faculty of Medicine Department of Family Medicine
sultanayazgok2025@icloud.com2
Dokuz Eylül University Faculty of Medicine Department of Family Medicine bmehmetozcan@gmail.com3
Presentation type: Poster Presentation
Objective: In primary care, frequent registration highlights the importance of a supportive, cosocial, and holistic approach in managing nonspecific complaints such as chronic illness and fatigue; the classic "Program B" examination emphasizes the critical role of early screening in ongoing patient follow-up, considering the possibility of neurological deficits (HIV/AIDS) in atypical cases.
Methodology: The medical history, clinical findings, laboratory results, and multidisciplinary treatment approach of an adult patient who presented with a cough and phlegm that had persisted for three months and worsened at night, as well as mild evening fevers that had developed in recent days, were retrospectively reviewed from the holistic perspective of family medicine.
Findings: The patient had no history of significant weight loss or night sweats. A comprehensive evaluation revealed co-occurring chronic conditions including hypertension, fatty liver disease, prediabetes (HbA1c: 6.4%), and recurrent anogenital condyloma that had been surgically treated. Routine tests showed elevated liver enzymes (ALT 74 U/L, AST 58 U/L) and a triglyceride level of 161 mg/dL. Further investigations based on risk factors and resistant symptoms revealed a positive HIV test, with an HIV PCR viral load of 784,000 cp/mL, a CD4 ratio of 27%, and a CD4/CD8 ratio of 0.40. No Hepatitis B coinfection or syphilis was detected. The patient, newly diagnosed with HIV (EIYS), was initiated on antiretroviral therapy with Lamivudin + Dolutegravir (50 mg/300 mg). For hypertension regulation within the integrated management of chronic diseases, a combination of perindopril, indapamide, and amlodipine therapy has been prescribed.
Conclusion: Insidious chronic respiratory symptoms and unexplained fatigue can be among the first signs of immunodeficiency in HIV-positive patients. This case highlights the need for a holistic assessment of patients, considering their medical history and risk factors (anogenital lesions, etc.), rather than just their immediate complaints. Integrated management of multimorbidity and infectious diseases in primary care plays a key role in ensuring sustainability, early diagnosis, and access to treatment in healthcare services.
Keywords: Anogenital condyloma, chronic cough, HIV, immunodeficiency, primary care